Futbol, basketbol, atletizm disiplinleri gibi yayılan, yaygınlaştırılan spor oyunları global organizasyonlar ve kültürel hegemonya ile bu alandaki tehlikeli bir yırtıcı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kürdistan’ın hemen her yerinde daha ”düne” kadar oynadığımız oyunların aslında tamamen yok olması hatta artık hafızalarımızdan da silinmesi, biraz da bunun etkisiyledir. Kendi spor oyunlarımız mevcut. Bunları müsabakaya uygun hale getirmek de mümkün.
Luqman GULDIVÊ
Oyunlar, ister çocuklar için isterse de büyükler için, ister spor oyunu isterse de zihin veya eğlence amaçlı olsun, bireylerin toplumsal kimlik oluşumunda önemli rol oynarlar. Ayrıca bağlı oldukları toplumsal yapılarda özellikle bazı oyunları kimlik oluşturmada da kullanabilirler. Bu nedenle oyunların sürekliliği bu tür kimlik inşası sürecinde olan toplumlar için önemli de olabilir. Özellikle grup oyunları ve festival oyunlarının bilhassa müsabakaya elverişli olanların zamanla ön plana çıktığını gözlemleyebiliyoruz. Yani aslında toplum yaşamının parçası olan oyunlar, kimlik inşası esnasında bambaşka bir öneme sahip olabiliyor.
Bir oyunun oynanmaması, o oyunun yok olduğu, ortadan kalktığı anlamına gelmez. Zira kimlik inşasında bir oyun ile ilgili hafızanın canlı olması yeterli olabilir.
Ancak İngilizce’nin dil olarak, dilllerin ortadan kalkmasında oynadığı yırtıcılık rolünün bir benzeri de diğer kültürel alanlarda gözlemlenebilmekte. Burada özellikle de kültürel yayılmacılıkta spor oyunlarının başat bir rolünün olduğunu iddia edebiliriz.
Yine de bazı oyunlar bu yırtıcılığa direnebilmekte, bu da genellikle dekolonizasyon süreçleri, yayılmaya karşı direniş veya ayrı ulus inşa süreçlerinin bir kazanımı veya sonucu olarak değerlendirilebilir. Bu anlamda Amerikan futbolundan, krikete, deve yarışlarından Kırkpınar güreşlerine kadar örnekler verilebilir.
Futbol, basketbol, atletizm disiplinleri gibi yayılan, yaygınlaştırılan spor oyunları global organizasyonlar ve kültürel hegemonya ile bu alandaki tehlikeli bir yırtıcı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kürdistan’ın hemen her yerinde daha ”düne” kadar oynadığımız oyunların aslında tamamen yok olması hatta artık hafızalarımızdan da silinmesi, biraz da bunun etkisiyledir. Kendi spor oyunlarımız mevcut. Bunları müsabakaya uygun hale getirmek de mümkün. Ancak bunlarla ilgili hafızanın yok olması, bu oyunları tamamen unutturacaktır.
Kültürel jenosid kırıcı
Günümüzde nispeten yaygın olan, özellikle bazı ulus veya bazı toplumsal sınıfların yaygınca oynadığı hockey, ice hockey ve polo gibi akraba oyunlar, kuralları ile de beyzbol ve kriket, Kürdistan’da geniş bir coğrafyada oynanan, farklı isimlerle anılan bir oyunu anımsatıyor. Bu oyunun adı Midyat ve çevresinde Gomak olarak bilinir. Bu oyun müsabaka oyunu olarak uyarlanmaya elverişli olduğu gibi, ismini daha önce andığım spor oyunları ile kurulacak bir çağrışım ile daha rahat yaygınlaşma fırsatı bulabilir. Bu spor oyununun yaygın olması, hemen her yerde oyun ile ilgili hafızayı canladıracağı gibi, kültürel anlamda da aidiyet hissinin gelişimine katkı sunabilir. Bir anlamda ”kültürel soykırımı ortadan kaldırma“ işlevi görmemesi için hiçbir sebep mevcut değil.
Gomak oynamak…
Oyun için gerekli ekipman köylerde oynandığı biçimi ile oldukça basit: İlk olarak genellikle palamut ağacının kurumuş köklerinden yontulan bir top ki buna ”gog” ismi verilir; ikinci olarak da bastonu andıran bir vurucu sopa. Sopanın topa vurulan ucu daha geniş-dolgunca olurdu ve ”kaşo“ olarak isimlendirilirdi.
Oyun kuralları da iki takımın müsabakasından çok, tek takım oyunu intibası verir. Oyun düzlük bir alanda oynanır; köylerde genellikle harman yerinde (bênder) oynanan oyun için yerde bir delik açılır. Bu deliğe golf deliği gibi bakılabilir. Bu anlamda ismi ”kortik” olur. Ancak bu deliği savunan bir oyuncu mevcut ve savunulan bir kale olarak da bu kortik’e ”hilê”* denir. Oyunda oyuncu sayısı kısıtlaması yok, hilêyi savunan da kaşo olur. Amaç her oyuncu için, belli hamlelerle, ”hilê” savunucusunu geçip ”kortik”e ”gog“u atabilmektir. Her oyuncu için ”gog”u hedefine olaştırma fırsatı verilir. Bu anlamda, Kürdistan’daki birçok takim oyunu gibi müsabakadan çok, beraber ama her bireyin fırsat eşitliği ile, hedefe olaşması esası üzerine kurulu bir oyun.
Günümüze uyarlanması mümkün mü?
Yazının bundan ötesini, tamamen yürütülen bir akıl jimnastiğinin ürünü olarak değerlendirilmesi uygun olur; çünkü, ”Gomak”ın günümüze uyarlanması mümkün mü sorusuna cevap arayacağım. Öncelikle ekipmanın günümüze uyarlanması gerekli; tahtadan bir topun sebep olabileceği yaralanmaların önüne geçecek şekilde, kask ve koruyucu giysilerin tasarlanması lazım.
Ekipman dışında üzerine düşünülmesi gereken diğer nokta, iki takımın karşılaşması, yani iki ”hilê” ile, iki takımın oynaması gereken bir oyun olarak tasarlanmalı ya da tek hilê ile iki takımın karşılaşması gibi mi tasarlanmalı? Şahsen ikinci şekilde müsabakaya uygun hale gelmesinden yanayım, çünkü oyunun orijinine daha sadık kalınmış olur, zaten beyzbol gibi müsabaka oyunları da bu şekilde tasarlanmıştır. Yani her takım sıra ile ”hilê” koruyucusu ve ”gog” atıcısı olabilir.
Gomak’ın söyleminin inşası
Bu oyunun kabul görebilmesi, onun kısmen canlandırılması ile başlayabilir, ancak belirleyici olan bu oyunun kısmen canlandırılmasından (örneğin festivallerde) öte bu oyunun Kürdistanî oluşu, Kürdistan’da eskiden yaygın oluşu, farklı varyantlarının varlığı ile ilgili bir söylemin inşa edilmesidir. Bu söylemin inşası, bu oyunun yaygınlaşması ve Kürdistanî kimlikle ilişkilendirilen bir kültürel element olmasını mümkün kılabilir. Bu söylemi güçlendirecek her şey ise zaten oyunun kendisinde mevcut: Kürtçe ismi ”gomak”, Kürdistanî ekipman ”kaşo” ve ”gog” yine ”hilê” gibi Kürtçe kural ve yer isimleri.
Bu konuda, inisiyatif sahibi olacak, Kürt govendlerinin Kürtlüğün kültürel öğesi olarak teşvik eden kurumlar gibi kurumlar ve organizasyonların öne çıkması ise; bu söylemin inşası için belki de oldukça elverişli bir alan açacaktır.
*Hilê: Kurmancî’de oturan önemli bir deyimdir “Hil”, “Hilê”. Yaşamın her alanında kullanılır. Genelde erken davranan, hızlı hareket eden çabuk hedefine ulaşan, herkesten önce amacına zekice ulaşan insanlar ve durumlar için kullanılır. “Beriya me hil da”, “beriya herkesî hil da”, “heta em rabûn wî/wê hil da jî” tarzında kullanılır. Dilde köklü bir deyim olması bu ve benzeri Hilê’ye dayanan oyunların Kürt tarihinin derinliklerinden geldiğini gösterir.