
Amed, Riha, Mêrdin, Bêdlîs, Colemêrg, Erzurum, Êlîh il ve ilçeleri ve Mexmûr yanında, Ankara, Konya, Adana, İzmir, İstanbul, Balıkesir'de aralarında kadın milletvekilleri, belediye başkanları ve kadın örgüt temsilcilerinin de katıldığı etkinlikler kapsamında 'Kadın Kırımına Hayır' Kampanyası ekseninde yürüyüş, basın açıklamaları, panel ve seminerler yapılıp, tutuklulara kart gönderildi.
25 Kasım etkinliklerinde verilen mesajlardan temel başlıklar ise şöyle:
- Çelê'de kimyasal bomba kullanılması tarihe utanç sayfalarıyla düşecektir. Siyasi ve askeri operasyonların artmasının yanında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a dönük derinleştirilmiş tecrit politikası da çözümsüzlüğü devam ettirecektir. Kadın dayanışması bir gün kadınları katleden sistemi değiştirecektir.
- Hükümet kadın cinayetlerini önleme konusunda yetersiz. Kadının yaşamdan koparılmasına göz yumarken, çalışma yaşamında da kadını dışlayan, emeğini görmezden gelen neo-liberal politikalarını son hızla sürdürüyor.
- Kadın kırımına, tecavüz kültürüne, toplumsal cinsiyet rollerine, töreye, adaletsiz yargı ve hukuk sistemine ve savaşa karşı çıkıyoruz. Kadın kırımını durdurmak, fiziksel saldırıları bertaraf etmekten öte, bu anlayışı ortadan kaldırmak için örgütlenerek mücadele etmekteyiz.
Kürt kadınlardan korkun!
- Başbakan, Kürt kadınların siyaset yapmasından korkuyor. Tüm konuşmalarında BDP'li kadınları hedef alıyor. Ama bizi öldürseler, tutuklasalar, katletseler dahi siyaset yapacağız. Kürt kadınlarından korkun!.
- Tacize karşı toplum, özellikle de erkeklerin duyarsız davranıyor.
- Kürt kadını örgütlü mücadelesiyle kadın özgürlük mücadelesinin sürükleyici gücü haline gelmiştir. Bundan sonra da bu mücadeleyi yükselteceğiz.
- İçişleri Bakanı bütçede pay ayırıyor. Ama Kadına Yönelik Şiddet için bir pay ayrılmıyor. Çünkü biz fiziksel olarak eşit değiliz. Ama özgürlük mücadelesini yükselterek bunu sağlayacağız. Cinsiyetçi militarizm politikalarına karşı dur diyoruz.
- SES Siirt Şube Sekreteri İhsan Özdemir: Biz erkekler, kadınların bu haklı mücadelelerinin yanında olacağımızı ve onlarla beraber eril zihniyeti yok edene kadar mücadele edeceğimizi buradan haykırıyoruz.
- Yasalarda var olan kadın aleyhine hükümler kaldırılmadığı sürece bu cinayetlerin devam edeceğinin farkındayız ve bu durum kaygı vericidir.
Jin mücadelesini büyüteceğiz
- Siyasal ve askeri operasyonların artmasının yanında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a dönük derinleştirilmiş tecrit politikası da çözümsüzlüğü devam ettirecektir.
- Kürt kadınları olarak kadın kurtuluş ideolojisini kültürümüze, dilimize, tarihimize, ulusal değerlerimize sahip çıkarak ve jin mücadelesini büyüterek hayata geçireceğimizi ifade ediyoruz.
- Kadınların rengi, dili, inancı ve ülkesi değişiyor, ancak uğradıkları şiddetin kaynağı değişmiyor. Kadına yönelik her türlü şiddet, kadınların çıkmazlarından, geriliklerinden kaynaklanmıyor, erkek egemen sistem şiddeti, binyıllardır yeniden yeniden üretiyor. Kadına yönelik en pervasız şiddet savaştır. Barış isteyen, onurlu bir barış için mücadele veren kadınlar, yargının ve kolluk kuvvetlerinin baskısı ve şiddetiyle karşılaşıyor.
Ulusal sözleşmeler yerine getirilsin
- Her gün dizinden vurulan, taşlanarak öldürülen, namus cinayetine kurban giden, tecavüze uğrayan, nedeni belirsiz biçimde intihar eden kadınlara ilişkin haberleri izlemeye devam ediyoruz. Ancak yapılan açıklamalara göre bu haberler, buzdağının görünen kısmının yalnızca bir kısmını oluşturuyor. Kadın hakları evrensel insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Şiddete dayalı iktidar ilişkileri tamamen reddedilmelidir.
- Bekâret kontrolü gibi uygulamaların sonlandırılmalı. Kadın cinayetlerini önlemek için feodal uygulamalara karşı eylem planları geliştirilmeli, toplumsal ve kültürel tutum ve değişiklik yaratacak yaygın eğitsel ve hukuksal faaliyetler geliştirilmeli. TCK'da kadına karşı işlenen suçları ve cezaları yeniden gözden geçirilmeli. Kadına karşı şiddetin engellenmesi için daha önceden onaylanan uluslararası sözleşmelerin gereklerini yerine getirecek mekanizmalar oluşturulmalı.
- Biz kadınlar, bundan sonra daha çok mücadele, daha çok siyaset diyerek, varlığımızı kabul ettireceğiz. AKP'nin düzenlemelerini kabul etmiyoruz.
- Tüm kadınların şiddete karşı direnişini saygıyla selamlıyoruz".
Yapılan tüm etkinliklerde polisin yer yer müdahalesi ve tahammülsüzlüğü dikkati çekerken, kadınlar polisi kadınları taciz etmekle suçladı.
HABER MERKEZİ