Türkiye Kürt katliamına sessiz
Mutlu, Arap ülkelerinden biri olan Suriye’de başlayan savaşta Kürtlerin, halkların bir arada yaşayacağı üçüncü bir yol olan silahsız demokratik yaşam mücadelesini verdiğine dikkat çekti. AKP’nin Kürtlere ve Araplara ilişkin yaklaşımlarına değinen Mutlu, şöyle konuştu: “Türkiye sınırındaki kamplarda Kürtleri katleden El-Nusra çetelerinin tedavi edildiği ileri sürülüyor. Kadınlara tecavüz edip katleden bu çetelere karşı Türkiye ses çıkarmazken, Mısır veya herhangi bir ülkede yaşanan haksızlığa karşı çok güzel tepki gösteriyor. AKP’nin yapması gereken; demokratik, eşit bir yaşam sürdürmek isteyen halklara destek vermektir. Ramazan ayında radikal dinci guruplar, Suriyeli Kürt kadınlara kadınlara yönelik yaptığı acımasızca saldırılar karşısında Türkiye sessiz kaldı.”
Rojava’ya heyet gitmeli
Türkiye ile PYD Eşbaşkanı Salih Muslim arasında gerçekleşen görüşmeleri olumlu olarak değerlendiren Mutlu, “Buna paralel hükümetin dış politikasını oluştururken, ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkını tanıması, bir savaş hukukuna yönelik yardımların Rojava’ya geçişini engellememesi gerekiyor” dedi. DÖKH’ün Rojava heyeti oluşturmasına rağmen geçişlerinin engellendiğini kaydeden Mutlu, “Yapay sınırlarla bölünmüş toprakların diğer tarafından kalan akrabalarının katliamına sadece seyirci kalan bölge halkının kaygıları var. Rojava’ya acil bir heyetin gitmesi gerekir” dedi.
Ortadoğu’da yaşananların ve Rojava Devrimi’nin aslında Türkiye’de başlayan çözüm sürecine zemin yarattığını belirten Mutlu, “Türkiye kendi iç ve dış politikasını oluştururken, halkların devrimine saygı duyan bir politika yürütmesi gerekir. Uluslararası savaş hukukuna göre insani yardım her şeyden önce gelirken, bugün Türkiye’den yoksul inanların bir araya gelerek gönderdiği insani yardımlar günlerce sınır kapısında bekletiliyor” diye konuştu.
Eski ayıplar tekrarlanmamalı
Rojavalı Kürt halkına yönelik yapılan katliamların yeni olmadığını söyleyen Mutlu, “Bu tabloya Kürt halkı alışkın” diyerek, emperyalist devletlerin Ortadoğulu halkları öldürme yoluyla amaçlarına ulaşmayı esas aldıklarını belirtti. Yüksel, “Doksanlı yılların başında, İran-Irak savaşında yollarda çocukların açlıktan öldüğünü, kadınların tecavüze uğradığını da gördük. İnsanlık tarihi bunları biliyor ve bu ayıpların yeniden yaşanmaması için insanların demokratik sürece girmesine destek vermek gerekiyor” diyerek, 21. yüzyılın ezilen halkların demokratik sürece geçerek, haklarını alan yeni bir dönemin olacağının altını çizdi. Türkiye Kadın Hareketi’ni Rojava katliamına karşı mücadele etmeye çağıran Yüksel, katliama karşı kadınların kampanya hazırlaması gerektiğini söyledi.
ZEHRA DOÐAN/JINHA/AMED