
Kerwas köyünün Mehlê mezrasını 30 Haziran günü saat 09.00 sıralarında ablukaya alan Türk güçleri, çoğunluğu aynı aileden olan 34 yurttaşa işken yaptı. Ağır işkenceden geçirilen 34 kişiden Mehmet Şirin Kocakaya ise gördüğü işkence sonucu yaşamını yitirdi. Devlet kaynaklarından servis edilen “haberlerle” Mehmet Şirin Kocakaya “bombalı eylemlerin faili” olarak sunuldu ve “etkisiz hale getirildiği” yazıldı. Olay günü yaşananlara tanık olan ve 4 gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılan bir köylü, tanıklığını anlattı:
Tüm köylüler işkence gördü
Evlerin 300 metre aşağısında çok sayıda asker, Mehmet Şirin Kocakaya’nın kardeşi Erdal Kocakaya ile eşi ve çocuklarının etrafını sardı. Tam o esnada Mehmet Şirin, üzüm bağından koşarak geldi. Etrafını saran askerler nereden geldiğini sordu. Daha cevap veremeden Mehmet Şirin’i yüzüstü yere yatırarak ellerini arkadan kelepçeledi. Askerler yangını kimin söndürdüğünü ve örgüt elemanlarının nerede olduğunu hakaret ve küfürlerle sordu. Bir şey bilmediklerini ve yangının arazilerine zarar verdiği için söndürdüklerini söylediklerinde küfür ve tehdit devam etti.
Tam o sırada olay yerine gelen özel harekât polisleri, araçlarından iner inmez köylülere saldırmaya başladı. Silah dipçikleri, tekme ve yumruklarla kadın, çocuk, genç yaşlı ayrımı yapmadan saldıran polisler, özellikle insanların kafalarını hedef aldı. Mehmet Şirin ile kardeşleri Erdal ve Rojda’yı aralarına alıp tekmeledi. Engel olmak isteyenleri de feci biçimde darp etti.
Felçli babasına kadar ulaştı
Tüm köylüleri yüzükoyun yere yatıran polisler, 300 metre öteye götürdükleri Mehmet Şirin’e işkence yapmaya devam etti. Mehmet Şirin’in inlemeleri evinin önünde oturan felçli babasının kulaklarına kadar ulaştı.
Kardeşleri de öldürülmek istendi
İşkencenin dayanılmaz bir hal alması üzerine askerlerin arasından fırlayan Kocakaya’nın kardeşleri Erdal, Berfin ve Rojda polislere engel olmaya çalıştı. Bunun üzerine kardeşleri yerlerde sürükleyen özel harekât polisleri, feci biçimde darp etti. Saldırı sonucu Erdal ve Rojda’nın kaburgaları kırıldı. İşkencenin dozajı artıp öldürmeye kast edince askeri bir komutan araya girerek, kardeşleri özel harekât polislerinin arasından çıkardı. Bu nedenle özel harekâtçı polislerin amiri ile askeri komutan arasında tartışma çıktı.
Felçli baba ile 3 çocuk kaldı
Komutan, yerde yatan köylüleri kastederek, “Araçlara bindirin” dedi. Bir saat kadar Kirpi tipi zırhlı araçlar gelerek, köylüleri aldı, ancak işkence araç içinde de sürdü. Köyde sadece Mehmet Şirin’in felçli babası ile 3 küçük çocuk kaldı.
Tabura getirildiğinde yaşıyordu
Köylüler Licê İlçe Jandarma Komutanlığı’na getirildi ve araç içinde bekletilmeye başlandı. Bu sırada getirilen ve halen yaşayan Mehmet Şirin Kocakaya için 10 dakika sonra ambulans geldi. Zırhlı araçta bekletilen yakınları, bir askerden rica ederek, durumunu öğrenip kendilerine söylemesini istedi. Dışarı çıkan asker bir süre sonra geldi ve ‘Ambulansa konuldu. Ama büyük ihtimalle öldü’ dedi.
Cenazeyi göstermediler
Kocakaya’nın cenazesi Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Çocuklarının cenazesini teşhis eden aile, avukatları aracılığı ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru yaparak, cenazelerinin ve ön otopsi raporunun verilmesini istedi. Ancak başvuruya olumsuz yanıt verildi. Savcılık, cenazenin teşhisi için DNA incelemesi yapılacağı gerekçesiyle Kocakaya’nın cenazesini ailesine vermeyi geciktirdi. Kocakaya Ailesi’nin talebi olmasına rağmen yine hastane morgunda yapılan ön otopsi işlemine, avukatların ve gözlemcilerin girmesi de savcı tarafından engelledi. Mehmet Şirin’in cenazesinin yıkanıp kefenlendiği bölüme giren polisler, aileden sadece amca Avni Kocakaya’yı içeri aldı. Amca cenazenin fotoğrafını çekmek istedi ancak izin verilmedi. Şirin’in bedeninde kurşun izi olmadığı ancak birçok yerinde morluk ve şişlik olduğu görüldü. Normal şartlarda cenaze verilirken, aileye teslim edilen ön otopsi raporu da günler geçmesine rağmen halen verilmedi.
Kardeşleri de tutuklandı
Vahşetin uygulandığı gün gözaltına alınan 33 yurttaştan 15’i tutuklandı. Ağır işkenceden geçen Mehmet Şirin’in kardeşleri Rojda ve Erdal Kocakaya ile Veysi Gökhan adlı yurttaş ise daha tedavileri tamamlanmadan apar topar adliyeye sevk edilerek tutuklandı.
LEZGİN AKDENİZ/DİHA/AMED