KCD-E, “Gün; kadını gerileten, nesneleştiren zihniyet yapılarından, siyasi kurumlardan, toplumsal geriliklerden her türlü kopuşu gerçekleştirme günüdür” dedi.


‘Rojava Ortadoğu kadınının devrimi’

KCD-E, Paris Katliamı’nda katledilen Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anarak başladığı açıklamasında, kadının düşürülüş ve mücadele tarihine değinildi.
Kadının kendi kimliği ve kültürüyle var olabileceği ve bu kültür etrafında toplumunu yeniden örgütleyeceği, kendisiyle birlikte tüm farklı kimlik ve kültürleri yeşertebileceği yeni bir kadın devrimine insanlık olarak büyük ihtiyaç duyulduğu yönündeki açıklamanın devamında şöyle denildi: Bugün Kürdistan’ın dört bir yanında kadın değerleri etrafında yaratılan alternatif bir sistemin inşa süreci söz konusudur. Rojava Kürdistan’da yükselen devrim, kadının örgütlü iradesiyle yaşamın tüm alanlarında yer aldığı bir sistem olmuş; Demokratik Ulus temelinde şekillendirdiği Demokratik Özerklik modeli ise bu alternatif sistemin ütopya olmaktan çıktığının somut göstergesi haline gelmiştir. Rojava Devrimi, bu anlamda, Ortadoğu kadınları açısından bir kadın devrimi olmuştur.”

Dünya kadınlarına çağrı

Kürt kadınlarının bu 8 Mart’a “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” kampanyasıyla girdiği hatırlatılan açıklama, şu çağrılarla sona erdi: “8 Mart vesilesiyle dünya kadınlarını bu kadın devrimini görmeye ve sahiplenmeye çağırırken, kapitalizm tarafından kadına öngörülen köle statüsünü, ona uygulanan kadın kırımı politikalarını, egemen ve sömürgeci devletlerin dayattığı şiddeti bir kez daha reddetmeye ve kendini yeniden yaratmaya çağırıyoruz. Yine bu temelde Kürdistanlı kadınlar başta olmak üzere tüm direnen ve mücadele eden kadınların 8 Mart’ını kutluyoruz. Gün, bu hegemonya savaşlarına ve çatışmalara karşı kadının kendi alternatif, demokratik, özgürlükçü sistemini inşa etme günüdür. Gün, kendi iradesi, kendi aklı ve kendi duygusuyla yaratılan özgür kadınla demokratik ulusu ve toplumu inşa etme günüdür. Gün, yarınımızı kazanma günüdür.”

HABER MERKEZİ