Avrupa Kürt Kadın Hareketi TJK-E, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dayanışma ve Mücadele Günü dolayısıyla bir yıla yayılacak bir kampanya başlattı. ’Kadına dönük şiddet politiktir!’ şiarıyla başlatılan kampanya üç aşamada yürütülecek.
Avrupa Kürt kadın Hareketi ve bileşeni kadın kurumları tarafından kampanya ile ilgili yazılı bir açıklama yapıldı. Kadına dönük şiddetin ertelenebilecek, zamana bırakılacak bir sorun olmadığını belirten TJK-E, ’Kadına dönük şiddet politiktir’ şiarıyla başlattığı kampanyanın temel sloganlarından birinin de ‘O sen de olabilirdin’ olacağını söyledi.
“Amacımız kendimizden başlayarak toplumu dönüştürmek. Hakikatin yolunu kendi gerçeğimizin izinden yürüyerek bulmak“ denilen açıklamada, kendisini yurtsever ve devrimci olarak tanımlayanların bu soruya cesaretle cevap verebilmeleri; değişime açık, gerekçelerin ardına sığınmadan kendileriyle yüzleşebilmeleri gerektiği vurgulandı.
Toplumsal doğrulara ulaşmak için
Kürt halkının özgürlüğü için mücadele eden her kadın ve erkeğin kendisini ataerkil sistemin şiddet sarmalından kurtarmasının öneminin belirtildiği açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesinin temelinde kadın özgürlüğünün olduğu hatırlatıldı. “Toplumsal yapımız içinde bu ölçülerle bağdaşmayan, böyle bir sorgulama içine girmeyen birçok birey var“ denilen açıklamada, bu nedenle kampanyayı, bireyi çözümleyerek toplumsal doğrulara ulaşma temelinde yürütmenin hedeflendiği belirtildi.
Bir yıllık kampanyanın hedefleri
Açıklamaya göre; bir yılı kapsayacak olan kampanya boyunca kadına yönelik şiddetin kaynağı olan her türlü zihniyete ve bu zihniyet sahiplerine karşı aktif tutum sahibi olunacak. Kadınlar öz savunma hakkı kullanacak. Şiddet uygulayanlara örgütlü yapılarda yer almayacağını kavratılıncaya dek toplumsal tecrit de dahil farklı yöntemleri devreye konulacak. Şiddetin tarihsel, kültürel, siyasal, ekonomik boyutlarını derinlikli analiz eden bir bilinçlenme faaliyeti yürütülecek. Şiddeti bir kader olarak gören ya da karşı çıktığı halde çözümsüz kaldığını düşünen her kadına haklarını hatırlatmak, örgütlülükle güçlendirmek; kendini özgürlükçü, yurtsever, demokrat olarak tanımlayan erkeklere temel ölçünün kadına yaklaşım olduğunu kavratmak da kampanyanın hedefleri arasında.
İlk aşama eğitim
Kampanyanın ilk aşamasında kadının sömürgeleştirilmesinin sistemle bağını ve iç içeliğini kavratmak amacıyla eğitsel faaliyetler yer alacak. Yaygın panel, seminer, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerini kapsayacak. Sürekli yaşanan, ancak gündemin dışına itilen sorun, basın yayın ve sosyal medya yoluyla çözüme ulaşana kadar gündemde tutulacak.
Eylem ve örgütlenme
İkinci aşamada bilincin pratik bir tutuma dönüşmesini sağlayacak eylem ve örgütlülük olacak. Bu amaçla miting, sokak gösterileri, yürüyüşler düzenlenerek kamuoyunun gündemine taşınacak.
Kurumlaşma ve örgütlülük
Üçüncü aşamada ise şiddeti önlemeye dönük kalıcı çözümler getirecek örgütlülükler hedefleniyor. Meclislerin bulunduğu mekanlarda farklı kadın örgütleri ve kurumlarıyla ortak platformlar kurma, bu platformlar bünyesinde danışma hatları oluşturma ve öz savunma gruplarını örgütleme amaçlanıyor.
Sen de katil ya da maktul olabilirdin!
Yazılı açıklamada, neden böyle bir kampanyanın başlatıldığı, tarihsel arka planıyla birlikte güncel duruma işaret edildi ve izahıyla birlikte sorular soruldu: “O sen de olabilirdin. Mutlaka karşınıza çıkmış olan şiddet haberlerinde geçen bir katil ya da maktul olarak. Bir kadını öldüren bir erkek ya da bir erkek tarafından katledilen kadınlardan biri ’Sen de olabilirdin’. Duyduğunda seni dehşete düşüren bu olasılığı kendinden uzaklaştırma ve gerçekle yüzleş.
- Doğayı, halkları ve insanı katleden kapitalizmin kadına dönük şiddeti başarıyla yürüten sürekli ve kalıcı bir iktidar birikimi olduğunun bilincinde misin?
- Bu uzun zincirin ilk halkasının erkeğin kadına dönük tahakkümü ile başladığını, eşit, özgür ve doğal yaşamın böyle bozulduğundan haberdar mısın?
- Ona karşı olduğunuzu söylerken bile sistemin erkeklere peşinen sunduğu toplumsal statüleri ‘doğanın bir gereği’ olarak görüyor musun?
- Peki bu toplumsal statülerinden vazgeçmeyi göze alabiliyor musun?
- Ulus devletlerin Kürt halkına uyguladığı zulmü reddedip onun karşısında mücadele edenlerin yanında saf tutuyorsun. Peki devletin kendi rolünü aile içinde erkeğe devretmesinden rahatsızlık duyuyor musun?
- Kadına yönelik şiddetin devletlerin halklara, ezilenlere uyguladığı sistematik savaşın ilk adımı olduğundan haberdar mısın?
- Yaptıklarına, yapılanlara anlık kontrol kaybı, kendime hakim olamadım, tahrik oldum ya da haklıydım gibi izahlar getirmenin ne anlama geldiğini biliyor musun?
- Şiddet haberlerinde ama ile başlayan cümleler kurmanın, katilin yaptıklarını meşrulaştırmak olduğunun farkında mısın?
Kadına şiddet politiktir
Kadına dönük şiddetin her biçimi sistemin anlık ürettiği politik saldırılarla ilgilidir, bu yüzden kadına dönük şiddet politiktir. Kadına yönelik şiddet sistemin en kalıcı, etkili ve sürekli silahıdır. Sistemin yaratıcıları ve onun karşıtı olduğunu iddia edenlerin uzlaşmaya vardığı tek konudur. Sistemin yaratılışı ve devamlılığının yegane yöntemidir. Demokrasi, insan hakları, eşitlik ve özgürlük gibi kavramları gerçek anlamına kavuşturan bir turnusol kağıdıdır. Kadınlar itiraz ettiğinde, reddettiğinde, var olmaya çalıştığında, yaşamı onunla paylaşmak değil ona hükmetmeye kurgulanmış erkeklerin demokrat, yurtsever, sosyalist, aydın, entelektüel olduğunu iddia edenlerinin de maskeleri bu yüzden düşer.”
Şiddetle mücadele edeceğiz
Kampanyanın aktif yürütücüleri arasında Avrupa’da bulunan onlarca kadın meclisi, komün, inisiyatif ve kurumlar var. Yine farklı kadın örgüt ve kurumlarının kampanyaya aktif katılımı bekleniyor.
Açıklamada, kadın konfederal sisteminin tüm bileşenleri ve bütün Kürt kadınlarının bu kampanyanın aktif birer yürütücüsü olacaklarına dair inanç ifade edildi. Kampanyanın, Kürt özgürlük mücadelesine inanan her bireyinde özgürlük ölçülerine göre bir sorgulama ve değişimin yaşanmasını sağlaması için düşünsel ve fiziksel emek verileceği kaydedilen açıklamada, şunun altı çizildi: “Şiddeti gündemin dışına itmek değil, ortadan kaldırmak için mücadele edeceğiz.“
HABER MERKEZİ