Açlık grevini 200 gün sürdüren DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, Öcalan’ın avukatlarının basın toplantısından sonra yaptığı açıklamada, direnişin mutlak tecridin kırılmasına yönelik bir kapı araladığını, ancak tamamen kaldırılması için farklı yöntemlerle aktif mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Güven, şunları ifade etti: “Bu sorumlulukla ve bilinçle hareket edeceğime söz verirken, bugünden itibaren başlatmış olduğum açlık grevi eylemimi sonlandırıyorum. Belirtmek isterim ki; açlık grevi direnişimiz amacına ulaşmıştır. Tecride karşı direnişimiz ve toplumsal barış için mücadelemiz her alanda sürecektir.”
Öcalan’ın “Eyleminizin sona ermesini bekliyorum” çağrısından sonra açlık grevinde olan HDP’li vekiller, Leyla Güven’in mesajını açıkladı. Açlık grevi eylemini sonlandırdığın söyleyen Güven, “Bu mücadelenin varması gereken yer onurlu bir barıştır” dedi.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’den açıklama geldi. HDP Amed İl binasında 85 gündü açlık grevinde olan milletvekilleri Tayip Temel, Dersim Dağ ve Murat Sarısaç, kameraların karşısına geçerek, Güven’in mesajını açıkladı. Açıklama öncesi TUAY-DER Şubesi’nde toplanan tutsak yakınları, buradan parti binasına yürüdü. Yürüyüşte anneler, sık sık “Selam selam İmralı’ya bin selam” sloganı attı. “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxwedana zindanan” sloganlarıyla basın açıklamasının yapılacağı salona giren anneler, gözyaşlarına da hakim olamadı. Açıklamaya, tutuklu anneleri ve HDP milletvekilleri de katıldı.
Güven’in Kürtçe açıklaması
HDP Hakkari Milletvekili Tayip Temel, basın metnini okumadan önce kısa bir açıklama yaptı. Temel, Leyla Güven’le başlayan ve binlerce tutsağın katılımıyla devam eden açlık grevi ve 30 tutsağın sürdürdüğü ölüm orucu eyleminin, Öcalan’ın çağrısı üzerine sona erdiğini söyledi. Temel, “Bu direnişin sembolü ve öncüsü Leyla Güven, bizim aracılığımızla mesajını kamuoyuna paylaşmasını istedi, kendi isteği doğrultusunda açıklamasını Kürtçe yapacağız” dedi.
Bu utancı, devrimcilik önler
Temel, daha sonra Güven’in Kürtçe açıklamasını okudu. Leyla Güven’in yaptığı açıklama şöyle: “Kürdistan’ın da içinde bulunduğu Ortadoğu coğrafyası, ateş topu misali tüm yakıcılığı ile tam bir savaş alanıdır. Bu savaş alanında Kürtlere karşı siyasal, kültürel inkar ve teslimiyet politikaları dayatılarak, özgür yaşamı engelleniyor. Bu engellerin aşılması için Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik ulus perspektifi artık kabul gören bir gerçektir. Dünyayı sarsmaya devam eden Rojava Devrimi deneyiminde de görüldüğü üzere, Demokratik Ortadoğu tezi bu coğrafyadaki bütün halkları kapsamaktadır. Kürt sorunun Ortadoğu genelinde demokratik çözümü için projesi olan en önemli aktör Sayın Öcalan’dır.
Sayın Öcalan şahsında tüm topluma yayılan tecrit, her şeyden önce insan olmanın utancını yaşatıyor. Buradan hareketle diyebilirim ki, bizim tek şansımız devrimci oluştadır. Çünkü bir tek devrimcilik bu utancı önleyebilir ve hoş görülemez olana, gaspa karşı durabilir.
Düşüncelerinin paylaşılmasının önemi
Ben Kürt halkının bir ferdi olarak 1994’ten beri kesintisiz olarak farklı alanlarda siyasi faaliyetler yürüttüm. Yaşadığımız bütün hukuksuzluklara rağmen mücadelemizi sürdürdük. Ancak gelinen aşamada doğru, etkili, öngörülü, kapsayıcı bir siyaset yürütemediğimi net olarak görebiliyorum.
Sayın Öcalan üzerindeki tecridin bir halka uygulanan tecrit olduğunu bilerek, özgür irademle süresiz ve dönüşümsüz açlık grevini başlattım. Tecrit kaldırılana kadar da sürdüreceğimi belirttim. Çünkü son 20 yıldır mutlak tecrit altında olmasına rağmen barış çabalarından asla taviz vermeyen Sayın Öcalan’ın düşüncelerinin dışarı çıkması, sadece Kürtler için değil bu topraklarda yaşayan bütün halklar için son derece önemlidir.
Eylem, bir direniş yılına dönüştü
Bugün açlık grevimizin 7. ayındayız. Başta Nasır Yağız olmak üzere, zindanlarda, ‘yaşamı uğruna ölecek kadar sevenlerin’ yoldaşları olan binlerce arkadaşım büyük bir güç ve destekle bu eylemi sahiplendi. Direnişimiz Strasbourg’tan dünyanın dört bir yanına yayıldı ve üç vekil arkadaşım da bu süreçte bizimle birlikte direnişi büyüttü. Böylece bu eylem bir direniş yılına dönüştü.
Sürecin gerçek kahramanları
Bu süreç boyunca açlık, sessizlik değil ama bizi yaşatmak uğruna yaşamlarını feda eden, sessizliğe canlarıyla çığlık olan yoldaşlarımızın şehadetleri ile burulduk, zorlandık. Zülküf Gezen, Ayten Beçet, Zehra Sağlam, Medya Çınar, Yonca Akici, Siraç Yüksek, Mahsum Pamay, Ümit Acar ve Uğur Şakar. Onlar bu sürecin gerçek kahramanları ve sahipleridir. Her birini saygıyla ve minnetle anıyorum...
Ayrıca 27 gündür sürdürülen ölüm orucu direnişini de özellikle vurgulamak istiyorum. 30 yoldaşımız zaten sürdürdükleri açlık grevi eylemini ölüm orucuna dönüştürerek, tecride karşı sarsılmaz bir iradeyi ortaya koydular.
Tecridin kaldırılması halklara kazandırır
Bizler topraklarımızda yaşanan acıların son bulması, onurlu bir barış için Sayın Öcalan’ın tek muhatap olduğunu biliyoruz. Bu açlık grevi direnişinin amacı da Sayın Öcalan üzerindeki hukuksuz ve insanlık dışı tecridin kaldırılarak, Ortadoğu’yu da kapsayan barış çabalarının önünün açılmasıydı. 2 Mayıs’ta yapılan görüşmede kamuoyu ile paylaşılan 7 maddelik deklarasyon niteliğindeki çözüm önerileri, Sayın Öcalan’ın Türkiye demokrasisine sunacağı katkının somut ifadesidir. Bu nedenle İmralı tecrit sisteminin kaldırılması, Kürtler kadar Türkiye halkları açısından da kazanımlar sağlayacaktır.
Anneler ve evlatları umut oldu
Bu süreçte sokağa çıkan beyaz tülbentli analar da dünyanın diğer ucundan, Arjantin’den beni ziyarete gelen Plaza De Mayo annesi Nora da “barış”ın annelerin kutsal direnişi ile yeşereceğini bir kez daha gösterdi. Anneler ve evlatları yeni bir umudun tomurcuğu oldular.
Kırılmasına yönelik kapı aralandı
Geldiğimiz aşamada, direniş mutlak tecridin kırılmasına yönelik bir kapı araladı. Sayın Öcalan ile ilk olarak kardeşi Mehmet Öcalan, ardından da iki kez avukatları görüştüler. Ancak tecridin tamamen ortadan kaldırılması için farklı yöntemlerle aktif mücadelemize devam edeceğiz. Bunun yükümlülüğü artık biz aktif demokratik siyaset yürütenlerin omuzlarındadır. Siyaset çözüm üretemiyorsa yeni sorunlar yaratır.
Eylemi sonlandırıyorum
Bu sorumlulukla ve bilinçle hareket edeceğime söz verirken, bugünden itibaren başlatmış olduğum açlık grevi eylemimi sonlandırıyorum. Belirtmek isterim ki; açlık grevi direnişimiz amacına ulaşmıştır. Ancak tecride karşı direnişimiz ve toplumsal barış için mücadelemiz her alanda sürecektir. Bu mücadelenin varması gereken yer onurlu bir barıştır.
Bu faşizm ve baskı ortamında direnişimize ses veren, ses olan, bize inanan, umudunu kaybetmeyen herkese çok teşekkür ediyorum. En başta da bütün saldırı ve engellemelere rağmen alanları terk etmeyen Barış Anneleri ve tüm kadınlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. ‘Umut zaferden değerlidir’, umut ettik ve başardık.”
Diğer üç vekil de
Temel, Güven’in açıklamasını okuduktan sonra HDP il binasında açlık grevinde olan milletvekilleri ve tahliye edilmeleri ardından açlık grevi eylemlerini evlerinde sürdürenler adına kısa bir konuşma yaptı. Temel, “Bu salonda 85 gündür direnişini sürdüren 3 HDP milletvekili olarak eylemimizi sonlandırıyoruz. Kendim ve arkadaşlarım adına belirtmeliyim ki; bizimki bu direnişin gerçek sahiplerinin yarattığı nehirde sadece 3 damla oldu. Bu destanın gerçek sahipleri zindanlardaki devrimcilerdir, annelerdir. Selam olsun analara” şeklinde konuştu.
AMED
Leyla Güven hastaneye kaldırıldı
Güven, Amed’in Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’ndeki evinden hastaneye kaldırıldı. Tekerlekli sandalye ile sağlık ekipleri eşliğinde evinden çıkarılan Güven, ambulansa bindirilmeden önce evinin bulunduğu sitede kısa bir açıklama yaptı. Bugüne kadar ilgi gösteren, katkı sunan herkese teşekkür eden Güven, “Bu kolektif bir direnişti. Bu direnişle Türkiye halkları kazandı, demokrasi kazandı. Sayın Öcalan’ın sesinin dışarı çıkması Türkiye’nin demokrasisi ve Ortadoğu’nun barışı için çok önemliydi. Keşke hiçbir kayıp olmadan başarsaydık ama yüreğimiz buruk. Gerçekten direniş kazandı, zindanlar kazandı” dedi. Açıklamanın ardından Güven, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastaneye götürülen Güven’e, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ve HDP Milletvekili Saliha Aydeniz de eşlik etti.
Bu arada HDP İl binasında 3 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan HDP milletvekilleri Dersim Dağ, Murat Sarısaç ve Tayip Temel de hastaneye kaldırıldı.
Tahliye edildikten sonra evlerinde eylemlerine devam edenlerin tamamı da dün itibarıyla hastanelere götürüldü.
Güney Kürdistan’dakiler de bitirdi
Federe Kürdistan’ın Hewlêr, Süleymaniye, Mexmûr ve Germiyan kentlerinde de açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri sonlandırıldı. Nasır Yağız, “Eylemimizi sonlandırmamız, mücadelenin sona erdiği anlamına gelmiyor” dedi.
Hewlêr’de tecride karşı 187 gündü açlık grevi eyleminde olan Nasır Yağız, eylemini sonlandırdığını açıkladı. Yağız, şunları söyledi: “İlk gün belirttiğimiz gibi bizim için esas olan Önder Apo’nun sözüdür. Şuana kadar eylemimize yoldaşlık ruhuyla yaklaştık. Önder Apo’nun çağrısıyla, zindandaki yoldaşlarımız, Leyla Güven yoldaşımız ile birlikte eylemimizi sonlandırıyoruz. Önder Apo’nun, zindandaki yoldaşlarımın ve Özgürlük Hareketi’nin önünde saygıyla eğiliyorum. Eylemimizi sonlandırmamız, mücadelenin sona erdiği anlamına gelmiyor. Demokrasi için özgür bir Kürdistan için mücadelemize devam edeceğiz. Beyaz tülbentli annelerimiz bizi hiç yalnız bırakmadı, Kürt dostları ve arkadaşlarımız, parti, örgüt ve özgür basın ilk günden bu yana bizi yalnız bırakmadı. Teşekkür ediyoruz.”
Süleymaniye’de 13 gündür ölüm orucunda olan Mervan Memduh Özdemir de eylemine ilişkin bir açıklama yaptı. Özdemir açıklamasında şunları belirtti: “Önder Apo’nun verdiği mesajı aldık. Tecridin kırılmasıyla amacıyla başlattığımız bu eylem bugün amacına ulaştı. Türk devleti tecritle Kürt halkının yok etmek, iradesini kırmak istiyordu. Önder Apo’nun yoldaşları tecride karşı büyük bir direniş, büyük bir irade ortaya koyduk. Amacımız Önder Apo’nun özgürlüğüdür ve bu gerçekleşmeden mücadelemiz, direnişimiz bitmeyecek. Eylemimi bugün sonlandırıyorum ama mücadelemi aynı kararlılıkla sürdüreceğim.”
Fadile Tok, Mexmûr’da 12; Herêm Mahmud ise Kelar’da 92 gündür açlık grevindeydi.
HDP: Büyük kararlılık kazandırdı
HDP Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, tecride karşı direnişin sonuç verdiğine dikkat çekerek, “Büyük kararlılık kazandırdı” dedi.
Buldan ile Temelli’nin açıklaması şöyle: “Açlık grevcilerinin talebi olan İmralı’da Sayın Öcalan’a ve diğer hükümlülere yönelik ağırlaştırılmış mutlak tecridin sona ermesi, iç ve uluslararası hukuk açısından hükümlü haklarının kullanılabilir hale gelmesi, avukat görüşlerinin yapılabilir olması olumlu bir adımdır. Hukukun uygulanması için bedel ödeyerek açlık grevi ve ölüm orucuna yatan tüm tutuklu ve hükümlüler özgürlük ve barış, hukuk ve demokrasi için büyük bir kararlılık göstermiştir.
Bu süre boyunca 8 insanın canını yitirmesi hepimizi büyük acılarla karşı karşıya bırakmıştır. Ne yazık ki, böyle acılarla karşılaşmayalım diye verdiğimiz çabalar yetersiz kalmış, can kayıpları önlenememiştir. Onlara büyük bir üzüntü ve acıyla bir kez daha rahmet, ailelerine ve halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Çabalarımızı yoğunlaştıracağız
Önümüzdeki dönemde demokratik siyaset alanındaki eksiklerimizden de ders çıkararak demokrasi, özgürlük ve barış mücadelesini daha kararlı ve örgütlü sürdürmek, demokratik siyaseti başarılı kılmak için çabalarımızı daha da yoğunlaştıracağız.
Etkili ve hızlı tedavi
Şimdi açlık grevini sürdürmüş olanların sağlıklarına hızla kavuşarak bu süreci tamamlamaları için bütün gücümüzle çalışacağız. Etkili ve hızlı tedavi sağlanması önümüzde duran en acil ve önemli görevdir. Bu konuda Sağlık ve Adalet Bakanlıklarına, bu alanlardaki meslek örgütlerine, TTB ve TİHV’e tüm insan hakları kuruluşlarına büyük bir görev ve sorumluluk düşmektedir. Bizler sürecin yakından takipçisi olacağız.”
Şimdi özgürlükleri için
Gebze’deki tutsak anneleri, Gebze’den İmralı’ya selam göndererek, “Sayın Öcalan’ın özgürlüğü temennimizdir. Sayın Öcalan ve yanındaki arkadaşları özgür olana kadar mücadeleyi bırakmayacağız” dedi.
Aileler, 9 Nisan’dan itibaren her gün Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi önünde nöbet eylemi gerçekleştirdi. Nöbet tutan anneler, 22 Mayıs’ta Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmenin ardından kamuoyuyla paylaşılan mesajına ilişkin Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gebze ilçe binasında açıklama yaptı. Açıklamadan önce Asrın Hukuk Bürosu avukatları tarafından açıklanan mesajı pür dikkat izleyen aileler, ardından Amed’de yapılan açıklama ile tutsakların açıklamalarını televizyondan takip etti. Aileler, İmralı’dan gelen mesajla birlikte açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerinin son bulmasını slogan ve zılgıtlarla karşıladı. Anneler, Leyla Güven adına yapılan açıklama öncesi beyaz tülbentli annelerin söylediği şarkılara da eşlik etti.
Daha sonra aileler adına açıklamayı, Gebze Cezaevi’nde 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan Newroz Bozkurt’un annesi Sultan Bozkurt yaptı. Birçok defa engellendiklerini ve polis baskısına maruz kaldıklarının altını çizen Bozkurt, “Yeri geldi gözaltına alındık, yeri geldi yerlerde sürüklendik, yeri geldi hakaretlere maruz kaldık. Ama hiçbir zaman vazgeçmedik. Bize ‘teröristsin’ diyorlardı. Biz akşamı, sabahı, tüm engellemelere, yol kesmelerine rağmen cezaevi önlerine gidiyorduk. 4 bine yakın insan açlık grevine başladı. 30 kişi de ölüm orucuna başladı. Çocuklarımızın tek bir isteği vardı ve bizim de isteğimiz aynıydı” dedi.
Açlık grevleri konusunda bir sessizliğin olduğundan söz eden Bozkurt, “Bu direniş biz annelerin yüreklerini de yaktı. Çocuklarımızın başlattığı eylem de bizim yüreklerimizi yaktı. Gebze polisleri çok zulüm ettiler bize. Ama biz Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kalkana kadar eylemlerimize devam ettik. Şayet tecrit kalmasaydı eylemlerimize devam edecektik ve edeceğiz” diye konuştu.
Açıklama atılan sloganlarla sona erdi.