Rojava devrimi 1. yılını geride bıraktı. Bu süreç içinde Rojava Kürtleri bir yandan kendi özyönetimlerini inşa ederken, bir yandan da kazanımlarını yok etmeye çalışan çetelere karşı mücadele veriyor. Bütün saldırı, kuşatma, ambargo ve baskılara karşın Rojava halkı kahramanca direnirken, Avrupa’da yaşayan Kürt halkı da Rojava’ya destek olmak için yardım kampanyalarını sürdürüyor.

Kürt Kızılayı Heyva Sor a Kurdistanê öncülüğünde başlatılan ve Avrupa’da bulunan bütün Kürt kurumlarının dahil olduğu ‘Rojava’ya yardım kampanyasında Kürt kurumları ‘2. yardım hamlesi’ başlatırken Heyva Sor a Kurdistanê kampanyanın hala istenilen düzeyde olmadığını, Kürt kurum ve kuruluşları ile Kürdistanlıların daha çabuk davranmalarını istedi.
Hevya Sor a Kurdistanê yöneticilerinden Dr. Fahrettin Gülşen, Rojava’daki Kürtlerin en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda olduğunu ve çetecilerin saldırılarını artırdığına dikkat çekerek “Özellikle Avrupa’da yaşayan halkımız, Rojava’daki kardeşlerinin çığlıklarına kulaklarını kapatmamalı, yardım eli hemen ve acilen uzatılmalı” çağrısını bir kez daha yineledi.
Avrupa’da ‘Rojava’ya yardım kampanyası’ çalışmalarında yer alan PYD Avrupa temsilcilerinden Ehmede Kobani ve kampanyada yer alan Kürdistanlılar, yardım kampanyası ile ilgili görüşlerini gazetemize açıkladı.

PYD Temsilcisi Ehmede Kobani: Halkın yaşamı, sağlık sorunları Suriye’nin tümünde zor ama Rojava’da daha da zor. Avrupa ve diğer devletlerden giden insani yardımlar, paralar ve ilaçlar da Arapların eline geçiyor. Kürt kentlerine gelmiyor. Kürt kentleri bu güçlerin çemberi altında bir ambargoyu yaşıyor.  Bu nedenle Kürt bölgesinde yaşam Suriye’nin tümüne oranla çok daha zor. Kentlerimize yiyecek, içecek gelmiyor. Hastanelerimiz ilaçsız kalmış durumda.
Bugün Efrîn’de bir ayda 1776 insanda ‘Halep habı’ denilen bir yara çıkıyor.  Bu yarada tedavi olmazsa insan vücudundan gitmiyor. İnsan vücudunu harap ediyor. İlaç olmadığı için insanlarımız tedavi olamıyor. Halkımız, ilaçsız, çaresiz kalmış durumda. İlaç olmadığı için bu hastalıkta her geçen gün dahada çoğalıyor. Bu durum diğer Kürt kentlerinde de farklı değil.
Yine Türk devleti ve Güney Kürdsitan hükümetinin ambargosu da halkımızı çok zor durumda bırakmış durumda. Ne insani yardım ne de temel yaşam ihtiyaçlarının geçmesine izin vermiyorlar. Hatta Güney Kürdistan hükümeti cenazelerimizin bile geçmesine izin vermiyor. İnsanlarımızın ihtiyacı olan ilaç,  gıda, çocuklarımızın süt, gıda ihtiyacı için bile kapıları açmıyor.
Biz de PYD Avrupa örgütü olarak Heyva Sor öncülüğünde başlatılan Roajava’ya yardım kampanyası içinde yer alıyoruz. Kampanya genel anlamda iyi gidiyor. Bütün bu mücadele halkımızın sırtında yürüyor. Bu anlamda halkımız desteğe hazır. Yalnız  Rojava Yardım kampanyası için ikinci bir hamle başlatma kararı alan kurumlarımız biraz ellerini çabuk tutmalılar. Çünkü Kürdistanlıların yoğun yaşadığı yerlerde bu kampanya için çalışan sayısı yeterli gelmiyor.
Bu kampanyaya sadece görevli olan arkadaşlar değil, toprağını, ülkesini  seven bütün Kürtler doğal birer görevli gibi kendi mahallelerinde, semtlerinde sahip çıkmalılar. Rojava’daki devrimi bütün Kürdisitan’ın devrimidir. O hayalimizdeki gelecekteki özgür Kürdistan bugün Rojava’da inşa ediliyor.

Nuh Yıldırım (Duisburg Halk Meclisi Sözcüsü):
Rojava yardım kampanyamız ilk başladığında çok iyi gitmişti. Ancak şimdi kampanya biraz yavaş ve durumun aciliyetine denk olarak yürümüyor. Bu kampanyayı yürütenlerin eksikliğinden ve yetersizliğinden kaynaklanıyor. Halkın duyarlılığı var. Gidilen her kapıdan, her aileden destek alınıyor. Çalışmaları yürüten arkadaşların yardım kampanyasına daha çok yüklenmeli. Böyle olursa umuyorum ki belirlenen sürede bu çalışma başarıya ulaşır. Rojava devrimi sadece o parçanın değil bütün Kürdistan’ın devrimidir. Avrupa’da yaşayan bütün Kürtler bu kampanyaya destek vermelidirler. Rojava halkı yalnız bırakılmamalıdır. Rojava’yı yalnız bırakmak Kürdistan’ı yalnız bırakmaktır.

Ekrem Okrak (Heyva Sor gönüllü çalışanı Duisburg):
Halkımızın Rojava’ya yardım kampanyasında ekonomik yönden katkı yapmalarında bir sıkınıtı yok. Halkımız üzerine düşen desteği, yardımı yapmakta hazır. Ancak yine de kampanya istenilen düzeyde değil. Bunda da daha çok kampanyada çaılışan arkadaşların daha çok çaba göstermesi, fedakarlık yapması gerekiyor. Her gün gelip dernekte oturup sonrada ‘kampanya iyi gitmiyor’ demek doğru değil. Bakın Türkiyeli dinci gruplar özellikle de bu Ramazan ayında kadınlı erkekli kapı kapı gezip yardım topluyorlar. Biz de  öyle yapmalıyız. İnsanlarımız orada ambargo altında yaşam mücadelesi verirken biz burada keyfi davranamayız.

Fettah Cirit (Heyva Sor gönüllü çalışanı Essen): Benim bir gönüllü çalışan olarak düşüncem şöyle; eğer Rojava devrimi başladığında o ilk anda kampanya başlatılsa ve çalışılsaydı şimdi en az iki üç katı fazla yardım toplanabilirdi. Çünkü ilk başlarda Avrupa’da halk ayaktaydı, her türlü yardıma hazırdı. Ama olay biraz ‘olağanlaştıktan’ sonra kampanya başlatıldı. Halk duyarlı, halkta bir sorun yok ama biz yetersiz kalıyoruz.  Arkadaşlarımız oradaki durumun aciliyetini yeterince bilince çıkaramadılar. Burada durumu en zayıf insanın bile evinde hemen her şey var. Ama oradaki insanlarımız açlık ve yokluk içindeler. İnsanlar oradaki insanlık mücadelesi ve dram karşısında vicdanlarını sorgulamalılar.


MURAT ALPAVUT