Yaratıcı bu kadar acımasız olamaz. 

Orada Türkiye’nin doğusunda neler oluyor hiç mi merak etmiyorlar anlamıyorum. Her yer kan ve barut kokuyor. Bu kokular hiç mi gelmiyor burnunuza? Ölüler sokaklarda gömülmeyi bekliyor. Bu nasıl bir Müslümanlıktır anlamıyorum. 

Kız kardeşlerimiz ölüyor. Bu nasıl kardeşliktir anlamıyorum. Ya biz anlatamıyoruz ya da Batı insanı gerçekten kör ve sağır olmuş.

Tam da Sakine Cansız’ların anmasına denk geldi Silopi’de katledilen kadın siyasetçilerin katliamı. Bu nasıl bir kindir anlaşılır gibi değildi, çünkü öldürmekle kalmamıştı zalimler. Kadınlarımızın kafalarını gövdelerinden koparmış, vücutlarını kalbura çevirip sokak ortasında öylece bırakmışlardı. 

Ne zaman bir kadın cinayeti duysam inançları gözden geçiriyorum, kadın nerede duruyor? Kadına nasıl yaklaşılıyor? Musevilik, Hıristiyanlık, İslamiyet; Bu üç gelenekte kadın ve erkeği eşit haklara sahip algılayacağım hiçbir yaratılış hikayesi bulamıyorum. Ah keşke bulabilseydim.

Hepsinin kökeninde acımasız bir cinsiyet kavgası, hatta daha da kötüsü kadının baskılanması bir yana 'şeytan'laştırılmasını görünce kadınların cennetten kovulmasına seviniyorum. Çünkü cennette kalsaydılar edilgen, itaatkar ve hep köle olarak kalacaklardı. Cennetiniz sizin olsun deyip özgürlüğe koşan Lilith’e teşekkür borçluyuz.

Kadınların tarih boyunca verdiği mücadele anlayışına bakıyorum; Hiçbir zaman kadın erkeği dışlamıyor, kadının özgürleşmesinin erkeğin özgürleşmesinden geçtiğini ve hayatın içinde ne kadının erkeksiz ne de erkeğin kadınsız olamayacağını görüyorum. Tıpkı doğadaki gibi dişi ve erkek dengesini insanların da hayata geçirmesi gerekiyor. Bunun mücadelesini vermek her zaman kadına düşüyor.

Yeryüzüne baktığımızda anaerkil kalmış bir halk ve ya ülke göremiyoruz artık. Yaratılış hikayelerinde ilk andan itibaren gördüğümüz kavga devam ediyor. Ama her iki tarafta onca kavgaya rağmen birbirleri olmadan yaşayamayacağını bildiği için her kavga barışla sonuçlanıyor. Yani her savaşın sonunun mutlaka barışla taçlanması gerektiğini biliyorlar.

Eğer Lilith cennetiniz sizin olsun demeseydi kadınlar evlerinin kapısını kapatıp dağlarda özgürlük arayışına çıkmazdı. Şimdi dağlardaki ve kentlerde ki kadınlarımız yaratılış hikayesine itiraz gibi bir yaşamın içinde korkusuzca savaşırken kadının tarihini yeniden yazıyorlar. Hiç kuşkum yok ki dünya kadınları bu mücadeleyi hayranlıkla seyrediyor.

Amed’de Silopi’de, Cizir’de savaş güçlerince vahşice katledilen, katledildikten sonra çırılçıplak soyularak panzerlere bağlanarak sokaklarda sürüklenen kadınlarımızdan korkuyorlar çünkü "Yaradılışın ilk anından bugüne kadar erkek kardeşinin saklandığı yerini açığa vuran bir kız kardeşe rastlanmamıştır." Bundan şu sonuca varıyoruz ki kadınların gücü, cesareti ve bağlılığı egemen güçleri korkutuyor ve bunun için kadınlara bu denli acımasızca saldırıyorlar. 

Ey zalimler hani Cennet Anaların ayakları altındaydı? Sanmayın ki öldürdünüz. Öldürdüğünüz sadece bedendir.

Nasıl kıydınız yüzlerce anaya, kadına? Onlar ki Fırat’ın kıyılarında yeniden yeşerecek Fırat’ın sularıyla beslenip Botan’ın rüzgarıyla özgürleşip zalimlere cehennemin dibini gösterecekler. 

Biliyoruz, bütün endişeniz, korkunuz kadınlarımızın yeni bir çağ yaratması ve bu çağa kadının damgasını vurmasıydı. Adem’in karanlıkta kalmış yanlarına ve batağa saplanmış erkek agresifliğine bir itirazdı. Onlar Lilith, Hypatia, Rosa, Leyla ve Sakine idi. Dağlarda esen fırtına ve rüzgar idi. 

Onlar ki Hindistan’daki Lotus yani verimliliğin, yeniden doğuşun sembolüydü. Mezopotamya Tanrıçası İştar, antik Yunan da adalet Tanrıçası Dike idi. Korkuyorsunuz hem de ölümüne korkuyorsunuz kadınlarımızdan çünkü  Mezopotamya’nın evcilleşmeyen yılanlarıydı (Yılan kutsaldır) Fırat’ın kıyılarına kök salan cesur savaşçılardı. Boşuna uğraşmayın ne öldürerek bitirebilir ne köklerini söküp atabilirsiniz.

2015 yılının son üç ayında insanlık tarihinin en kanlı en utanç verici savaşına Kürdistan’da tanık olduk. Biz aynı şeyleri yazmaktan yorulduk ama siz öldürmekten yorulmuyorsunuz. Bu gün de on iki yaşındaki Bişeng’i arkasından vurdu keskin nişancılarınız. Öldürüp gözlerini oyduğunuz, başını kopardığınız kadınların ahı yerde kalmayacak. Ölülerimizin ahından korkuyorsunuz! Belki de pervasızca saldırmanız bundandır. Kürt illerinde amansız bir savaş devam ederken görmezden gelen Türkiye’nin Batısındakiler nasıl bakacaksınız kardeşim dediğiniz Kürtlerin yüzüne?