
Kızıl Ordu Freaksiyonu RAF’ın kurucularından Ulrike M. Meinhof, bugün hâlâ Avrupa solunun en çok tanınan ve en tartışmalı figürlerinden biri. 1970 yılında, kalemle başladığı politik mücadele hayatını silahla sürdürmeye karar veren Meinhof’u vicdanlara seslenmek yerine, kapitalizme karşı doğrudan eyleme girişmenin sembolü haline getirdi. RAF’ın önderleri arasında olan gazeteci Ulrike M. Meinhof’un 1959-1969 yılları arasında Almanya’nın en çok okunan ve en etkili sol dergisi Konkret’de yayımlanan makaleleri, Sel yayıncılık tarafından Levent Konca’nın çevirisiyle “Protestodan Direnişe” adlı kitapta yayınlandı.
Etkisi büyük bir azınlık
Kitabın çevirmeni Levent Konca sunuş yazısında “Kitap, meclise giremediği için değil, kendini sokağa ait gördüğü için sokağa çıkan, aralarında Ulrike Meinhof’un da bulunduğu kendisi küçük ama etkisi büyük bir azınlığın yeraltında silahlı mücadeleye atılmasına tanıklık ediyor” diye kaydediyor. ‘Protestodan Direnişe’, Nazizm kâbusunu üzerinden atmaya çalışan Almanya’nın ruh haline, nükleer silahlanmanın insanlık için tehdit olduğu günlere, Vietnam savaşına tepki gösteren 68 hareketine Meinhof’un kaleminden mercek tutuyor. Meinhof, aynı zamanda kadın sorunu, göçmen işçilerin durumu ve toplumsal muhalefetin ve öğrenci hareketlerinin filizlenmeye başladığı bir dönemi tüm hatlarıyla yansıtıyor.
Ulrike M. Meinhof kimdir?
1934 yılında Oldenbug’da doğdu. Marburg ve Münster üniversitelerinde felsefe, pedagoji, sosyoloji ve Alman dili ve edebiyatı okudu. 1956 yılında yasaklanmasının ardından üye olduğu Almanya Komünist Partisi’nden 1964 yılında ayrıldı. 1959–1969 yılları arasında konkret dergisinin yazar kadrosunda yer aldı. Hessischer Rundfunk için radyo haberleri ve röportajlar hazırladı, 1994 yılına dek sansüre takılan Bambule adındaki televizyon oyununun senaryosunu kaleme aldı. 1970 yılında yeraltına geçerek şehir gerillası örgütü Kızıl Ordu Fraksiyonu’nun kurucuları ve önderleri arasında yer aldı. 1972 yılında yakalanarak, hücresinde asılarak öldürüldüğü 1976 yılına kadar Stammheim Cezaevi’nde tecrit koşullarında yaşadı.
RAF’ın sosyolojisi
Kızıl Ordu Fraksiyonu’nu anlatan diğer bir kitapta “Kızıl Ordu Fraksiyonu Batı Avrupa’da Şehir Gerillası” adıyla Metis yayınlarından çıkmıştı. Anne Steiner ve Loic Debray’ın yazdığı kitap, RAF’ı konu alan bir örgüt sosyolojisi kitabı olarak okunuyor. Kitap, 1968-1977 arasındaki Alman basınında yer alan haberler, Raspe, Baader, Meinhof ve Ensslin’e açılan Stammheim Davası dosyası, RAF’ın 1970-1984 arasında kaleme alınmış metinleri, grubun eski üyeleri, militanları, avukatları ve sempatizanlarıyla yapılan görüşmelerden oluşuyor. Yazarlar, aynı zamanda ekonomik olarak gelişmiş ve demokratik kurumlara sahip bir ülkede, belirli bir anda silahlı mücadele grubunun nasıl oluşabildiğini, hangi aşamalardan geçtiğini, sürekliliğini nasıl sağladığını ele alıyor.