
Adana’da kendisini fuhuşa zorlayan ve şiddet uygulayan eski eşine karşı öz savunma kullanan ve 15 yıl hapse mahkum edilen Çilem Doğan'ın kefaletle tahliyesine karar verildi. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin oy çokluğu ile alınan kararında, Doğan'ın tutukluluk süresi, kendisi ve çocuğunun mağduriyeti göz önüne alınarak kefaletle tahliyesine karar verildiği belirtildi.
Doğan, hakkındaki mahkumiyet kararı Yargıtay’ca onanırsa yeniden cezaevine girecek. Yargıtay kararı bozarsa Çilem Doğan yeniden yargılamada tutuksuz yargılanacak.
Kadınlar yere düşmesin diye
Paranın yatırılmasının ardından bulunduğu Tarsus C Tipi Kadın Kapalı Cezaevi'nden tahliye edilen Doğan, kadınlar tarafından alkışlarla karşılandı. Burada kısa bir açıklama yapan Doğan, bundan sonra kendisinin de kadın mücadelesi yürüteceğini belirterek, "Kirpiğimizin yere düşmemesi için mücadele edeceğiz. Kadınlarımız yere düşmesin diye mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu.
Tahliyesinin ardından DİHA'ya konuşan Doğan, kendisi hakkında verilen tahliye kararını ve bundan sonra ne yapacağını anlattı.
'Uzun yıllar bu adaleti arıyorduk'
Hayatının geri kalan kısmında kadın özgürlük mücadelesi içinde yer alarak geçireceğini belirten Doğan, tahliye kararını beklediğini ancak bu kadar çabuk verileceğini beklemediğini söyledi. Kararı "geç gelen bir adalet" şeklinde değerlendiren Doğan,"Zaten uzun yıllardır arıyorduk biz bu adaleti" diye konuştu.
'Mutluluğumun tarifi yok'
Avukatların, kadın örgütlerinin ve özgür basın kurumlarının kendisini yalnız bırakmadığını hatırlatan Doğan, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Yalnız olmadığımı biliyordum, o kapıdan çıkacağımı bugün yarın bekliyordum. Buna inanıyordum. Çünkü kadın arkadaşlarım bana söz verdi. 'Yargıtay yolunu beklemeden seni o kapıdan alacağız' dediler. Gerçekten de dedikleri gibi oldu. Kızıma kavuştuğum için, bir belayı def ettiğim için, her şeyin şu anda karışık bir mutluluğunu yaşıyorum."
'Şiddete boyun eğmedim'
Şiddet gördüğü sıralarda çok fazla koruma kararları aldırdığını ancak sesini duyuramadığını anımsatan Doğan, şiddete boyun eğmediğini, kadın mücadelesinin sembol ismi haline geldiğini vurguladı. Doğan, "Bir insanın canına kıydım ama bunu mecburen yapmak zorunda kaldım. Şiddet gören ancak sesini duyuramayan kadınlar için emsal oldum. Bundan sonra alınmayan koruma kararlarını aldırmak için mücadele edeceğim" diyerek bundan sonraki mücadelesini anlattı.
Bir yıl boyunca tutsak olduğunu ve kadın örgütlerinin kendisi için mücadele ettiğini de sözlerine ekleyen Doğan, bundan sonra kendisinin de kadın özgürlük mücadelesi içinde yer alacağını belirtti: "Şiddet mağduru kadınların yaşadıklarını tarif etmek çok zor, hala etkisinden kurtulamadığımız bir durum. Ama bugün şiddetin bittiğinin mutluluğunu yaşıyorum."
'Özgür olmak çok güzel'
"Katil bir insanın koynunda yatmaktansa özgür olmak gerçekten çok güzel" diyerek öz savunma hakkına dikkat çeken Doğan, kadınların verdiği bu mücadele ile tahliye edildiğini ve Yargıtay'dan beraat kararının çıkacağına da inandığını ifade etti. Tahliye haberini koğuşundaki arkadaşlarından öğrendiğini de aktaran Doğan, ilk önce inanmadığını ancak tahliye yazısını gördükten sonra dizlerinin bağının çözüldüğünü ve sevinçten ne yapacağını bilemediğini söyledi.
'Yaşamımın geri kalanında mücadele edeceğim'
Kendisine verilen 15 yıllık hapis cezasının tüm kadınlara verildiğini de sözlerine ekleyen Doğan, şöyle devam etti: "Verilen ceza sadece bana değil, Türkiye'de erkek şiddetine maruz kalmış bütün kadınlara verildi. Bu cezayı kabul etmem mümkün değildi. Bu yüzden güçlü durmam ve mücadele etmem gerekiyordu. Verilen 15 yıllık hapis cezası bana moral bozukluğu değil tam tersine öfkemi daha da biledi ve şimdi özgürüm. Ancak dışarıda da içerde de tutsak olan milyonlarca kadın var. Ben onların özgürlüğü için yaşamımın geri kalanında mücadele edeceğim."
HABER MERKEZİ