
Karadeniz kadınlarının yaşamlarından hikayelerin 50 farklı yazar tarafından kaleme alındığı 'Yeşilden Maviye- Karadenizden Kadın Portreleri'' adlı kitap Nika yayınlarından çıktı. Karadenizin kadınlarının zorlu yaşam kavgasının yer aldığı hikayeleri Leyla Çelik ile Elif Yıldırım'ın derleyerek yayıma hazırladı.
Biraz siz, biraz biz, biraz onlar
'Yeşilden Maviye' kitabını yayına hazırlayan Leyla Çelik ile Elif Yıldırım “ Bize çok şey katan coğrafyamıza biz de bir şeyler katalım” şiarıyla yola çıktıklarını, kadın hikayelerinin yer aldığı kitapta anlatılanların kurgu değil, yaşanmışlıkların edebi izdüşümü olduğunu söylüyorlar. Kitapta anlatılan Karadeniz kadınının filmlerde, fıkralarda, karikatürlerde duyduğumuz-gördüğümüz-okuduğunuz Temel’in yan karakteri Fadime olmadığına vurgu yaparak, hikayeleri yazılan kadınları şöyle anlatıyorlar: ''Kocası askerde öldüğü için, beş çocuğuna bakmak zorunda olan ve bahçelere düşen fındık kabuklarını un haline getirip yavrularına ekmek yapan... Sırtında ağırlığının birkaç katı yükle uçurum kenarından evine ulaşmaya çalışan...Mısırı hasat eden, çayırı biçen, hem ineğini hem çocuklarını aşsız bırakmayan... Ununu değirmende öğütüp, çayırını ahırdaki yoldaşına yem eden...Ormana gidip kurumuş-çürümüş odunları kesen, onları sırtlayıp kuzinesine yetiştiren...Mübadelede tüm ailesini kaybeden... Toprağından, vatanından koparılan… Dilini, dinini gizlemek zorunda kalan...Hem yavrusunu hem buzağısını sırtındaki küfeye sığdırıp fındığını toplayan...Çocuk yaşta farkında bile olmadan evlendirilen...Horonu ibadet eder gibi oynayabilen, esprilerin en zekicesini patlatıveren...Karanlığa, faili meçhule oğlunu-kızını kurban eden... Cezaevi kapılarından mezar başlarına büyük bir dirençle yıllarca gidip-gelen...Tarih öncesinin Amazonlarından aldığı misyonu bugüne taşıyan; dirençli, çalışkan, fedakâr tüm kadınlar. Onlar; savaşçı ruhları, becerikli elleri, pırıl pırıl işleyen zekalarıyla en yakın dostları doğanın koynunda hayatlarını sürdürüyorlar. Kimi yazıda kahkahalarınıza kiminde gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız. Ama inanın çok şey öğreneceksiniz.
Lokal olarak Karadeniz, genel olarak ülkemizin portresi aslında yazılıp çizilenler. Adana’da, Ankara’da, Mersin’de, Van’da, Mardin’de, Kayseri’de, Manisa’da, Tekirdağ’da... Ülkemizin tüm yörelerinde kadınların yaşadıklarının farklı rengi. Velhasıl karış karış tüm ülkede yaşanılanların “Karadenizce”si.
Yani dememiz o ki; bu kadınlar biraz siz, biraz biz, biraz onlar. ''
50 yazardan hikayeler
''Yeşilden Maviye- Karadenizden Kadın Portreleri'' kitabı, 50 usta yazarın kalemiyle yazılmış hikayelerden oluşuyor. Kitaba katkıda bulunan yazarlardan bazıları ve hikayeleri ise şunlar: Ayla Hindistan Adak / Gençliğini Ertelemiş Kadınlar; Ahmet Özer / Dağlardı Tanığımız; Elif Yıldırım / Amazonlardan Asiyelere, Medea’dan Medihalara Karadeniz Kadını; Hanife Türkseven / Romeyikanın ‘G’izinde Pontuslu Kadınlar;Kemal Sahir Gürel / Bir Türkü, İki Öykü: “Oy Asiye“; Leyla Çelik / İfakat ve Yoldaşları - “Göğe Islık Çalan Kadınlar”; Mehmet Akif Ertaş / Fadime’de Eleni’yi, Temel’de Niko’yu Barındıran Bir Müziğin İzinde…; Rıdvan Özkurt / Gece Kadın - K’aoboni - Lazuri Befa - Ayşe;Sezai Sarıoğlu / Vakti Çerağ Çingene Sinem;Yayla Karsan Boztaş / Cinli Gelin.
kitaptan…
Masal şöyle başlar:
Sokakları hecelemeye başladığımız günlerdi. Yaşı bilinmeyen yağmur gibiydi insanlar. Sonlarına benzeyen, denizi ve maviyi bilmekten başka suçu olmayan insanlar; uyuyunca eşit olur, uyanınca sihir bozulur eşitsizlik başlardı. Tanrının ve devletin değilse de doğanın eski öyküleri gibiydi her biri. Oku oku bitmeyen, iyi ki bitmeyen kadınlar. Yaz yaz noktalanmayan, iyi ki noktalanmayan kadınlar. Maviden olma yeşilden doğma Karadenizli kadınlar, su ile ateşin birbirinden anlam alıp anlam vermesine delildi.
Hakikat şöyle devam eder:
Ve dillerinden sürgün değişik kavimlerin yaşadığı Karadeniz... Hem âhımız hem de aşkımız... Mavi derin, yeşil serin Karadenizli kadınlar. Maviden gün alan yeşile ömür veren kadınlar. Diğer renklerin maviye ve yeşile yardım yataklık yapmak için var olduğu coğrafya... Sırlarla dolu henüz içi açılmamış tarih...
Sezai Sarıoğlu