
Türkiye tarihinin en kanlı katliamlarından biri, 2 Temmuz 1993’te bir Cuma günü Sivas'ta gerçekleşti. Kendilerinden 400 yıl önce yaşayan Pir Sultan Abdal'ı anmak isteyen 33 ardılı, konakladıkları Madımak Oteli'nde diri diri yakıldı. Dün binlerce kişi, katliamın kurbanlarını andı, hem adalet taleplerini hem de Alevi toplumunun gasp edilen haklarını tekrarladı.
Birçok ilden ve yurt dışından katliamı lanetlemek için gelen binlerce kişi, Sivas girişinde bir saat arayla 2 kez kimlik kontrolünden geçirildi. Polis, kitlenin getirdiği pankartları tek tek kontrol ettikten sonra fotoğraflarını çekti. Gelenler, sabah saatlerinde Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı tarafından karşılandı. Kahvaltıdan sonra vakfın önünde toplanan kitle, “Karanlığa geçit vermeyeceğiz, hesap soracağız” ve “Alevi gençliği görev başında” sloganları attı.
Binlerce kişi, "Selam olsun ateşle semaha duranlara”, “Devletin Alevisi olmayacağız”, “Adalet halkların elleri ile gelecek” yazılı dövizler taşıdı. Ayrıca alanda “Dersim için Maraş için Çorum için Sivas için insanlık için” yazılı bir pankart açıldı.
Aileler öncülüğünde yürüyüş
Yürüyüş, Ali Baba Mahallesi'nden saat 10.30 civarlarında başladı. Kortejin en önünde katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri yürüdü. Yürüyüş, Madımak Oteli'nde son buldu. Otelin çevresi polis bariyerleriyle kapatılırken, milletvekilleri ile katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarının dışında kimsenin otelin önüne gitmesine izin verilmedi. Otelin önüne karanfiller bırakan aileler, "Bilim ve Kültür Merkezi" olarak kullanılan otelin "Utanç Müzesi"ne dönüştürülmesi talebini tekrarladı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) öncülüğünde yapılan yürüyüşe, HDP Sözcüsü Osman Baydemir, HDP’li vekiller Mahmut Tuğrul ve Müslüm Doğan ile CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Şenal Sarıhan yer aldı. Yürüyüşe birçok demokratik kitle örgütü dışında, Avrupa'dan gelen Alevi örgütleri de katıldı.
Karar dumanları sönmedi
Yürüyüşün ardından konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mühittin Yıldız, "24 yıldır Sivas'ın kara dumanları sönmedi" dedi. Katliamı yapanların bilindiğini belirten Yıldız, adalet bir türlü tecelli etmediğini, Alevilerle birlikte toplumun bütün kesimlerinin adalet talep ettiğini söyledi. Yıldız, "Demokrasinin olmadığı yerde adalet olmaz. Adaletin olmadığı yerde demokrasi olmaz. Her ikisinin olmadığı yerde diktatörlük ve zulüm vardır. Katliamlar devam ediyor. Devlet utancı ve ayıbıyla yüzleşmeli; en azından özür dilemeli" diye konuştu.
Torunları adına karanfil
Daha sonra söz alan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, “Bugün buraya üç tane karanfil bıraktık. Bunlardan bir tanesini Şêx Said’in torunları adına; bir tanesini Seyid Rıza’nın torunları adına; bir tanesi de Hacı Bektaşi Veli’nin torunları adına bıraktık” dedi. Sivas'ta yaşananların göz göre göre gelen bir katliam olduğunu belirten Baydemir, “Bu katliamı gerçekleştiren zihniyet, Roboskî Katliamı’yla aynı zihniyettir. O dönemin adalet zihniyetiyle bu dönemin adalet zihniyetti aynıdır” diye konuştu.
Amed’de Alevi kurumlarına cemevi yapımı için yer tahsis ettiği için hakkında fezleke düzenlendiğini hatırlatan Baydemir, şunları söyledi: "Tam da bu noktada yapılması gereken yekvücut olmaktır. Madımak Otel’i bir ‘Utanç Müzesi’ haline dönüştürünceye kadar mücadelemiz devam edecek. O dönem bu otelin etrafını saran güruh, ‘Sivas laiklere mezar olacak’ diyordu. Bugün o güruhun zihniyetini cemevi inşa ettiğimiz için laikliğe zarar getirdiğimiz gerekçesiyle hakkımızda soruşturma açtılar. Bir kez daha Sivas’tan haykırarak söylüyorum; değil iki yıl, 120 yıl zindana koysanız dahi cemevi inşa etmeye devam edeceğiz.”
Konuşmaların ardından katliamda yaşamını yitirenler için semah dönüldü. Daha sonra anma etkinliği sona erdi.
Müze yapılmıyor
Alevi toplumu ve kurumları, katliamın ardından Madımak Oteli'nin bir "Utanç Müzesi" haline getirilmesini ve adil bir yargılamayla katliamla yüzleşme talebini sürdürüyor. Ancak 24 yıldır ısrar edilen bu talep yerine getirilmezken, otel şu anda "Bilim ve Kültür Merkezi" olarak kullanılıyor. Otel, Kültür Merkezi haline getirilmeden önce ise altında bulunan dükkana kebapçı açılmış ve yaklaşık 14 yıl boyunca onlarca insanın yakılarak katledildiği bir mekanda kebap yenmiş olması hafızalardan silinmedi. Otelin Kültür Merkezi haline getirilmesi ardından katliamı sırasında saldırgan gruptan ölen iki kişinin de isimleri otelin içine yazıldı.
Yargı süreci
Katliamın ardından uzun bir sürece yayılan, tekrarlanan yargılamalarla süren davada 33 sanık müebbet hapis cezası verildi. Davanın 1 numaralı sanığı olarak belirlenen ve Sivas Belediye Meclisi’nin Refah Partili üyesi Cafer Erçakmak hiçbir zaman yakalanmadı. Erçakmak’ın ancak öldükten sonra Sivas'ta kalp krizi sonucu öldüğü ve Yukarı Tekke Mezarlığı'na gömüldüğü polise yapılan bir ihbar sonucunda öğrenildi. Sivas Davası'nda Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından sonra tahliye edilen ancak daha sonra haklarında yakalama kararı çıkan 8 sanık halen yakalanamadı. Mahkeme’nin 13 Mart 2012’de verdiği karara göre sanıklar Cafer Erçakmak ve Yılmaz Bağ'ın ölmeleri; Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca ve Necmi Karaömeroğlu yönünden ise zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine hükmetti.
Dönemin Başbakanı Erdoğan, davanın zaman aşımından düşmesiyle ilgili sorularını yanıtlarken ''Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun" dedi. Katliam davasında katillerin avukatlığını yapan Hayati Yazıcı, Kemal Kurt, Mehmet Bulut, Bülent Tüfekçi, Zeyid Aslan, Ali Aşlık, Halil Ürün ve Hüsnü Turan gibi isimler AKP'den milletvekili seçildi. Dönemin Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu ise şimdi Saadet Partisi Genel Başkanı.
33 can
Alevi toplumunu hedef halan katliamda, yazar, şair, sanatçı, felsefeci, ozan ve çocuk yaşta insanlar yaşama gözlerini yumdu.
* Eşi Muhibe Akarsu ile birlikte Madımak'ta sonsuzluğa uğurlanan Ozan Muhlis Akarsu, Karacaoğlan ve Pir Sultan Abdal'dan etkilendiği sanatıyla Alevi toplumunun gönlünde yer etmişti. 1980 Darbesi'nde hapse atılan Arkarsu, arkasında 100'ü aşkın plak, 4 kaset ve çok sayıda deyiş bıraktı.
* Araştırmacı-yazar Asım Bezirci, 67 yaşındaydı. Bezirci, arkasında 70 kitap bıraktı.
* Üç telli curanın son ustası olan halk ozanı Nesimi Çimen de 33 canın arasındaydı.
* İlk resmi Kürtçe kasetin sahibi olan ve 'Şelpe' ilk duyuranlar arasında yer alan saz virtüözü Hasret Gültekin de katledildi.
* Şair ve yazar Metin Altıok, ağır yaralı olarak çıkarıldı, ancak kurtarılamadı. Altınok, yalın bir dille arkasında onlarca eser bıraktı.
* Katliamda, karikatürist Asaf Koçak, şair Behçet Sefa Aysan, gazeteci Mehmet Kaynak, şair Uğur Kaynar, sanatçı Edibe Sulari'nin de aralarında bulunduğu aydınlar,
* 12 ve 15 yaşında olan Koray ile Menekşe Kaya kardeşler,
* 16 ve 17 yaşında olan Asuman ve Yasemin Sivri kardeşler de 33 can arasındaydı.
Ne demişlerdi?
* Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel: Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş... Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmış. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır.
* Dönemin Başbakanı Tansu Çiller: Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.
* Sivas Valisi Ahmet Karabilgin: Birçok yerden yardım istedim. Yardım iş işten geçtikten sonra geldi. Taleplerimi dikkate almayanlara dokunulmadı.