Grek’li düşünür Hesiodos Theogonia adlı eserinde "Başlangıçta Khaos vardı" yani düzenden önce uçurum ve boşluk vardı der. Öyle sanıyorum ki 1 Kasım seçimlerinden sonra birçok insan benim gibi kendini bir anlık şok ile kaosun içinde buldu. Hiç kuşkusuz kaosun içindeki uçuruma bakarken peki şimdi ne olacak diye sordular.
Öncelikle 1 Kasım seçimleri bir şeyi daha gösterdi. O da Kemalist ve MHP tabanının sarıldıkları paradigmalarının coğrafyamızın politik hayatını Tek Parti egemenliğine terk etmeleridir. Elbette bunun altında Kürt politik hareketine ilişkin eksik değerlendirmeleri ve Kürt politik hareketinin seküler, laik ve çağı belirleyen değerlere bağlılığını görmemeleridir. İşte tam da bu siyasi körlük yüzünden her iki partinin tabanı ve tavanı hepimizi Tek Parti rejimine mahkûm etti.
HDP’nin zor koşullarda göğüslediği baraj ipi ise çok önemliydi. Çünkü bu ülkede laikliğin garantisinin Kürt politik çevresi ve onunla ittifak kuranlardır.
Kim ne derse desin HDP için sonuç başarıdır. Ama şu an önünde çok ciddi problemlerle de karşı karşıyadır. Bu tüm Kürt politik hareketi için geçerlidir. Politik Kürt hareketi bir tarafta IŞ(İD) barbarlarıyla mücadele ederken diğer tarafta da çağın temel değerlerine bağlı kalarak zorlu bir mücadele vermektedir.
IŞ(İD) faktörü Barış projesinin yürütülmesi önünde ciddi bir engel olsa da hem Kürt Politik hareketi hem de muhatabı olan devletin bu projeyi yürütmekten başka şansları gözükmemektedir. Umuyoruz ki savaşa son verilip dondurulan barış görüşmeleri acilen hızlandırılmalıdır. Çünkü Kürt politik hareketinin sivil ayağı ciddi bir oyla TBMM’de temsil edilmektedir. Bunu iyi değerlendirip çağın temel değerlerine bağlı kalarak projelerini Türkiye coğrafyasının her köşesine taşıyacak ve gelecekte bu kesimler için umut olacaktır diye düşünüyorum.
Her ne kadar ilk şokla kaos duygusuna düştüysek de bunun iyi bir tarafının olduğu bilinmesi gerektiği inancındayım. Uçurumun kenarına gelmediğiniz uçurum kıyılarında yaşamadığınız sürece nasıl mücadele edeceğinizi bilemezsiniz. Onun için kaos ortamından hepimiz adına öğretici şeyler çakacaktır.
Çünkü kaos olmadan düzen de olmaz. Tarihsel hafıza bunun örnekleriyle doludur. Kürt politik hareketi ne kaoslar ne uçurumlar gördü, yaşadığımız kaostan da yüzünün akıyla çıkacağından kuşku duymuyorum. Yeter ki herkes kendine biçilen rolü doğru oynasın ve sivil hareket çağı belirleyen değerlere sırtını daha çok dayasın. İşte o zaman hem IŞ(İD) barbarlarının hem de Türkiye coğrafyasını zaptu rapt altına almak isteyenlerin şansı olmaz. Kürt siyasetçileri bu ülkenin hem umudur hem de demokrasi ve insan hakları mücadelesinin öznesidir.
Nietzsche, "Uçuruma bakan, zamanla içinde uçurum taşır" der. Hepimiz yeterince uçuruma baktık, halen içimizde uçurumlar taşıyoruz. Bizler belki de bunun için daha cesuruz ve başarısızlıkları başarıya çevirme gücüne sahibiz. Çünkü bizim umutlarımız var ve bize güvenen acımızı sevincimizi paylaştığımız halkımız var.