
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Strasbourg'a gelen Türk Başbakan Davutoğlu Kürtler ve dostları tarafından protestolarla karşılandı. AKPM'deye 200 şakşakçıyla gelen Davutoğlu ise HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'nün "Savaş dışında bir projeniz var mı?" sorusuna tepki gösterdi.
Dün Strasbourg'a gelen Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu, yüzlerce kişinin katıldığı bir protesto eylemi ile karşılandı. Davutoğlu'nun konuşma yaptığı Avrupa Konseyi binası önünde 4 yıldır aralıksız devam eden "Öcalan'a özgürlük" nöbetinin tutulduğu yerde gerçekleştirilen eyleme Kürdistanlılar başta olmak üzere, Aleviler, Türkiyeli ve Fransalı demokratik çevrelerden oluşan yaklaşık 500 kişi katıldı.
'Terörist Türkiye' sloganıyla karşılandı
Strasbourg Demokratik Kürt Toplumu Derneği (CDK-F), Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDİF), Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve Alevi Kültür Strasburg tarafından "Terolar'dan Sur'a yaşasın direniş" şiarıyla organize edilen eylemde Avrupa Konseyi binası içinden bile duyulan "Terörist Türkiye", "Terörist Erdoğan“, "Katilsiniz“ ve "Öcalan Özgürlük, Kürdistan'a Statü" gibi sloganları atıldı. İş günü olmasına rağmen hem Fransa'dan hem de İsviçre ve Almanya'dan yüzlerce kişi sabahın erken saatlerinden saat 15:00'e kadar eylemlerini sürdürdü.
Koruma ordusuyla içeri girebildi
Davutoğlu, protestocuların bulunduğu alandan ancak koruma ordusuyla geçerek Avrupa Konseyi binasına girebildi.
Kimlerle görüştü?
Türk Başbakan Strasbourg kentindeki temaslarında Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Pedro Agramunt, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkanı Guido Raimondi ile ayrı ayrı görüştü. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ile de bir araya gelen Davutoğlu, AKPM Genel Kurulu'na hitap etti. Davutoğlu, AKPM'deki oturuma katılan CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile de bir süre ayak üstü sohbet etti.
Şakşakçılarını yanında getirdi
Davutoğlu, AKPM'deki konuşmasında ise AKP Meclis Genel Kurulu'nda konuşuyor gibiydi adeta. Zira Davutoğlu AKPM'deki konuşmasını alkışması için 200 kadar AKP'liyi yanında getirmişti. Avrupalı parlamenterler bu durumu şaşkınlıkla karşıladı. Konuştuğumuz bazı milletvekilleri, "AKPM böylesi bir olaya daha önce şahit olmamıştı. Yapılan çok ayıp" sözleriyle Davutoğlu'nun davranışını kınadı. Sol Parti Almanya Federal Milletvekili Andrej Hunko da ilk kez böyle bir durumun yaşandığını belirterek, bunun utanç olduğunu dile getirdi.
Özgürlük ve demokrasiden dem vurdu
Türkiye'de artan hak ihlalleri ve son dönemlerde Kürdistan'da yürürlüğe konan topyekün savaşa rağmen Davutoğlu konuşmasında demokrasinden, özgürlüklerden dem vurdu.
Yeni anayasa yalanı
Davutoğlu, Erdoğan'ın başkan olabilmesi için gerekli değişikliğin yapılacağı yeni anayasanın ruhunda ise Avrupa Konseyi'nin temel ilkeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin temel unsur olacağını savundu. Davutoğlu iddiasını daha da büyüterek "Dünyanın evrensel demokratik değerlerine aykırı tek bir madde anayasamızda bulunmayacak" diyebildi. Oysa AKP şu ana kadar HDP ve CHP dahil hiçbir muhalif partinin, sivil toplum örgütlerinin ve halkın anayasaya dair önerilerini ciddiyetle ele almış değil. HDP vekillerin dokunulmazlığının kaldırılması da şu anda AKP'nin öncelikli hedeflerinden.
Ajitasyon yaptı para istedi
Davutoğlu konuşmasında ayrıca bir kez daha Suriyeli mültecilere karşılıksız olakak kucak açtıklarını da savundu. Ancak Davutoğlu gerçek amacını konuşmasının devamında gösterdi. Davutoğlu Türkiye'nin mülteciler için milyonlar dolar harcadığını ve bunun ancak çok küçük bir kısmının AB tarafından karşılandığını söyleyerek, üstü örtülü olarak yine mali yardım talebinde bulundu.
Avrupa'nın Kürt düşmanı olmasını istedi
Devamında Davutoğlu bir kez daha PKK ve YPG ile insanlık düşmanı DAİŞ'i aynı kefeye koyma gafletini göstererek Avrupa'dan Kürt düşmanı olmasını talep etti. DAİŞ ile YPG'yi eş değer gösterme gibi manüpülatif yönteme başvuran Davutoğlu, YPG'nin 'terörist' olarak tanınmasını istedi. Davutoğlu Kürtlerin Avrupa'daki faaliyetlerinin de yasaklanmasını ve Kürt aktivistlerin Türkiye iade edilmesi ya da yargılanmasini talep etti. PKK yasağına karşı yapılan kampanyaları da hedef alan Davutoğlu, AB Konseyi'ni işaret ederek "Bu demokratik çatı altında bile PKK'nin 'terör listesinde' çıkarılması ile ilgili girişimlerin olduğunu" söyledi.
Davutoğlu'nun soru kurnazlığı
Davutoğlu'nun oturumda yarım saat konuşma yapması yarım saat da soruları cevaplaması gerekiyordu. Ancak Davutoğlu konuşmasını bir saate çıkararak olası soruların önüne geçti. Süre kalmadığı için grupları temsilen ancak birer kişi Davutoğlu'na soru sorabildi.
Hep salladı, sorulardan kaçtı
Sosyalist Grup adına söz alan İsveçli parlementer Azadeh Rojhan Gustoffson, Türkiye'nin basın özgürlüğünü denetim altında aldığını, Kürtlere zulüm yaptığını ve azınlıklara da baskı uyguladığını belirterek, Davutoğlu'na hükümetlerinin bu konular hakkında ne yapacağını sordu. Davutoğlu ise Gustoffson'a cevap vermek yerine sadece son bir yılda yapılan seçimlere katılıma değindi.
Davutoğlu'na soru yöneltenler arasında HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de vardı. Sol Grup adına söz alan Kürkçü, Avrupa Konseyi'nin çalışma gününü Türkçe olarak ilan etmesine rağmen Davutoğlu'na İngilizce soru sordu.
Savaş dışında bir çözümünüz var mı?
Kürkçü, Kürdistan'da devam eden operasyonları ve bu operasyonlara yönelik ABD ve AB'den yapılan uyarıları hatırlatarak Davutoğlu’na şu soruyu yöneltti: "Temmuz 2015 tarihinden bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri ile PKK'li gerillalar arasındaki çatışma, yüzlerce insanın yaşamına mal oldu. Bunların arasında çocuk ve kadınlar da var. 300 bin kişi yerlerini boşaltmak durumunda kaldılar. Siz hala Türkiye'nin Suriye'den kaçan mülteciler için güvenli ülke olduğunu düşünüyor musunuz? Hükümetiniz buradaki Kürt sorunuyla ilgili ve Suriye'deki çatışmalarla ilgili bir çözüm bulmak amacıyla savaş dışında bir mekanizma öngörmekte midir acaba?"
Yanıt vermek yerine hakaret etti
Davutoğlu ise soruyu yanıtlamak yerine Ertuğrul Kürkçü'ye tepki gösterdi. Kürkçü'nün Türkçe yerine İngilizce konuşması ile "gerilla" demesine sinirli bir ses tonuyla karşılık veren Türk Başbakan, HDP ve Kürtlere yönelik hakarete varan sözler sarf etti. Bu sözlerin salondaki AKP şakşakçıları tarafından alkışlanması ise Avrupalı parlamenterlerin tepkisi çekti.
FEHMİ KATAR/STRASBOURG
Juncker: Önce kriterler sonra vize muafiyeti
Talepleri yerine getirilmezse Avrupa Birliği’yle (AB) mülteci anlaşmasını iptal edeceğini bildiren AKP’ye yanıt Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’den geldi. Juncker AB kriterlerinin Türkiye için hafifletilmeyeceğini söyledi.
Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, pazartesi günü Meclis’te AB’ye seslenerek, "Eğer AB sözünde durmazsa biz de geri kabul anlaşması dahil diğer anlaşmaları iptal ederiz" demişti.
Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu da Strasbourg'a hareketinden önce AB’nin Türkiye için vize muafiyetini uygulamaya koymaması halinde taahhütlerine bağlı kalmayacaklarını söyledi.
Juncker 'önce şartlar' dedi
Bu sözlere yanıt gecikmedi. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Türkiye’nin AB'ye vizesiz seyahat için gerekli tüm kriterleri yerine getirmesi gerektiğini ve bu kriterlerin Türkiye için 'sulandırılmayacağını' öyledi. Juncker dün Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’ye şu mesajı gönderdi: "Türkiye, Komisyon’un vizesiz seyahat konusunda verdiği sözü önümüzdeki aylarda hayata geçirebilmesi için, geriye kalan bütün şartları yerine getirmeli."
Juncker, "Şartlar Türkiye için hafifletilmeyecek" ifadelerini kullandı. Vize muafiyetinin sağlanması için Türkiye'nin toplam 72 kriteri yerine getirmesi gerekiyor.
Askıya alma koşulu gündemde
Juncker’in açıklamasından bir gün önce ise AB ülkelerinin, Türkiye’ye haziran sonundan itibaren Schengen Bölgesi’nde vize muafiyeti sağlanması uygulamasına "askıya alma koşulu" eklenmesini talep ettiği ortaya çıkmıştı.