ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran ile yeniden ve daha da kapsamlı bir nükleer anlaşmadan yana olduklarını söyledi. ABD’nin son olarak İran Dışişleri Bakanı Zarif’i yaptırımlar listesine almasıyla iki ülke arasındaki gerilim daha da artıyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ülkesinin İran ile diplomatik çözüm ve yeni, kapsamlı bir nükleer anlaşmadan yana olduğunu söyledi. Bu arada ABD’nin İran’a dönük yaptırımlarına her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Önceki gün de ABD, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif için yaptırım kararı aldı. Pompeo: Azami baskı kampanyası sürecek ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, İran devam eden gerilime ilişkin açıklamalarda bulundu. Pompeo, düzenlediği basın toplantısında, “ABD, İran rejiminin yıkıcı tutumuna yönelik diplomatik bir çözüm aramaya devam ediyor” dedi. Diğer yandan Pompeo, “İleriye dönük tek yol, İran’ın tehditlerinin tamamını kapsayan kapsamlı bir anlaşma” ifadelerini kullandı. Pompeo, bu sonuç gerçekleşinceye kadar ABD’nin İran’a karşı azami baskı kampanyasına devam edeceğini söyledi. Almanya: ABD’nin planında yokuz Öte yandan ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda ticaret yolunu İran’a karşı korumak için Almanya’dan istediği askeri katkı Berlin yönetimi tarafından resmen reddedildi. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, “Washington ile farklı görüşe sahibiz” dedi. İran kolluk gücünün Hürmüz Boğazı’nda İngiltere bandıralı bir petrol tankerini alıkoymasının ardından patlak veren krize batılı ülkeler çözüm arıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki “ticaret yolunun güvenliğinin sağlanması” için bölgeye askeri güçlerin kaydırılmasını istiyor. Bunun için de Washington yönetimi bir süredir Berlin’den askeri destek koparmak için baskı yapıyordu. Almanya’da birkaç gündür üzerinde tartışılan ABD’nin talebine Angela Merkel’in başbakanlığındaki federal hükümet olumsuz yanıt verdi. Açıklama Nazi rejimine karşı Varşova’da verilen direnişin 75. yıldönümü nedeniyle Polonya’nın başkenti Varşova’da konuşan Dışişleri Bakanı Heiko Maas’tan geldi. ABD’nin önerdiği ve öncülük ettiği Körfez’e yönelik misyonda Almanya’nın olmayacağını bildiren Maas, bu konuda Fransız ortaklarıyla sıkı temaslar içinde olduklarını bildirdi. ABD’nin baskıyı artırmaya yönelik yöntemleri yanlış bulduklarını söyleyen Sosyaldemokrat (SPD) Alman Dışişleri Bakanı “Çözüm için askeri gerginlik yerine diplomasi devreye girmeli” diye konuştu. Her ne kadar CDU/CSU ve SPD’den oluşan Federal Koalisyon Hükümeti’nde SPD, dünyanın farklı bölgelerinden talep edilen Alman askeri konusunda daha başlangıçta “Hayır” yanıtı verse de hükümetin diğer ortakları aynı şekilde düşünmüyor ve SDP ile farklı görüşleri savunuyor. SPD cephesi plana askeri katkı verilmesine karşı çıkarken, CDU’lu yöneticiler açıkça Almanya’nın bölgeye askeri güç gönderilmesini istiyorlar. Maas’ın açıklamaları bir yana, Federal Savunma Bakanı ve aynı zamanda Almanya Başbakanı Angele Merkel’in partisi CDU’nun Genel Başkanı Annegret Kramp-Karrenbauer da önceki gün yaptığı açıklamada ABD’nin talebini incelediklerini ve henüz nihai kararı vermediklerini belirtmişti. Kramp-Karrenbauer, söz konusu misyon İngiltere ve Fransa ile temas içinde bulunduklarını aktarmıştı.   [caption id="attachment_194694" align="aligncenter" width="705"] Heiko Maas[/caption] ABD öncülük etmeyi düşündüğü bu plana, Almanya’nın yanı sıra Japonya, Fransa, Güney Kore ve Avustralya’yı katmak istiyordu. Diğer ülkelerden henüz resmi bir açıklama yapılmazken gemisine el konulan İngiltere de geçtiğimz günlerde Hürmüz Körfezi’nde ABD’nin planına benzeyen ‘Avrupa misyonu’ planını devreye sokacağını açıklamış, Avrupa ülkeleri nezdinde diplomasi faaliyetleri yürütmüştü. Hali hazırda Fransa, İtalya, İspanya ve Danimarka gibi ülkeler ise İngiltere’nin önerdiği ‘Avrupa misyonuna’ sıcak bakıyor. Zarif’e yaptırım ABD-İran çelişki ve çatışması karşılıklı açıklamalar ve hamlelerle her geçen gün bir az da sertleşirken, ABD’nin İran’a dönük yaptırımları ise sürüyor. Son olarak İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de ABD’nin yaptırımlar listesine dahil oldu. ABD Hazine Bakanlığı, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’e karşı yaptırım kararı aldıklarını bildirdi. Bakanlık Zarif’i “Propaganda ve dezenformasyon kampanyalarını yurtdışına yayan rejimin yüzü” olarak tanımladı. Yaptırım kararı, Zarif’in ABD’deki olası mal varlıklarını dondurmayı ve onunla yapılacak tüm ticari işleri yasaklamayı öngörüyor. Washington’un ayrıca Zarif’in yurtdışına çıkışını engelleme arayışında olduğu belirtiliyor. ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, “Cevad Zarif, İran dini liderinin dikkatsiz politikaların hayata geçirdi ve rejimin dünyadaki birinci sözcüsüdür” dedi. Zarif ise Twitter üzerinden yaptırımlara yanıt verdi. Zarif, yaptırımların kendisi ve aile bireyleri üzerinde hiçbir etkisinin olmayacağını zira İran dışında hiçbir varlığının olmadığını savundu. Zarif, ayrıca mizahi bir dil kullanarak, ABD’nin kendisini “Siyasetleri için bir tehdit olarak değerlendirmesinden dolayı” teşekkür etti. Zarif, “ABD’nin bana yönelmesinin nedeni, İran’ın dünyadaki birinci sözcüsü olmamdandır” diye ekledi. Bu arada İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in ABD tarafından yaptırım kapsamına alınmasını “çocukça bir davranış” olarak nitelendirdi. Ruhani ABD’nin bu hamlesinin korkudan kaynaklandığını da iddia etti. Ruhani, yabancı medya mensuplarına verdiği demeçte, “Amerikalılar çocukça bir davranışta bulunma yoluna gitti. Çocukça olarak nitelemekten daha iyi bir yol yok. Hem her gün “Biz önkoşul olmadan müzakere etmek istiyoruz” diyorlar, hem de Dışişleri Bakanı’na yaptırım uyguluyorlar. Bu da mantıklı düşünme gücünü yitirdiklerini gösteriyor” dedi. Müzakerelerin Dışişleri Bakanlığından geçtiğini belirten Ruhani, “Müzakere için başka bir yol yok. Diplomasi bakanlığı Dışişleri Bakanlığıdır” dedi. HABER MERKEZİ  

İran’ın petrol ihracı dipte

ABD’nin 2018 yılının Mayıs ayında tek taraflı nükleer enerji anlaşmasından çekilmesinin ardından İran ile aralarında başlayan kriz, İran’ın ekonomisini vurmaya devam ediyor. ABD’nin İran’a uyguladığı ambargodan ötürü İran petrol ihracatı dibe vurdu. Daha önce günde 2,5 milyon varil petrol ihraç eden İran, ambargonun ağırlaştırılması ile ihracatı günde 120 bin varile kadar düştü. Nükleer enerji anlaşmada çekildikten sonra ABD, İran’a uyguladığı ekonomik ambargoları da ağırlaştırmaya başladı. İran’dan petrol alan ülkelerin, alışını durdurmasından kaynaklı ekonomik kriz her geçen gün derinleşirken, Mayıs 2019’a kadar ambargodan muaf tutulan Irak ve Türkiye’nin de arasında olduğu 8 ülkeye ihracatın durmasıyla birlikte, İran’ın petrol satışı iyice azaldı. İran, ambargonun ağırlaşmasıyla birlikte günde 2,5 milyon varil olan petrol satışı, 120 bine düştü. Ancak İran’ın ekonomisinin petrol ihracatı üzerine kurulu olduğu göz önünde bulundurularak, bu durum her geçen gün krizin derinleşmesi anlamına geliyor. İran’ın şu anda 56 milyon varil petrolü ise denizde alıcı bekliyor. TAHRAN