
Şırnak’ın Cizre İlçesi Yafes Mahallesi’nde 14 Ocak’ta zırhlı araçtan açılan ateş sonucu başından vurulan 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın öldürülmesiyle ilgili Sulh Ceza Mahkemesi’ne ifade veren tutuklu sanık polis Hayri Vural, Kazanhan’ı M.N.G adındaki bir polisin öldürdüğünü söyleyince tahliye edildi.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınarak, “Kasten adam öldürmek” suçundan tutuklanan Mardin Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şubesi’nde görevli polis Vural, Cizre Cumhuriyet Savcısı ve Sulh Ceza Mahkemesi’ne tekrardan ifade vererek, Kazanhan’a ateş eden kişinin özel harekat polisi M.N.G olduğunu ileri sürdü. Polis Vural ifadesi ardından tahliye edilirken, özel harekatçı M.N.G ise Ankara’da tutuklandı.
Vural ifadesinde Kazanhan’ın katledilmesi ardından olay yerindeki suç delillerinin polis tarafından toplanarak karakol bahçesine gömüldüğünü, ne kendisinin ne de başka bir polisin tutuklanacağını düşünmedikleri için göstermelik bir ifade verdiğini anlattı.
Av tüfekleri polise zimmetli
Polis Vural, savcılığa verdiği ifadede olay gününü şöyle anlattı: “Olay günü arkadaşlarım U.İ., O.Ç. ve M.N.G. ile birlikte Hayati Bilgin Karakolu’ndaki görevimize başladık. O.Ç. araçta bulunan sabit silahı kullanmakla, U.İ. cobra isimli aracın şoförü ve unsur amiri olarak, ben ve M.N.G unsur personeli olarak görevliydik. Göreve giderken Mardin Özel Harekat Müdürlüğü’nce tarafıma zimmetlenen; ancak ekipteki tüm arkadaşların kullanabileceği, ismini shotgun olarak bildiğim pompalı av tüfeğini ve 25 adet bu tüfeğe ait 12 kalibrelik av fişeğini yanıma aldım. Ayrıca yanımızda altında 37- 38 mm’lik gaz atmaya yarayan langher takılı sigsauer vardı. Ayrıca arkadaşlarım ile bende şahsi tabancalarımız vardı. Görev yerinde bir ara birkaç çocuk yanımıza geldi ve sohbet ettik. Daha sonra 10-15 kişilik çocuk grubu bize taraf taş atmaya başladı. Unsur amirimiz U.İ. bana ve M.N.G’ye çocukların bulunduğu tarafa aşırtmalı gaz atmamızı söyledi. M.N.G. aracın sol tarafındaydı. Benim başımda siyah bir bere vardı. M.N.G. çocukların üzerine aşırtmalı bir gaz attı. Bu atıştan sonra M.N.G. aracın arka tarafına gelerek burada bulunan av tüfeğini aldı. Kendi silahını bıraktıktan sonra benim arka tarafımdan aracın ön sağ tarafına geçti. Ben de gözetlemek için M.N.G.’nin bulunduğu yere doğru geçtim. Çocukların bulunduğu yere aşırtmalı bir şekilde gaz attım. Daha sonra M.N.G. pompalı tüfeğiyle çocuklardan tarafa hedef gözetmeksizin 3-4 el ateş etti. Ateş ettiği esnada M.N.G.’nin başında siyah bir bere vardı. Ateş etmesiyle birlikte yolun karşısında duran bir çocuk yere düştü. Çocuğun vurulduğunu ve M.N.G.’nin ateş ettiğini, ben ile birlikte U.İ..de net şekilde gördü. O.Ç. ise kameradan çocuğun net bir şekilde düştüğünü gördü. Daha sonra çocuğun düştüğü yere iki kişi geldi. Birisi çocuğu kucağına alıp gitti.”
Delilleri karakola gömmüşler
Olay ardından karakola döndüklerini söyleyen polis Vural, bir süre sonra M.N.G ve diğer polislerin Kazanhan’ın öldürüldüğü yere tekrar giderek suç delillerini topladıklarını anlattı. Polisin ifadeleri şöyle: “O sırada M.N.G. elindeki silahı araca bıraktı ve biz de karakola geri döndük. Ancak M.N.G.’nin karakola nasıl döndüğünü görmedim. Karakola döndükten sonra unsur amirimiz bizden sorumlu kişi ile görüştü. Bu görüşmeden sonra M.N.G. başına bir kar maskesi taktı ve ateş ettiği noktaya gitti. Buradan langher ile attığımız gaz kapsülleri ile kendisinin pompalı tüfek ile attığı boş gaz fişeklerini toplayıp getirdi ve karakolun içine bir yere gömdü.”
Tutuklanmayacağımızı düşünüyorduk!
Olaydan sonra amirleri tarafından karakol bahçesine toplandıklarını belirten H.V., “Olayın detaylarını anlattıktan sonra benim üzerime zimmetli olan pompalı av tüfeği ve kalan fişekler diğer görevli arkadaşlara devredildi. 19 Ocak’ta görevimiz bittikten sonra Mardin’e döndük. Göreve geldikten sonra bana verilen av tüfeğini depodaki görevli arkadaşa teslim ettim. Sonuç itibariyle hem arkadaşımız M.N.G.’nin yanmaması, hem de ekipten herhangi bir arkadaşa zarar gelmemesi için bu ifadeyi verdim. Ben tutuklanınca her şey değişti. Çünkü biz bu dosyada kimsenin tutuklanmayacağını düşünüyorduk. Yapmadığım bir suç için cezaevindeydim. Bu nedenle ifademi değiştirdim ve tüm yönleriyle olayı size anlattım. Kesinlikle Nihat Kazanhan’ı ben öldürmedim. Nihat Kazanhan’ın ölümünden sorumlu kişi M.N.G.’dir. Olayı ilk günden beri bilip söylemediğim için pişmanım” dedi.
Hani gizlilik kararı vardı?
Basına yansıyan ifades ile ilgili konuşan Kazanhan ailesinin avukatlarından Filiz Ölmez, avukatların bile ulaşamadığı bilgilerin bazı basın organlarına verilmesine tepki göstererek, “Öncelikle hakkında gizlilik kararı verilen böyle önemli bir dosya da basın nasıl haberdar oluyor?” diye sordu. Başından beri olayın örgütlü bir şekilde işlendiğini dile getirdiklerini hatırlatan Ölmez, şunları söyledi: “O aracın içindeki tüm polisler bu cinayetten sorumludur. H.V. bir ay geçtikten sonra ifadesini değiştiriyor. Amirler, üstlerine bilgi vermiyor. Kovanlar örgütlü bir şekilde toprağa gömülüyor. M.N.G. de bir ay cezaevinde kaldıktan sonra ifadesini değiştirebilir. O zaman ne yapacağız. O aracın içindeki bütün polisler örgütlü bir şekilde işledikleri suçu şuan örtbas etmeye çalışıyorlar. Polis ve amirleri birbirlerini koruyor ve katillerin ortaya çıkmasını engelliyorlar. Ayrıca bu cinayeti işleyen polisler ve açığa çıkarmayan polisler halen görevde bu adalete olan güveni bir kez daha zedelerken Cizre’deki halk için bir risktir. Çocukları öldüren ve katilleri koruyan emniyet mensupları bu coğrafya için tehdittir.”
DİHA/ŞIRNAK
Cizre’de bir çocuk yaralandı
Cizre’nin Konak Mahallesi’nde askeri araçların geçişi sırasında atılan gaz bombası fişeğinin isabet ettiği 11 yaşındaki çocuk ağır yaralandı. Cizre’den Silopi’ye doğru giden askeri araç Konak Mahallesi’nde bulunan Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu civarında hiçbir olay olmamasına rağmen çevreye rasgele gaz bombası attı.
Gaz fişeğinin göğsüne isabet etmesi sonucu 11 yaşındaki Selman Akbay, yaralanarak Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Akbay’ın hayati tehlikesinin olduğu öğrenildi.