Kılıçdaroğlu ‘’Yenikapı ruhuna müptela“ mıdır?
Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyanın gözü önünde rezil rüsva eden Erdoğan’ı ‘’ben ülkemi dünyaya rezil ettirmem“ diyerek eleştireceğine, onun ‘’önüne geçmeye“ kalkıştı.
‘’Hollanda ile ilişkileri askıya al“ deyiverdi.
Askıya alamaz sanmış olmalı.
Aklınca ‘’hem milliyetçilik“ yapacak, hem de Saray’ı ‘’milliyetçilik yarışında“ geçecek…
Ne oldu?
AKP Hükümeti Hollanda ile ilişkileri askıya aldı. Hollanda Büyük Elçisinin Türkiye’ye dönmesini yasakladı. Bütün diplomatik uçuşları iptal etti.
Şimdi ne diyecek Kılıçdaroğlu?
Bir kere daha Yenikapı’da ‘’ruh mu çağıracak?“
Hollanda ile ilişkileri askıya almanın Türkiye bakımından nasıl ağır sonuçlar doğuracağını Kılıçdaroğlu çok iyi bilir. Ekonomik ilişkilerden haberdardır. Mutlaka Merkel’in bütün ‘’sinik“ tutumuna rağmen, sonunda Hollanda’yı cepheden desteklediğini duymuş olmalıdır. Avrupa ayağa kalkmıştır. Türkiye’yi ‘’mağluplar masasına“ oturttukları görülmektedir.
Gerçekte Kılıçdaroğlu’nun şu anda ‘’Hollanda ile ilişkileri askıya almak, Türkiye’ye zarar verir, kendi Saray menfaatleriniz için Türkiye’yi Avrupa devletleriyle karşı karşıya getiremezsiniz, AB ile ilişkileri torpilleyemezsiniz, Türkiye’yi Rusya’nın ayaklarının altına seremezsiniz, hem AB ile, hem ABD ile hem Rusya ve Çin ile dengeli ilişkiler kurma imkanını havaya uçuramazsınız“ demesi gerekmiyor mu?
Ama diyemez.
Bakınız o güya Erdoğan’ı ‘’sıkıştırmak“ için ortalığa ‘’Hollanda ile ilişkileri askıya alın“ diye çıktığı sırada, Türkiye’deki en azgın Batı düşmanı gazete olan Akit’in köşe yazarı Sinan Burhan neler diyor?
‘’CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Hollanda’nın Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’yı Başkonsolosluğumuza sokmaması nedeniyle Hollanda’yla ilişkilerimizi askıya alalım önerisi getirdi. Bu öneri kesmemiş olacak ki ‘’İncirlik’teki Almanya askerlerini de çıkartalım“ dedi. Dışardan bakınca ne milli bir duruş diyebilirsiniz. Oysa bu önerinin akılla, izanla, sağduyu ile uzaktan yakından alakası bile yok. Bu öneri Türkiye’yi yalnızlaştırma projesidir. Bu konuya farklı bir noktadan yaklaşmak gerektiği kanaatini de taşıyorum. Realist olmak gerektiğini düşünüyorum.“
Kılıçdaroğlu ve arkadaşları şimdi ne yapacaklar? Hükümetin referanduma kadar tırmandıracağı gerginlikte nasıl bir konum alacaklar?
Hollanda’yla ilişkileri askıya alan Saray rejimine ‘’Yenikapı ruhuyla“ mı yaklaşacaklar?
Yaklaşırlarsa, ‘’hayır cephesini“ havaya uçurmuş olmayacaklar mı?
Durum şudur:
Karşı karşıya gelinen kriz ciddidir.
Batının ‘’Türkiye’yi gözden çıkardığı“ tezi yanlıştır. Batı Türkiye’yi gözden çıkarmamak için Saray’ı gözden çıkarmıştır.
Çünkü Saray, Türkiye’yi Batı’nın, NATO’nun, ABD’nin ‘’işine yarayacak“ bir ülke olmaktan çıkarmakla kalmamış, Türkiye’yi Ortadoğu savaşında ağır bir yenilgiye uğratmıştır.
Şu anda Türkiye Batı tarafından itile kakıla ‘’mağluplar masasına“ oturtulmak üzeredir.
Mağluplar masasına oturtulmak demek, savaş boyunca ortaya çıkan maddi ve manevi zararların mağluplara ödettirilmesi demektir.
Aklınızı başınıza toplayın. Türkiye’yi Sevr’den beter hale getirirler. Biz Türkiyeli sosyalistler ve Kürt Özgürlük Hareketi, Türkiye’nin geleceğine sahip çıkıyoruz. Türkiye bizim birlikte yaşayacağımız Ortak Vatandır.
Enverleşen Erdoğan Ortak Vatanı tehlikeye sokmuştur. Bu tehlikeden kurtulmak, Saray’dan kurtulmaya bağlıdır. Demokrasinin, çözümün ve barışın yeniden ülkemizde egemen olmasına bağlıdır.
‘’Kahrolsun Hollanda“ türü maskaralıkların manası yoktur. Türkiye’yi Hollanda’yla, Almanya’yla tehlikeli şekilde karşı karşıya getiren Saray rejimine lanet okunmalıdır.
Biz Ortak Vatan’ın selameti için böyle demekteyiz.
Sen de istersen ‘’Türk vatanı“ için bizim gibi konuş.
Bunu da şundan diyoruz: ‘’Türk vatanını“ ‘’Ortak vatan yapmak“ mümkündür; ama yıkılmış vatandan ne Türk vatanı olur, ne de Ortak vatan.
Yurtdışı için not: Şimdi AKP tabanına, ‘’Erdoğan ve Bahçeli sizi kendi menfaatleri için Avrupa hükümetlerine karşı sizi kışkırtıyor, bu oyuna gelmeyin“ demenin zamanıdır.