Oysa nasıl da sıcacıktır, nasıl da şefkatli ve yumuşacıktır evinde onu bekleyen sözcükler. Kışın ayazında sabahları içtiği süt gibi sıcacık. Okul denen cehennemden, öğretmen denilen zebaniden kurtulup eve varmak nasıl bir cennettir. Üstünü kirlettiği için dayak yemek kimin umurunda, azarlanmak, paylanmak kimin umurunda. Hepsi bildiği, anladığı dildedir. Nasıl da bir ninni gibidir bildiği dilde konuşan babasının azarı, anasının onu paylayan en keskin nazarı. Hangi iltifattan daha az değerlidir arkadaşının anladığı dildeki küfrü.
Kürt çocukları en çok dillerinden yaralıdırlar. Ne kadar büyürlerse büyüsünler hep çocuk ve yaralı kalmıştır dilleri. Okul, öğretmen ve kitap denen şeytan üçgeninde çocuklukları inim inim inletilmeyen Kürt çocuğu yoktur neredeyse. Doksan yıllık Türkiye Cumhuriyetinin en kanlı sayfasıdır çocukluğun “dilkırımı”. Dilkırımına uğrayan o çocuklar büyüdü, yetişkin oldu, kendi çocukları dilkırımına uğramasın; dil bulantısı, sözcük kusması yaşamasın diye savaştı, öldürüldü, tutuklandı, işkencelerden geçti. Dünya takviminin 2016 yılını gösterdiği bir zaman diliminde büyük bedeller ödeyerek Kürtler, çocukları kendi dillerinde çizgi filim izleyebilsinler diye bir televizyon kanalı yarattılar. Adına “Zarok Tv” dediler. Çocuk Tv yani. Kanayan çocukluklarını, yaralı dillerini tedavi edecek bir çocuk kanalı, Kürtçe konuşan masal karakterleri, çizgi film karakterleri. Şirinlerin Kürtçe konuşması ne de iyi geliyordu çocuklukları yaralı büyüklere. En az çocuklar kadar büyükler de izliyordu Zarok TV’yi.
Yirmi birinci yüzyılın iki bin on altısında dünyanın en demokratik ülkesini yarattığını, Kürt sorununu çözdüğünü söyleyen, Kürtçe bir televizyon kanalı açan ve bununla öğünen bir iktidar, çocukların kendi dilleriyle çizgi film izlediği bir televizyon kanalını milli güvenlik kurulunun toplantı konusu haline getirip, bu kuruldan karar çıkartıp kapatıyor.
İktidarlar en çok çocukluğu sevmezler. Egemenler en çok çocukluktan korkarlar. Çocukluk saftır, masumdur; bir o kadar da asidir, bir o kadar kirli pazarlıklara uzak bir aklın sahibidir. Egemen akıl yeniden çocukluğumuza saldırıyor şirinlerin Kürtçe konuştuğu kanalı kapatarak. Çocukluğumuzun bulantılı, kusmalı dil faşizmini yeniden hortlatıyor, dilimizi ve anılarımızı yeniden kanatıyor. Kanayan sözcüklerle, yaralı bir dille dolu çocukluk anıları olan yeni bir nesil daha yaratılmasına izin vermeyeceğiz. Bütün masal kahramanlarını, bütün çizgi film karakterlerini yardıma çağıracağız, onlarla birlikte direneceğiz kanayan diller, bulantılı sözcükler dolanmasın diye çocuklarımızın hafızasına.