Ortadoğu’daki son tablo bir "kaos"a işaret ediyor.

Taşlar yerinden oynadı, oynayacak, yeni bir yapılanmanın kapıları teoriye bağlı değil.
Fiili gelişmeler, Kürtler, Filistinliler ve İsrail için beklenmedik gelişmelere yol açabilir nitelikte.
"Rojava için savaş"
Aktardığım yazı 17.07. tarihli, günlük bir Alman gazeteden. Sendikacı bir arkadaşımla, "Rojava"yla ilgili konuştuğumda, "Rojava"nın nerede olduğunu aktarmama gerek yok.
Otuzbeş yıldan bu yana, coğrafik olarak Kürtler’in ürettiği ve uluslararası hafızaya eklenen "tek" terim olduğunu gözlemliyorum.
Rojava’dan sonra IŞİD harekete geçti.
IŞİD, Kürdistan’ın en zayıf halkasında ortaya çıktı.
En zayıf halkaya, tüm Kürdistan karelerinin kaderi yüklüydü.
Arap aktörler harekete geçtiler.
Sonrasında Musul işgal edildi. Kürtler’e karşı çıtası yüksek saldırgan siyasi Maliki, Amerika’dan yardım talebinde bulundu.
Türkiye’de Kürtler’e karşı dengesini bir türlü tutturmayan "Erdoğan", IŞİD’e destek vererek, hem Kürtler’e karşı ve aynı zamanda, İsrail’i tehdit eden bir gücün müttefiği oldu.
Daha sonraki adımda, Güney Kürdistan’daki yönetim, "Bağımsızlık" için tarihi bir fırsatın ele geçtiğini görerek, adım atmak için harekete geçti.
Savaş’ta, parçalanan Kürdistan’ın, savaş ortamında yapılanacağı hipotezi için uluslararası güçlerden "evet" sinyali geldi.
Sonrasında karmaşa devam etti.
İsrailli üç genç kaçırılarak katledildi.
Failler bulunmadı.
Doğal adres olarak, Hammas gösterildi.
Gazze’den, havada tesirsiz hale getirilen roketler atıldı, İsrail, Gazze Şeridi’ndeki sivilleri savunmasız bırakan, hava saldırıları gerçekleştirdi.
Akabindeki gelişmelerden sonra, Gazze Şeridi’ni istila harekatı başlatıldı.
İntikam düğmesi işledi ve Filistinli kadınlar ve çocuklar katledildi.
İki haksız yönetim: Netanyahu Hükümeti ve Hammas, Yahudi ve Filistin halkları arasında inşa edilebilecek barış köprülerini dinamitlediler.
"Tüm Filistinliler öldürülsün" fikrinin "doğal" sayıldığı bir İsrail kamuoyu oluşturulmak istendi.
Erdoğan, Türkiye’nin derin müttefiği İsrail’in kalbini hedef aldı ve onların da "Hitler’in izinde" olduğunu vurguladı.
Türkiye’deki egemen medyayı aktarmayacağım, ancak onu temsilen, Ertoğrul Özkök’ün Kürdistan çocukları için kapanan hafızası açıldığını haber vermek istiyorum: "Hafızam kapanmış, unutmuşum ki, çocuk denen varlığın zerre kadar kıymeti yoktur bu bölgede…"
Sonuçta; Kürdistan sancılı bir doğumun eşiğinde.
Rojava Devrimi, yıldönümünde direniyor: Karşısında IŞİD, pusudaki Esad rejimi, Türkiye, Katar… var.
Rojava’yı koca bir dünya destekliyor.
Ortadoğu’da şimdilik "favori umut".
İsrail tedirgin ve belki de yeni bir "işgal manevrasında".
Filistin halkı çaresiz.
Yahudi halkı, panik içinde.
Ve yakın gelecek, şimdiden tahmin edemeyeceğimiz birçok gelişmeye açık.
Tahmin edilebilecek versiyon: çok şey eskisi gibi durmayacak…