
Türk Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın MİT Müsteşarı Hakan Fidan için “sır küpüm” dediğini hatırlatan Kaplan, Roboskî’de 34 sivilin savaş uçaklarıyla katledilmesine atıfta bulunarak, “Başbakan ‘İmralı‘ya da Oslo’ya da benim emrimle gitti’ dedi. O sır küpünün içinde başka neler var, yakın zaman Uludere de var mı?” diye sordu.
Erdoğan itiraf etti
Erdoğan’ın sözlerini itiraf olarak nitelendiren Kaplan, “Çünkü o zaman yapılan ‘devlet görüştü, hükümet görüşmedi’ tartışmaları da artık geride kalmıştır. Başbakan’ın, hükümetin emriyle yapıldığını bizzat ortaya çıkmıştır” dedi. Kaplan, görüşmelerde nerelerde tıkanma yaşandığını, bu tıkanmaların nasıl giderileceğini de Başbakan’ın açıklaması gerektiğini vurguladı.
ANKARA
Erdoğan: Devlet değil ben gönderdim!
Türk Başbakan Erdoğan, “Devlet adına görüştü” dediği MİT Müsteşarı Fidan’ı İmralı‘ya ve Oslo’ya gönderenin kendisi olduğunu söyledi ancak PKK’ye verilmiş herhangi bir söz olmadığını ileri sürdü.
Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Çin gezisi dönüşünde beraberindeki gazetecilere yaptığı açıklamada, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan için, “Benim sır küpüm, İmralı‘ya da gönderen benim, Oslo’ya da gönderen benim” dedi.
Hakan Fidan’ı savundu
Erdoğan, Çin dönüşünde MİT Müsteşarı Fidan’a sahip çıktı ve “O benim sır küpüm” dedi. Erdoğan, MİT Müsteşarı Fidan ile ilgili ifade kararı için soruşturma yaptırıp yaptırmadığıyla ilgili şunları söyledi: “İmralı‘ya da gönderen benim, Oslo’ya da gönderen benim. Niye, ortada bir problem var.”
Müzakereleri inkar etmişti
Oysa ki Erdoğan, 23 Mart’ta yaptığı açıklamada “PKK asla masaya oturulmayacağını” söylemişti. Erdoğan, “Terör örgütü ile sonuna kadar mücadele, siyasi uzantısıyla da müzakere. Biz buna her zaman hazır olduğumuzu söyledik. Tabii ki terör örgütü ile kalkıp bizler siyasi irade olarak herhangi bir masada görüşme asla ve kat’a yapmayız” demişti. Başbakan Erdoğan, MİT krizinin ardından da “Fidan’ı yedirmem, Hakan Fidan orada devlet adına görüştü” demişti. Erdoğan, 21 Ağustos 2010’da Kayseri mitinginde yaptığı konuşmada ise “Bizim dört kez bunlarla bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde verecekler” diye konuşmuştu. Erdoğan, AKP hükümetlerinin “hiçbir terör örgütüyle masaya oturmayacağını, müzakere ve anlaşma yapmayacağını“ ifade etmişti.
HABER MERKEZİ
Aleviler Erdoğan’ı suçladı
Hüseyin Karababa, suç duyurusu dilekçesini savcılığa vermeden önce, beraberindekilerle Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Kardeşinin Madımak Oteli’nin yakılması sonucu hayatını kaybedenler arasında olduğunu anlatan Karababa, olayla ilgili dosyası ayrılan 7 sanık hakkındaki davanın 13 Mart 2012’de zaman aşımı ve ölüm nedenleriyle düşürülmesine karar verildiğini anımsattı. Karababa, davanın ardından Başbakan Erdoğan’ın gazetecilere konuyla ilgili yaptığı açıklamada ‘’Hayırlı olsun’’ ifadesini kullanması nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
Karababa açıklamasında Başbakan tek başına nefret suçu işleyerek, geçmişten bugüne Alevilere karşı sürdürdüğü nefret suçunu devam ettirmektedir. Biz bu davayı toplumsal bir dava olarak görüyoruz ve Başbakan’ın toplum nezdinde işlediği suç için yargılanması için suç duyurusunda bulunuyoruz” dedi.
Ailelere hakaret etti
Davanın avukatlarından Şenal Saruhan ise, “35 İnsanın hayatını kaybettiği bir olaydan sonra o olayı hayırla yad etmek orada hayatını kaybeden insanların yakınların yapılmış büyük bir ayıptır ve topluma hakaret etmek demektir” dedi. n ANKARA