Kasetçiler çıktı çıkalı Türk devletinin karıştırdığı birçok halttan haberimiz oluyor. İhalelerden alınan avantalardan “ulusal güvenlik” için planlanan kumpaslara kadar herşeyden ama.

Dünyada devletin bir kanadının diğer kanadını bu kadar açık bir şekilde deşifre ettiği başka hiçbir örnek bulamazsınız. Türkiye gibi kapalı bir devlet bürokrasisine sahip olan bir ülkede bu durum aslında bir fırsattır.
Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı yeni bir şey değil. Türkiye geçmişte böyle idare ediliyordu, şimdi de böyle idare ediliyor. Geçmişte de gazeteciler, genel yayın yönetmenleri, gazete sahipleri ayartılıyordu, şimdi de ayartılıyor.
Devlet geçmişte de provokasyonlar yaparak amacına ulaşmaya çalışıyordu, bugün de çalışıyor.
Devlet ihalelerinden avantacılar geçmişte de pay alıyordu, bugün de alıyor.
Ve Kemal Kılıçdaroğlu’da Devlet Bahçeli de gelse memleketin başına aynı yönetim tarzı devam edecek.
Ortaya serilen devlet gerçeğidir, Recep Tayyip Erdoğan ya da AKP gerçeği değil.
Ortaya seren ise devleti değiştirmek istediğinden bu kasetleri yayınlamıyor, bu dönen çarktan kendisine düşen paydan edildiği için kıyameti koparıyor.
Bu mücadele halinde güçlerin hiçbirinin değiştirmek, dönüştürmek gibi bir niyeti yok.
***
BDP-HDP Türkiye’deki tek değişimci partidir. Yazdığımızdan çok daha fazla, söylediğimizden çok daha ağır sorunları ve bir dolu yetersizlikleri olsa da BDP-HDP çizgisi bu artık hepimizin kafasında şekillenen devlet resmini değiştirme iddiasında olan çizgidir.
Yerel seçimler demokrasi güçleri açısından sadece bir referandum, çözüm süreci vs. değil, genel olarak baktığınızda Türkiye’nin siyasal geleceğinin karakteri oylanacak. Bu seçimler büyük bir gösterge olacak.
Yerel seçimler HDP’den ne kadar umutlu olabileceğimizi gösterecek. Demokrasi hareketinin ne kadar Türkiye’ye açılabileceğinin bir göstergesi olacak.
Eğer gerçekten etkin bir muhalefet yürütülmek isteniyorsa artık BDP-HDP’nin oyları yüzdeler olarak artışa geçmelidir. Çok uzun bir dönemdir yüzde 6-7 bandında kemikleşmiş bir oy oranına sahip olan BDP-HDP’nin yine bu aralıkta kalması demek önümüzdeki süreçte ciddi örgütlenme değişikliklerine ihtiyaç duyacağız demek olacak.
Değiştirme iddiası varsa gelişecek, bunun başka bir yolu yok.