Yargıtay, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14 Şubat 2008’de Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesi uyarınca verdiği cezanın yerinde olduğuna hükmetti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi gerekçeli kararında „Sanığın sözlerinin bir sorunun çözümünden ziyade sorunun kaynağı olan yasa dışı örgüt ve elebaşını övücü, yüceltici ve genel olarak terörü özendirici nitelikte bulunduğu, bu haliyle söylemin düşünceyi açıklama özgürlüğünün kanatları altına alınamayacağı kanaatine ulaşılmıştır“ dedi.
‘KCK’ adı altında gerçekleştirilen siyasi soykırım operasyonlarında tutuklu bulunan Kaplan 2006 yılında gazeteye şu açıklamayı yapmıştı: „PKK silah bırakmak istiyor ama onları eşkıya gibi göstermek istiyorlar. Benim hizmet ettiğim kentin yüzde 80’i dağdakiler gibi düşünüyor. Diyarbakır ve Batman’daki olayların ardından kentimizden 200 genç dağa çıktı. Onlar bir amaç için dağa çıktı. Bırakın gelsinler mecliste politikaya atılsınlar. Elinde silah olmayan binlerce insan dağdakiler gibi düşünüyor. Abdullah Öcalan Kürt halk önderidir. O, Türkiye üzerinde oynanan oyunları anlattı. Söyledikleri Türkiye için bir şanstır. Çözüm için sözleri dikkate alınsaydı, bunları konuşmuyor olacaktık. Kendisini Kürt halkının lideri olarak görüyorum. Onsuz olan bir gelişme çözüm olamaz. Söyledikleriyle milyonları peşinden sürükleyen bir liderdir.“

Diyadin’de 5 tutuklama

Ağrı’nın Diyadin İlçesi’nde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 5 kişi tutuklandı. BDP Diyadin eski İlçe Başkanı Musa Zorbey, MEYA-DER Ağrı Temsilcisi Cenap İlboğa, BDP üyeleri Ahmet Temel, İsmet Kahraman ve Nihat Çiftçi „örgüte eleman kazandırmak“ suçlaması ile tutuklanarak Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.  BDP Dersim İl Başkanı Suat Demir de yaptığı üç ayrı basın açıklamasında „suçu ve suçluyu övdüğü“ iddiasıyla hakkında açılan soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade verdi.

 DİHA/HABER EKİBİ