- “Kadınların yüzündeki her çizgi direniştir” diyen ressam Sarya Melek Demir’in ilk kişisel sergisi “Fîncanek Ax”, kahve lekeleriyle toprağı, kadını ve direnişi buluşturdu.
Amed’in Mar Petyun Kendani (Keldani) Kilisesi’nde açılan “Fîncanek Ax” sergisi, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Ressam Sarya Melek Demir’in kağıt üzerine kahve lekeleriyle oluşturduğu eserlerden oluşan sergi, Mezopotamya’nın kadim kültürel hafızasını, kadın emeğini ve barış arayışını bir araya getiriyor. Sergide ahşap bir arabayla yaşamın yükünü omuzlayan emeğin döngüsünden, tütünün ince kağıda sarılış anı ve parmak uçlarındaki emeğe, tarihi yapılar içerisinden gökyüzüne savrulan barışın simgesi beyaz güvercinden ortak geçmişe, Mezopotamya’nın sözlü tarihini anlatan dengbêjlere, barışın simgesi beyaz tülbentli annelere, Kürt kadınlarının deqlerine ve anlatılarından Tahir Elçi’nin katledildiği Dört Ayaklı Minare’den yükselene barış çığlığına kadar birçok konu yer aldı. Sergiye dair Sarya Melek Demir, MA’ya konuştu.
Her çizgi bir yaşam, bir sevinç
Sarya Melek Demir, serginin adında kullandığı “Ax” (toprak) metaforuna dikkat çekerek, kadını mitolojiden günümüze toprakla eşdeğer gördüğünü belirtti. Sergide ağırlıklı olarak kadın portrelerine yer verdiğini söyleyen Melek Demir, “Kadınların yüzündeki her çizgi benim için direniştir, yaşamdır, umuttur, sevinçtir. Ben bunları kendi tarzımla ifade etmeye çalıştım” dedi.
Geçmiş ile bugün arasında köprü
Sergi çalışmalarını iki yıl önce tamamladığını belirten Melek Demir, “Her bir çalışma günlerinizi, aylarınızı alabiliyor. Tek tek işliyorsunuz. Yüzdeki her çizgiye, gözdeki her renge duyguyu yaşayarak vermeniz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Kadının toprak, yaşam, gelenek, dil, yaşam, kültür, gelenek, renk gibi her şey olduğunu söyleyen Sarya Melek Demir, sergideki kadın figürlerine dikkat çekti. Sergiyle geçmişten gelen o kültürü yansıtmak ve bugünün yaşantısını da göstermek istediğini söyleyen Sarya Melek Demir, taş binaları, kadim bölgeleri de eserlerinde işlediğini belirterek, “Sergi yerinin Keldani Kilisesi olmasının nedeni de birlikteliktir. Barışı birliktelikle örmek istedim” ifadelerinde bulundu.
Barışı sanatla toplumsallaştırmak
Çalışmalarında barışın geleceği umuduyla zafer işareti yapan beyaz tülbentli anne, yaşamın haricinde direnişi de ördüğünü söyleyen Sarya Melek Demir, "Kadınlar her yerde direnmek zorunda. Bunları yansıtmak istedim. Aslında halay çekmek de direniş oluyor. Bir bakışta bile direnişi, öfkeyi, yorgunluğu, mücadeleyi anlatmak istedim. Kadınların duruşunu direnişini olabildiğince açığa çıkarmak istedim” diye konuştu.
Sergisinde barışı sanatla anlatmaya çalıştığını söyleyen Sarya Melek Demir, “Barışı, sanatı toplumsallaştırmaktı amacım. Barış gerçekten önemli, beyaz yazmaları özellikle o yüzden işledim. Barış umarım gelir diyoruz. Kültür, kimlik ve dilimizle çok güzel, çok özgür bir şekilde sanat yapmaya devam ederiz” ifadelerinde bulundu. AMED