Kadir Kasırga: Örgütlenin
İsveç’te 23 yıl önce Kürdistani Sosyal Demokrat Gençliği kuruluşunda yer alan Cizreli Kadir Kasırga, şimdi Sosyal Demokratlar İşçi Partisi vekili olarak Parlamento’da. Diasporada yaşayanlara seslenen Kasırga, “Siyasi partilerde yer alın ve örgütlenin. Ancak örgütlü bir halk haklarını elde edebilir” diyor.
EGÎD EREN
HABER MERKEZİ
Uzun yıllardır İsveç’te sendika, yerel yönetimler ve insan hakları mücadelesi yürüten, birçok çalışmaya imza atan Kadir Kasırga, Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nden İsveç Parlamentosu’na girdi. 1990’da Cizre’den İsveç’e ailesiyle birlikte göç eden Kasırga, İsveç’te 9 Eylül’de yapılan genel seçimlerde vekil seçilen 6 Kürt vekilden biri. İsveç seçimlerinde Kasırga’nın da içinde yer aldığı Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin başını çektiği ‘Sol Blok’ 144, ‘Sağ Blok’ ise 143 milletvekilliği kazandı. Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Kasırga’yla İsveç’e gelişini, İsveç siyasetindeki deneyimlerini ve neler yapacağını konuştuk.
Son seçimlerde milletvekili seçildiniz. Kürt bir vekil olarak kamuoyu sizlerin kim olduğu konusunda merak sahibi. Kendinizden biraz bahseder misiniz?
Botanlıyım. İsveç’e 15 yaşında aile bileşimi sonucu annem ve kardeşlerimle beraber geldim. Tabii ülkeden kopmak zor bir süreçti. Tam da serhildanlar döneminde ülkeden çıktık. O dönemde siyaset hayatımızın bir parçasıydı. Özgürlük Mücadelesi, yaşanan siyasi gelişmeler hemen hemen her saat ailemizin gündemdeydi. İsveç’e geldiğimizde ilk yılllarım dil öğrenmeyle geçti. Gurbette göçmen hayatı yaşamak zor. Gençlik dönemimde zorluydu, zorlukları aştık. Lise ve yüksek okul döneminde örgütlenmeye başladık. İsveç Sosyal Demokratlar Gençlik kolunda yer aldım ilk olarak. Bir araya gelen Kürt gençleri olarak bizler, Kürdistani Sosyal Demokrat Gençliği’ni kurduk. O dönemden bugüne 23 yıl geçti. Yıllardır Sosyal Demokrat Partisi’nde, değişik kademelerde görev aldım. Şimdi de milletvekili olarak parlamentoda çalışmalara devam edeceğim. Babam siyasi görüşleri nedeniyle ülkeyi terk etmek durumunda kaldı. Aile olarak önce Cizre’den İstanbul’a göç ettik. Sonrasında İsveç’e geldik.
İsveç’te yıllardır siyaset içinde yer aldığınızı belirttiniz. Kürt sorununu da İsveç gündemine taşıyabildiniz mi?
Evet 23 yıldır aktif olarak farklı alanlarda demokrasi mücadelesi yürütüyorum. İlk önce İsveç Sosyal Demokrat Gençlik kollarında yer aldım. Sendikada değişik kademelerde çalışma yürüttüm. Kürt ve Kürdistan sorunu hep gündemimde oldu. Türkiye’den buraya siyasi nedenlerden dolayı göç ettiğimiz için Kürt sorun hep gündemimizdeydi, her zaman yanı başımızdaydı. Özellikle Kürdistan’da insan haklarının çiğnenmesini hep gündeme taşımaya çalıştım. Bu anlamda sesimizi duyurmada başarılı olduk, diyebilirim. Her zaman; Türkiye, Kürt sorunu ve insan hakları sorunu temel gündemimiz olmuştur.
Milletvekili olarak neler yapmayı planlıyorsunuz?
Şu anda partinin bana vermiş olduğu görevler var. Sosyal sigorta komisyonununda görev alıyorum. Emekliler, göçmen sorunları, aile ve çocuk hakları gibi alanlarda çalışma yürüteceğim.
Türkiye’de AKP-MHP baskı rejimiyle OHAL’in kalıcılaşmasını, nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu olumsuz durumu gündeme getirmek için İsveç’te ne gibi çalışmalarınız olacak?
Türkiye’deki süreci ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Özellikle insan hakları konusunda. Sendika aktivistlerinin, siyasetle uğraşan insanların tutuklanması, zindanlara atılması, kadın haklarının çiğnenmesi süreçlerini takip ediyoruz. Türkiye’deki son gelişmeler gerçekten ürkütüyor. Sadece Kürt olduğumuz için değil. Bu durumda her demokrat, hümanist insanın elini taşın altına koyması gerekiyor. Türkiye’de halkların yaşadığı zulmü, gündeme taşımaları gerekiyor. İsveç’te hükümeti de, ülkedeki gelişmeleri zaman zaman gündemine almıştır.
En son Dışişleri Bakanı, Sayın Demirtaş’ın ve diğer siyasi tutsakların özgür bırakılmasını istedi. Türkiye, dünyanın bir parçası. Ondan öte Avrupa’nın bir parçası olmak istiyor. Eğer Avrupa’nın bir parçası olmak istiyorsa, ilk önce Kopenhag Kriterleri’ni yerine getirmesi gerekiyor. Desteklediğimiz kampanyalar var. Sosyal Demokrat İşçi Partisi olarak, bizim yürüttüğümüz kampanyalar var. Bu kampanyaları genişletme amacımız var. Bu tür çalışmalarımız sürüyor. Özellikle siyasi tutsakların özgür bırakılması kampanyasından sonuç alınmış değil. HDP, Sosyal Demokrat Partisi’nin kardeş partisi ve HDP’ye destek sunmaya devam edeceğiz. İçinde bulundukları zor durumu, Avrupa kurumlarında ve platformlarında gündeme getiriyoruz.
İsveç’in mülteci politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mülteciler sadece İsveç’in sorunu değil, tüm Avrupa Birliği’nin sorunu. AB ülkelerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Sadece Almanya ve İsveç gibi ülkeler, mülteci sorunun tek başlarına çözemezler. AB’nin bu konuda bir fikir ve strateji etrafında birleşmesi gerekiyor. Bu konuda parti olarak inisiyatif almış durumdayız.
Yabancı düşmanı İsveç Demokratları’nın yüksek oy almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
İsveç’te son 10 yıldır yabancılara karşı ırkçılık yükseliyor. İsveç Demokratlar Partisi bu seçimde, bir adım ileri gidip özelikle İslamofobi üzerinden bir ırkçılık geliştirdi. Bu da İsveç toplumunun bazı dinamiklerini tahakküm altında bırakıyor.
Buna karşı ne yapılabilinir?
Bu bahsettiğim ırkçılık sorununa göçmen sorununa çözüm getirilmesi gerekiyor. AB’nin bu konuda bir stratejiye ihtiyacı var. Bunu sadece İsveç’te değil, Avrupa genelinde aşırı sağcı partiler yükselişte. Bu hareketlerin zemin bulduklarını da görüyoruz.
İsveç Parlamentosu’ndaki Kürt vekillerin Kürt meselesinde ortak hareket etmesi konusunda girişimleriniz olacak mı?
İsveç Parlementosu diğer Avrupa’da parlamentolarından biraz farklı. Bu Parlamento’da 20 yıldır Kürdistanlıların bir ağı var. Bu Kürdistanlıların değil İsveçlilerin kurduğu bir ağdır. Parlamento bu ağ sayesinde Kürdistan’ın her dört parçasındaki gelişmeleri kendi gündemine alıyor, yaşanan sorunları takip ediyor. Bu komisyon aracılığıyla Kürdistan sorunu takip ediliyor. Özellikle de Türkiye’deki gelişmeler.
Toplam olarak 6 tane Kürdistani vekil var. Bir tane de İsveç Demokratlarından. Kendini Kürt olarak tanıtan bir kadın vekil, maalesef hayal kırıklığı mı diyeyim, ırkçı bir partide yer almış. Kürt halkının geçtiği durumları göz önüne aldığımızda, faşist bir partiden milletvekili olarak parlamentoya giriyor. Trajik bir olay. Benim, Türkiye ve Kürdistan’dan gelip diasporada yaşayan insanlarımıza çağrım olacak. Siyasi partilerde yer alın ve örgütlenin. Örgütlenmek önemlidir. Ancak örgütlü bir halk haklarını elde edebilir. Bunu her zaman göz önünde bulunduralım. İçinde bulunduğumuz ülke hangisi olursa olsun fark etmiyor, o ülkelerde örgütlenelim. Özellikle demokrat partilerde yer alın.
Son olarak ben her zaman önerilere açığım. Her zaman partimizin kapısı demokratik kurum ve kuruluşlara açık olacaktır. Bunu da belirtmek isterim.
----------------------------------------------------------------------------------