Antalya Belediyesi'nin düzenlediği 'Kadınlar Edebiyatla Buluşuyor' adlı sosyal sorumluluk projesi kapsamında kadınlar öykülerini yazdı. Yazılan öykülerin hepsi hüzünle doluydu. 100 kadının yazdığı öyküler kitaplaştırıldı. Kitabın adı  'Yüz kalemden yaz Antalya'.
Proje koordinatörü Yard. Doç. Dr. Merih Taşkaya, "Bugüne kadar profesyonel oyuncular kadın sorunlarına değindiler. Ama o acıları çeken anlattığında daha inandırıcı oluyor. Çünkü burada yaşanmışlık var, bu başka bir şey" diyor.Taşkaya hikayesini yazan kadınlara ilişkin, "Aralarında psikolojik tedavi görenler vardı, hiç konuşamayan, insanların yüzüne bakamayan kadınlar vardı. Bunları yavaş yavaş aşmaya başladılar" diye konuştu.  Kadınlar, daha sonra Merih Taşkaya ve Kırmızı Kalem Tiyatro Topluluğu'nun da desteği ile bu sefer yazdıklarını oyun haline getirmek için 'Kadınlar Tiyatroyla Buluşuyor' projesi başlattı.
 
'26 yaşındayım 26 yıldır Nigar yoktu'
 35 kadın (geneli ev kadını), oyunculuk üzerine eğitim alıp, kendi yazdıkları oyun için çalışıyor. Meryem Nart'ın hapishanede geçirdiği 50 gününü anlattığı 'Bir Evet İki Hayır Arası Hayat' oyununu 16 sahnede oynuyorlar. Nart, "Ayıp değil suçsuz yere hapishanede geçirdiğim günleri anlatmak. Tabularımızı yıktık" diyor.
"Hepimiz hamdık bu işe başlamadan önce, içimizde hiç tiyatroya gidemeyenler vardı. Hatta eşinden izinsiz komşusuna gidemeyen arkadaşlarımız vardı. Tiyatro bize özgüven kazandırdı" diyor Fatma Şahinkaya. "26 yıllık evliyim ve 26 yıllık yaşantım içinde Nigar yoktu, şimdi kendisi için yaşıyor" diye atılıyor Nigar Bacalan.
Saadet Ateş de, "Başkası okuyor diye kendi öykümü bile yazamamıştım; şimdi kendim oyunun içindeyim" diyor. Fatma Akgün ise "Bizi ayıp, günah diye okutmamışlardı. İçimizdeki yaralar iyileşti" şeklinde ifade ediyor düşüncesini.
 
'Kadınlar mutfak bekçisi olmasın'

 Ayşe Kaptan da "Kadınlar mutfak bekçisi olmasınlar, kendileri için bir şeyler yapsınlar, cesur olsunlar" diyor.
Emine Taşdelen de hikayesini "Benim tiyatro oynamayı çok seven oğlum trafik kazasında vefat etmişti, bunalıma girmiştim hiçbir şey yapamıyordum. Eşim zorla getirdi beni buraya. İlk başta istemedim, şu an oynadığım her oyunun içinde oğlumun çerçeveli resmi var" sözleriyle ifade ediyor. Kadınlar şimdi de 'Antalya Kadın Sahnesini Destekleme Derneği' isimli bir dernek kurmayı amaçlıyor. 

BİANET