Kendisini ‘Tekstil sektöründe çalışan beyaz yakalı bir işçi’ sözleriyle tanımlayan HDP İstanbul Milletvekili adayı Elif Bulut, Meclis’e girmesi halinde kadınların iş yaşamında karşılaştığı ayrımcılığı ele alacağını söyledi.
NECLA DEMİR / MA / İSTANBUL
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul adaylarından Elif Bulut, üniversite yıllarından bu yana politik mücadele içerisinde yer alan bir kadın. Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) kuruluşu ardından orada aktif olarak çalışma yürüten Bulut, 2014 yılından bu yana da HDP PM Üyesi olarak çalışmalarına devam ediyor. Elif Bulut, aday olma gerekçelerini ve kadınların neden HDP’ye oy vermesi gerektiğini anlattı.
Dünyayı değiştirecek tarzda
Yıllardır politik alanda mücadele ederken birçok kesimden insanla yana yana geldiğini ve bunu da HDK çatısı altında gerçekleştirdiğini söyleyen Bulut, özelde kadınların mücadelesinin bu kadar geriye düşürüldüğü bir dönemde kadın politik hattı yükseltmeye çalışan bir partide yer almanın kendisine güç verdiğini belirtti. Bulut, “Kadınlarla birlikte dünyayı değiştirecek bir politik hat örebileceğimizi görüyoruz. Bu yüzden de HDP’den adayım” dedi.
Çalamayacakları kadar oy almalıyız
Seçim çalışmaları kapsamında sahada pek çok kişiyle temas halinde olan Bulut, gözlemlerini şöyle aktardı: “İnsanlar AKP’li olduklarını söylemeye çekiniyor artık. Kulağımıza fısıldıyorlar ‘Biz AKP’ye oy veriyorduk ama artık HDP’ye veriyoruz’ diyorlar. Bunu diyenler Türkler. Toplumsal baskıdan da rahatsızlar. İnsanlar AKP’lilerle tartışmalardan kaynaklı ilişkilerini kesiyor. Demirtaş’ın neden cezaevinde olduğu üzerine tepki gösterenler oldukça fazla. Toplum, HDP üzerinde oynanan oyunun farkında. Farkında olmayanlara da biz anlatmaya çalışıyoruz. HDP’nin baraj altında kalması, AKP’nin işine gelen bir şey. Barış sürecinde 400 vekil alamayınca neler olduğunu gördük. Biz onların çalamayacağı kadar oy almak zorundayız.”
HDP’nin önemini anlatıyoruz
7 Haziran seçimlerinde HDP’yi anlattıklarını; fakat şimdi özelde AKP politikalarının getirdiği zulme dikkat çektiklerini dile getiren Bulut, kendileriyle aynı fikirde olmayan seçmenlerin dahi partilerine saygı duyduklarını söyledi. Basının kendilerini görmediğini, her anlamda bir barajla karşı karşıya olduklarını ifade eden Bulut, “Biz de bu durumu komşularımıza, arkadaşlarımıza, ulaşabildiğimiz her eve anlatıyoruz. Bir fısıltı gazetesi gibi böyle bir ağla HDP’nin önemini anlatıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kadınlar HDP’de kendilerini iyi hissediyor
Kadınların bugüne kadar siyasette yardımcı eleman olduğunu; fakat HDP ile birlikte bu durumun değiştiğini ifade eden Bulut, “Çünkü kadınlar, bir söz söylediği zaman karşılık bulacağını biliyor. Kendilerini sadece oy çalışması yapacak olan değil, aynı zamanda karar alıp bunu uygulayabilecek bir alan olarak görüyor kadınlar. Üçüncü bölge özelinde seçim çalışmaları başladığında bir kadın, ‘Tayyip şaşırdı sabrımızı taşırdı, bizi sokağa taşırdı’ diye slogan atıyordu. Bu çok hoşuma gitmişti. Kadınlar HDP içerisinde kendilerini iyi hissediyor” dedi.
Kadına yönelik ayrımcılık üzerine çalışacak
Tekstil sektöründe çalışan beyaz yakalı bir işçi olduğunu belirten Bulut, Meclis’te yer alması halinde yapmak istediği çalışmalara ilişkin şunları söyledi: “Çok uzun mesailerle çalışan bir kadınım. Tabii birçok kadın gibi bu alanda da eşit ücret alınmıyor. Kadınlar çok fazla mobinge, tacize uğruyor ve çocuğunuz varsa işe alınmama sebebiniz oluyor. Bunların hepsi, kadınların iş hayatında işe alınmama gerekçeleri. Emek alanında birçok çalışmamız var. Çocuk bakımı maalesef kadın üzerine bırakılan bir mesele olduğundan birçok kadın çocuğu olduktan sonra kreşe gönderemediği için işi bırakmak zorunda kalıyor. Meclis’e girersem çalışan kadınların uğradığı ayrımcılığı ele alacağım.”
Bulut, kendileri üzerinde oynanan oyunu bozmak adına kadınların hem oylarına hem de sandıklara sahip çıkacaklarını belirtti.
HDP Wan’da hazır
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Wan milletvekili adayı Muazzez Orhan, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen bir emekçi. Anadolu Üniversitesi’nden mezun olan Orhan, 1992’de halk eğitim bünyesinde usta öğretici olarak görev yaptı. 1998 yılında Ziraat Bankası’nda memur olarak çalışan Orhan, 2002 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Orhan, Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında 2017 yılında açığa alındı ve kısa bir süre sonra üniversite yönetimi tarafından ihraç edildi. Orhan, iki dönem Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Van Şubesi Yürütme Kurulu’nda kadın sekreterliği görevini yürüttü.
‘Süreç herkesi yaraladı’
24 Haziran’da yapılacak seçimler için çalışmalar yürüten Orhan, adaylığı açıklanır açıklanmaz da kentin her noktasında halkla bir araya geliyor. AKP iktidarının başta Van olmak üzere yarattığı tahribatı yeniden düzeltmek için büyük emeklerle alanlara çıktıklarını anlatan Orhan, “İnsanların bir umut ve çare olarak HDP’yi gördüklerine şahit olduk. Halkımızın bizden daha çok bu sürecin farkında olduklarını görüyoruz. Biz anlatmaya çalışırken onlar da bize daha çok şey aktarıyor. Yaylacı yayla yasaklarını, köylüler saman fiyatını, mazot pahalılığını, kadınlar kapatılan kurumlarından yakındılar. Bu sürecin herkesi yaraladığını ve mağdur ettiğini görmek mümkün” ifadelerini kullandı.
‘HDP kadın ve çocukların kalbini kazanmış’
Çalışmaları sırasında çok fazla renkli görüntülerle karşılaştıklarını belirten Orhan, özellikle kadınların coşkusunun farklı olduğunu vurguladı. Çaldıran ilçesine yaptıkları halk buluşması sırasında yaşlı bir annenin ilgisini anlatan Orhan, şöyle devam etti: “Çaldıran ilçe merkezine girdiğimizde bir anne seçim müziğimizin sesini duyar duymaz çarşıdan koşmaya başladı. 80 yaşındaki o anne, eline HDP bayraklarını alıp konvoyu takip etmeye başladı. Onun o coşkusu, çabası bizi o kadar duygulandırdı ki, bir anda herkesin gözleri ona döndü. Yine organize sanayiyi dolaşırken, bir iki işçiyle yaptığımız sohbette çok güzel bir tespitte bulunmuşlardı. Selahattin Demirtaş için o gençler eli kelepçeli siyaset yapmanın kolay olmadığını, bundan dolayı Demirtaş’ın adaylığına çok fazla önem verdiklerini söyledi. Yine gittiğimiz her köyde önce kadınlar ve çocukların bizi karşılaması ayrıca mutlu ediyor. Dönüp baktığımızda aslında HDP, bu ülkenin kurtuluşu olan kadınları ve ülkenin gelecek nesli çocukların kalbini kazanmış.”
‘Bizi güzel günler bekliyor’
Serhat genelinde kadınların bu seçimle birlikte daha fazla politik, siyaseti bilen, tartışan kadınlar olarak ortaya çıktığının altını çizen Orhan, “Bu seçimde Wan’da ve diğer kentlerde siyasette kendini daha az ifade edebilen kadınların çok daha büyük bir özgüven kazandığını görüyorum. Yüreği yanan ve şiddetin herhangi bir yerden değdiği kadınlar, adil demokratik bir geleceğe daha fazla önem veriyor. Kadınlar, gençler ve çocuklarla görüşünce bizi çok güzel günlerin beklediğini görebiliyoruz. HDP Van’da hazır ve 24 Haziran gününü bekliyor” ifadelerini kullandı.
MA/WAN