
Bir süre önce Êzîdî kadınların yaşadıkları sorunları yerinde incelemek amacıyla CENİ Kadın Barış Bürosu'nun organizesiyle Güney Kürdistan'a bir heyet gönderildi. Aralarında Ceni Kadın Barış Bürosu Yönetim Üyesi travma uzmanı Melanie Küpper'in de bulunduğu heyet, bir hafta boyunca Şengallilerin yaşadıkları kampları dolaşarak Êzîdî kadınlarla görüştü.
Kamplardaki olumsuz yaşam koşullarına dikkat çeken Melanie Küpper, "Zaten büyük bir felaketi yaşadılar. Kötü yaşam koşulları onları daha da etkiliyor. Kendilerini rahat ifade edebilecekleri, kadınlarla ortak sohbet edebilecekleri bir yerleri yok" diye konuştu. Küpper, Almanya devletinin Êzîdî kadınların topraklarından koparılması projesinin de travmayı daha da derinleştireceğini vurguladı.
Travmayı giderecek bir çalışma yok
DAİŞ'in Şengal topraklarına zulmünden sonra Êzîdî kadınların durumunu yakından takip ettiğini belirten travma uzmanı Küpper, heyetle birlikte geldiği Güney Kürdistan'da birçok kampı dolaştığını, Êzîdî kadınların yaşadığı sorunlara birebir kulak verdiğini ve onlardan çok şey öğrendiğini ifade etti.
Küpper izlenimlerini, "Kamp çok dağınık ve çok fazla çadır var. İnsanlar sanki üst üste atılmış. Bu durum karşısında çok zorlandım" şeklinde dile getirdi.
Kamplarda Arap ve Êzîdî halkının içiçe yaşadığını belirten Küpper, "Bunu doğru bulmuyorum. Zira kadınlar üzerinde psikolojik etkileri sözkonusu. İnsani yardımlar çok yetersiz. Kadınların gün boyunca uğraşacakları bir alternatifleri yok. Psikolojilerini rahatlatacak bir aktiviteleri yok. Yaşam koşulları çok zor. Elektrikler kesiliyor ve saatlerce gelmiyor. Dayanılmaz derecede sıcak hava koşulları, normal olan insanların dahi psikolojisini bozuyor.
Kamplar katliamın aynası
Kamplarda DAİŞ'in elinden kurtulan kadınlarla da görüştüklerini kaydeden Melanie Küpper, bu kadınların çok ciddi psikolojik travma içinde olduğunu, kendileriyle konuşmakta güçlük çektiklerini söyledi. Küpper, devamla "Orada gördüklerimiz katliamın aynası gibiydi. O kadınlar yüzlerini kapatıyor ve koyu renkli kıyafetler giyiyorlardı. Sonuçta kamplardaki insanlar bir katliamdan kurtuldu. Akrabaları gözlerinin önünde öldürüldü. Açlık ve susuzluktan yollarda ölen insanlar oldu. Anne ve babalar mecburiyetten dolayı çocuklarını arkalarında bırakmak zorunda kalmışlar" diye konuştu.
Kadınlar değişime açık
Kampta kaldıkları bir hafta süre boyunca sohbet ve eğitim toplantıları yaptıklarını belirten Küpper, kadınların değişim ve dönüşüme çok açık olduğunu gözlemlediklerini söyledi. Küpper, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Almanya'da hastalarımızla ilgilenmemiz ayları alıyor. Fakat buradaki kadınlar öyle değil. Çok ciddi travmalar yaşadılar ama kadınlar kendi özgüçlerine tekrar kavuşmak istiyor ve bunun çabasını veriyorlar. En çok etkilendim boyut, mücadeleci duruşları oldu. Değişim ve dönüşüme açıklar. Bu yönüyle bizler de onlardan çok şey öğrendik." Küpper, DAİŞ'in elinden kurtulan Nesrîn adlı kadına uyguladıkları kısa süreli tedavi sonucunda nasıl sessizliğini bozduğunu, tekrar eski güvenine kavuştuğunu, siyah elbiseler yerine renkli elbiseler giydiğini, omuzlarını dikleştirdiğini anlattı.
Kadın merkezleri kurulmalı
Şengalli kadınların psikolojilerinin düzelmesi için Kürt kadın hareketiyle sürekli ilişkide olması gerektiğine vurgu yapan Küpper, Kürt kadın hareketinin hem kampta hem de şehir merkezinde birer kadın merkezi açma projesinden söz etti. Kamplarda kadınlar için merkez kurulmasının önemine dikkat çeken Küpper, "Kadınların travmalarını aşmaları için boyama yapması bile çok önemli. Yaşadıklarını kağıda aktarmak, bazen konuşmaktan daha iyi olabiliyor. Kamplarda kesinlikle kadınlar için bir merkez olmalı. Burada en azından yan yana gelip sohbet edebilirler. Şehirde de bir merkez olursa, kadınlar kamp atmosferinden biraz da olsa uzaklaşmış olacak. Eğitim görebilecek" diyerek, kendilerinin de psikologlar gönderilmesi için çalışmalar yürütebileceklerini söyledi.
Topraktan koparmak travmayı derinleştirir
Melanie Küpper, Êzîdî kadınların topraklarından koparılmak suretiyle tedavi ettirilmeleri projesine tepki göstererek, Almanya'nın bunu bilinçli bir şekilde KDP'ye ortaklaşa geliştirdiğini iddia etti. Küpper, kadınların topraklarından koparılması travmanın derinleşmesine yol açar. Êzîdîler kendi topraklarında kalmalı, kendi kültürel değerlerini yaşamalı. Devletler, bu projeleriyle DAİŞ'in yaptıklarını kendileri uygulamış olur" dedi.
"Êzîdîler Almanya'ya gitmek istiyor" şeklindeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyleyen Küpper, bu tür açıklamaların KDP çizgisine yakın olan kişilerce yapıldığını söyledi.
Küpper son olarak, heyet olarak hazırlayacakları raporu Almanya'da bir basın açıklamasıyla kamuoyu ile paylaşacaklarını belirtti.
NEWROZ DIJWAR/JINHA/SILÊMANÎ