Haber, Kadın İşleri Bakanı Dr. Ing Kantha Phavi tarafından memnuniyetle karşılandı. Basın toplantısında konuşan Phavi, 'Aile içi şiddeti kabul etmiyoruz. Önceleri tartıştığımızda, bazıları bunun bir aile meselesi olduğunu söylüyorlardı ve komşuları dahi göz yumuyordu. Şimdi bunun bir aile meselesi olmadığını, bir hukuk ve eğitim meselesi olmasının yanında, toplum ve ulusal kalkınma üzerinde etkileri olduğunun farkına vardılar.
Araştırma, Alman hükümeti yardım kolu Gesellschaft für Internationale Zusammenarbeit (GIZ), İspanya Agency for International Development Cooperation (AECID), hükümet, sivil toplum ve medya tarafından desteklenmişti. Araştırmada nüfus artışı da dikkate alınarak,  2006-2009 yılları arasında raporlanan aile içi şiddet vakalarına göre 42 bin 436'dan 35.408'e düştüğü kaydedildi. Bunun da yüzde 24 oranında bir düşüşe tekabül ettiği ifade edildi.
Raporun yazarı Marion Bihler, yüzde 5-10 oranındaki düşüşlerin başarı olarak kabul edildiğini hatırlatarak, Kamboçya'da yüzde 24 oranındaki düşüşü 'küresel ölçekte oldukça şaşırtıcı' olarak nitelendirdi.
Bihler, konuyla ilgili titiz bir çalışma yaptıklarını, ancak aynı eğilimlerin tecavüz ve insan ticareti konusunda geçerli olmadığını, bu konuda veri eksikliği bulunduğunu kaydetti.
Araştırmalar, istismar türlerinde de önemli oranda düşüşlerin olduğunu gösteriyor. Örneğin, 2005 yılında kadınların bıçakla tehdit edilme oranı yüzde 5 iken, 2009 yılında bu, yüzde 1'e inmiş.

Kamboçya, Milenyum Kalkınma Hedefleri çerçevesinde, 2015 yılına kadar 'önemli ölçüde' kadınlara ve çocuklara karşı şiddeti azaltmayı taahhüt ediyor. GIZ ve AECID kadınlara karşı şiddeti izlemek için ulusal bir izleme sistemi kurmak için hükümet ile çalışıyor.

AFP/PHNOM PENH