
Çeşitli zamanlarda Tayyip Erdoğan bedelli askerliğe karşı olduklarını, parası olanın yaptığını, parası olmayanın uzun dönem askere gittiğini, bununda haksızlık olduğu demogojilerini yapmıştı. Yasa çıkarmak istememelerinin bir diğer nedeninin de ordunun asker ihtiyacı olduğunu söylüyordu.
Yaklaşık bir aydır yeniden bedelli askerlik ile ilgili bir düzenleme yapılacağından sözediliyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan bakanlar kurulu toplantısında görüşülen gündemlerden bir tanesi de bedelli askerlik meselesiydi. Toplantının ardından hükümet sözcüleri yasanın konuşulduğunu, en geç Aralık ayında yasanın çıkarılacağına karar verildiğini söylediler.
Demek oluyor ki, tüccar mantığıyla devlet yöneten AKP, parası olanla parası olmayan insanlar arasında “oluşan haksızlığı ortadan kaldırmış ki” bedelli askerlik uygulamasını gündeme almış. Gerek Türkiye’de gerekse yurtdışında yaşayan yaklaşık 250 bin insanı yakından ilgilendiren bu yasa çıkarılır ve uygulamaya konulursa devlet yaklaşık 3-4 milyar TL civarında çok ciddi bir gelir elde edecektir.
Fakat burada ilgi çekici olan bir durum var; AKP ne oldu da birden bire asla gündemlerine almayacaklarını söyledikleri bu yasayı çıkarmaya karar verdi. Sahiden beklentisi olan insanların beklentilerini karşılamak için alınmış bir karar mıdır?
Bedelli askerlik yasası neden Aralık ayına kadar çıkarılmış olacak?
Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu misali, AKP’nin tezgahı sonradan ortaya çıktı. Bu yılın Eylül ayında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye’de Vicdani Ret kararlarını açıklayanların maruz kaldığı soruşturmalara, şiddete, gözaltı ve tutuklamalara dikkat çekerek, Türkiye’nin bir an önce, Aralık ayına kadar uluslararası sözleşmeler uyarınca yapması gereken yasal düzenlemeleri yapması için süre verdi.
Bu, şu demek oluyor: İnsani, vicdani ve felsefi düşüncelerinden dolayı askeri üniformayı giymek istemeyen, zorla silah tutmak istemeyen insanların askere gitmeme haklarını kullanmalarının önündeki yasal engellerin ortadan kalkması demek oluyor. Bugün Türkiye’de Vicdani Ret hakkını kullanmanın cezası ömür boyu yargılanma ve tutuklanma ile karşı karşıya olmak demektir.
Devlet erkanı kendi çocukları dışında hiç kimsenin askere gitmeme hakkını kullanmasına izin vermiyor. Kendi çocuklarına da düzmece nedenlerle askerliğe elverişsiz olduklarına dair belgeler hazırlattırıyorlar. Örneğin Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal askerlik yaptı mı? Hangi generalin, hangi bakanın, hangi cumhurbaşkanının oğlu gidip 15 ay, 18 ay askerlik yapmış? Peki hangi devlet yetkilisinin oğlu kirli savaşta hayatını kaybetti? Elbette hiçbirinin çocuğu ölmedi. Çünkü onlar sadece kendi çocuklarının askere gitmeme hakkını vicdansızca savunuyorlar.
Fakat AKP hükümeti, vicdani ret hakkının kullanılmasına ilişkin yapılacak düzenlemeden hemen önce bedelli askerlik çıkararak, zaten askere gitmeme hakkı olan insanları kandırarak haksız bir kazanç elde etmek istiyor. Adeta yangından mal kaçırırcasına alel acele bedelli yasasını gündeme almalarının tek nedeni budur. Toplumun gözlerine baka baka yalan söyleyerek, kendi toplumunu kandıran bir hükümettir AKP Hükümeti. Sözde askerlik görevini çeşitli nedenlerle yapmamış olan insanların mağduriyetini gidermek istediklerini söyleyen AKP sözcüleri yalan söylüyorlar.
Bu durumda AKP’nin yalanını yüzüne vurarak tüm topluma asıl yapılmak istenenin ne olduğunu anlatma görevi bizlerin omuzlarındadır. Kısa bir süre önce çatı partisinden Kongre Hareketine evrilen demokrasi cephesinin tüm bileşenleri zorunlu askerlikle ilgili çalışma başlatmalıdır. Bedelli aldatmacasının altındaki gerçekler topluma açıklanıp AKP’nin tüccarlığı ortaya serilmelidir.
Bununla da kalmayıp aslolarak öteden beri savunageldiğimiz askere gitmeme hakkımızı toplu olarak kullanmaya başlamalıyız. Öncelikle yapılması gereken insanların bedelli askerliğe muracaat etmemeleri gerektiğinin propagandası olmalıdır. AKP tarafından kandırılarak paralarının alınacağı anlatılmalıdır. Bu çalışma sadece insanlardan alınacak olan haksız paralar için değil, aynı zamanda zorunlu askerliği insan haklarına aykırı olduğunun daha güçlü propagandasını yapılma koşullarına sahip olabiliriz.
Bedelli askerliği bir lütuf gibi muhataplarına sunmaya çalışan AKP’ye verilecek en güzel cevap, Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez bütün halkların kardeşliği için, kendi kardeş halklarımıza kurşun sıkmamak için askere gitmeme hakkı kullanılmalıdır.
Bu cevabı ülkenin dört bir yanından aynı anda verebilecek tek güç bugün BDP, SDP, EMEP gibi bütün bileşenleriyle başta Kongre Hareketi olmak üzere bütün savaş karşıtları barış gönüllüleri, demokrasi ve sosyalizm güçleridir. Gün, Türkiyle Kürdiyle, doğulusuyla batılısıyla, zorunlu askerlikle karşı karşıya olan herkese bu çağrıyı yaparak harekete geçme günüdür.