
On yıllar önce gizemli bir kuvvetin evrendeki her şeyi birbirinden artan bir hızla uzaklaştırdığını tespit etti. Bilim insanları Büyük Patlamadan sonra evrenin zamanla daha stabil bir hale geldiğini ve galaksilerin hareket hızlarının yavaşladığını düşünüyordu. Bu nedenle evrenin artan bir hızda genişlediğinin tespiti uzayın yapısı ile ilgili teorilerin hepsinin baştan yazılmasına sebebiyet verdi.
Şu ana kadar karanlık enerji konusunda şunları biliyoruz:
1- Karanlık enerji, itici bir güç. 1998 yılında bazı süpernova patlamaları olduklarından çok daha soluk gözüktü. Bilim insanları bundan hareketle karanlık enerjinin maddeyi bir arada tutan yerçekimine karşı hareket ettiğini tespit etti.
2- Evrendeki maddenin yüzde 68 kadarı kütlesiz, enerji formunda.
3- Çok büyük bir enerji ihtiva ediyor. En basit hesaplamayla kilometreküpü 10 üzeri 120 joules kadar enerjiye sahip.
Bilim insanlarının bir bölümü karanlık enerji için konuşmanın henüz erken olduğunu söylüyorlar. Karanlık enerji çok kısa bir süre önce keşfedildi. Bu enerjinin miktarının değişip değişmediğini henüz bilmiyoruz. Belki belli bir süre genişletip bir süre sonra büzüyor.
Şu bir gerçek ki evrenin kaderi karanlık enerji dengesine bağlı. Eğer karanlık enerji evreni genişletmeye devam ederse bundan milyarlarca yıl sonra kendi galaksimiz dışında gözlemleyebileceğimiz hiçbir gök cismi kalmayacak. Eğer daha da hızlanırsa yerçekiminin bir arada tuttuğu tüm maddeyi bir anda atomlarına varana kadar parçalayıp yok edebilir.
Ama şu ana kadar yapılan tüm gözlemler karanlık enerjinin stabil olduğunu gösteriyor.