YEKO ARDIL


Özyönetim direnişi şehitleri anısına hazırlanan ‘YPS’ isimli parçayı seslendiren Kawa Urmiye, “YPS parçasını Sûr komutanı Şehit Çiyager anısına hazırladık. Bu aynı zamanda özyönetim direnişinde canlarını veren kahramanlara ve halkımıza da armağandır” dedi. 

Sahneye çıktığında ya da şarkılarını söyledikçe büyüyen, devleşen sanatçılar vardır, Kawa Urmiye de onlardan biri. Festivallerde, Newroz’larda sunuculuk yaparken ortalığı inim inim inleten sesini sıklıkla duyuyoruz. Özellikle özgürlük savaşçılarının ağıtlarını ve marşlarını öylesine içten söylüyor ki o esnada insan O’nun sahnede değil de cephede ya da bir dağ yamacında, vurulmuş bir gerillanın cenaze merasiminde olduğunu düşünüyor.   

Sanatçı Kawa Urmiye ile Strasbourg’da, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlüğü için gerçekleştirilen süresiz oturma eyleminde sık sık karşılaştık. İsviçre’den Demokratik Kürt Kültür Hareketi (TEV-ÇAND) içerisinde yer alan sanatçı grubu olarak eyleme destek verdiler. Eyleme, hem sanatlarıyla moral kattıla hem de eylemci olarak yerlerini aldılar.


Babasının resmi İran pulunda

Kawa, 1975’te Doğu Kürdistan’ın Urmiye kentine bağlı Kurane köyünde doğmuş; 9 çocuklu bir ailenin son çocuğu. Çocukluğundan bu yana sanata ilgisi olduğunu belirten Kawa’nın babası da tanınmış bir dengbej. Babası dengbej Hemit Yusufi tanınmış bir diğer dengbej Bre ile Tahran Radyosu’nda birlikte çalışmış. Dengbej Hemit Yusufi’nin resmi 1979 yılında İran pulu üzerine basılmış.  


‘PKK’yi tanıdım ve aşık oldum’

Sanatla hep iç içe olan Kawa’nın Kürt Özgürlük Hareketi’yle tanışıklığı ise 90’lı yıllara denk geliyor. “1991’de abimin sayesinde PKK’yi tanıdım ve aşık oldum. Önderlik evimizi sık sık telefonla arardı, annemle konuşurdu” diyen Kawa’nın yolu da 1992’de dağlara uzanıyor. Zagros ve Xakurke’de kalıyor. Ardından Güney Kürdistan’a gidiyor. 


Ayaklanma gibiydi

Koma Berxwedan üyesi olan Kawa Urmiye, 1993-94 yılları arasında NÇM Süleymaniye’de çalışır. Hem sanat hem kitle çalışmaları içerisinde yer alan Kawa daha sonra Rojhilat’a geçer. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan esir alındığında Urmiye’de on binlerce kişinin katıldığı bir konser verdiğini aktaran Kawa Urmiye, “Ayaklanma gibiydi” diyor ve şöyle devam ediyor: “Komplodan sonra milyonlar ayağa kalktı, seferberlik ilan edildi. Sadece Urmiye’de 13 kadar şehit verdik. Artan baskılar nedeniyle ülkeden çıkmak zorunda kaldım.”


‘YPS’ büyük beğeni topladı

Bu şekilde sürgün hayatı başlayan Urmiye, Bulgaristan, Yunanistan, Belçika ardından İsviçre’ye gelir. Burada da sanatsal çalışmalarına devam eden Kawa Urmiye, İsviçre TEV-ÇAND içerisinde yer alıyor. Meclislerinin yeni kurulduğunu aktaran sanatçı, projelerinin olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Son bir yılda 3 beste yaptık. Sözleri Adnan Doğan’a ait YPS parçasını da Sur komutanı Şehit Çiyager anısına hazırladık. Bu aynı zamanda öz yönetim direnişinde canlarını veren kahramanlara ve halkımıza da armağandır. Şehit Hemze Erkendi için sözleri Gernas Koçer’e ait bir parça yaptık. Diğer parça ise Kobanê’dir” dedi. 



‘Ey Hawar’ yolda

Kawa Urmiye, aynı zamanda albüm hazırlıklarını da sürdürüyor. ’Ey Hawar’ isimli albümün Newroz ayında Mir Müzik’ten çıkması planlanıyor. Müziğinin Ortadoğu sentezi olduğunu vurgulayan Kawa Urmiye’nin seslendirdiği parçalar Kurmancî ve Soranî lehçelerinde. “Dört parça Kürdistan’dan mamostelerimizle birlikte albümü hazırladık” diyen sanatçı Kawa Urmiye, “Albümde Gernas Koçer, Adnan Doğan, Seyid Celal Nizami, Kemal Mamle ve bir çok sanatçıyla birlikte hazırladığımız 13 parça bulunuyor” bilgisini paylaşıyor. Urmiye, ayrıca onu mikrofonu eline almaya yüreklendiren isimler arasında bulunan Eyaz Yusuf anısına albümünde bir şarkı söylediğini de sözlerine ekliyor. 




‘Öcalan ve öğrencileri cesaret kaynağımız’



Strasbourg’da devam eden oturma eyleminin önemine vurgu yapan sanatçı Kawa Urmiye, “Süreç hassas, Önderimiz kırmızı çizgimizdir. ‘Be serok jiyan nabe’ diyerek, şöyle devam ediyor: “Başımızı kaldırmamızı sağlayan, bizi stran ve helbestler yaratmaya cesaretlendiren; Rêber Apo ve öğrencileridir. Biz de bu davanın bir parçasıyız. Her konserden önce mutlaka O’nun adını zikrederiz, O’nun adıyla başlarız. Her zaman sanatçı olarak, eylemci olarak sokaklarda olacağız. Dost ve düşman bilsin ki O’nun güvenliği herkesin güvenliğidir. Ve herkes bilsin ki ‘O’ artık halkların kimliği olmuştur. Rojava’ya bakabilirler, Latin Amerika’dan dünyanın dört bir yanından özgürlük sevdalıları O’na koştular ve O’nun adıyla savaştılar. Ortak bir yaşam kurmak isteyen herkesin Rêber Apo’yu unutmaması gerekir.


Sanatçılar da rolünü oynamalı

Belki bu ağır yükü biraz da biz taşımış olacağız. ‘Mezarıma halkına borçlu yazın’ diyen kahramanların sözlerinin üzerine söyleyecek sözümüz yoktur. Eğer bugün Kürdistan’ın dört parçasından türküler söyleyebiliyorsak bu Rêber Apo’nun sayesindedir. Sanatçıların da rollerini iyi oynamaları gerekir. ‘Yeterlidir’ dersek yanılırız. Her yurtsever sanatçı Apo’ya borçlu olduğunu unutmamalı, vicdanen muhasebesini yapmalıdır. 




Serok Apo dede hastaymış Doktor olacağım


Oturma eylemi ilk başladığı günler çocuklarıyla birlikte Strasbourg’a geldiğini aktaran Kawa Urmiye, şu anektodu da bizimle paylaşıyor: “Eylem ilk başladığında çocuklarımı okula göndermedim, buraya geldik. Okul bizi çağırdı; ‘merak ettik, neden çocukları yollamadınız’ diye sordular. Ben de ‘özellikle merak edesiniz diye yollamadım’ dedim. Ve Strasbourg’daki eylemden bahsettim. Kısmen gelişmelerden haberdardılar, onlar da bize Kobanê’den bahsettiler. Kızım Sara’ya sordular ‘Büyüyünce ne olmak istersin” diye. O da ‘Ben okuyup doktor olacağım, Serok Apo dede hastaymış, onu tedavi etmek istiyorum’ dedi. Çok etkilendiler ve ‘Sizinle gurur duyuyoruz’ dediler.


Kumbaradan gelecek para Cizre’ye

Sara 7, Azad 6 yaşında. Azad’ın doğumu 15 Şubat’ta bekleniyordu ama 16 Şubat’ta doğdu. Önderliğin özgürlüğüne olan hasretimizden dolayı adını Azad koyduk. Sara’nın kumbarası var, para dolduruyor ve ‘Baba ben bunu Cizreli çocuklara yollayacağım’ diyor. ‘Cizreli çocuklara odamın olduğunu söyleyeceğim, gelsinler, oynayalım’ diyor.  Eşim de Kadın Hareketi Meclisi üyesi. Aynı zamanda İnanç Komisyonu’nda çalışıyor. Reber Apo’ya ve özgür Kürdistan’a kavuşuncaya dek mücadelemiz devam edecektir.”