DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, DBP Eşbaşkanı Emine Ayna, HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Februniye Akyol, HDK Eş Sözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü ile HDP’li vekiller Ayla Akat Ata, Mülkiye Birtane, Gülser Yıldırım, Hasip Kaplan ve Faysal Sarıyıldız’dan oluşan heyet DBP ilçe binası önünde yağışlı havaya rağmen toplanan halkla buluştu. “Bize zulüm edenlere Mazlum Doğan’ın ‘yaşamak direnmektir” sözüyle karşılık vereceğiz” diyerek konuşmasına başlayan DTK Eşbaşkanı Irmak, “Buradaki karanlık güçler barış umudumuzu kırmak istiyorlar. Bu sürecini bozmak istiyorlar. Botan halkı ise, Önderi’nin mesajının gereklerini yerine getiriyor” dedi. ‘Polislerimiz gaz bombası ve silah kullanmadı‘ diyen yetkililere seslenen Irmak, “Nihat’ın başına isabet eden fişek nereden geldi?” diye sordu. “Cizre halkı günlerdir ayakta ve çocuklarının tabutlarını taşıyor. Buna rağmen yine barış diyor” diyen Irmak şöyle devam etti: “Sizler sürdürmek istiyorsanız Nihat’ın katillerini bulup, cezalandırmalısınız. Nihat’ın katilleri ortaya çıkartılmayana kadar bunun peşini bırakmayacağız. Buradan devlete uyarımızı yapıyoruz.” Hükümetin ‘provokasyon’ açıklamasına da tepki gösteren Irmak, “Provokasyon, Nur Mahallesi’nde halkın üzerine kurşun yağdırmaktır. Tepede bekletilen panzerlerdir. Katillerden neden hesap sormuyorsunuz. Provokasyon bunlardır” dedi.

İspat edeceğiz

HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, yaşananların Kürt halkının iradesine tahammül edemeyenlerin zulmü olduğunu söyledi. Kürkçü, “Bunlar provokasyon diye Cemaati göstermeyin. Onları yakalamıyorsanız, onlarla birliktesiniz. ‘Biz Nihat’ı öldüren silahları kullanmadık’ diyorlar, bunun yalan, yalan, yalan olduğunu biliyoruz. Bunu ispat edeceğiz” dedi. Nihat’in polislerin kullandığı gaz bombasına ait kapsülle öldürüldüğünü belirten Kükçü, elinde tuttuğu kapsülü göstererek “O silahı siz biliyorsunuz. O mermileri sokaktan topluyorsunuz” dedi.

Polisleri ortaya çıkarın


DBP Eşbaşkanı Ayna ise, tüm ölümlerden AKP Hükümeti ve devletin sorumlu olduğunu söyledi. Hükümetin ‘provokasyon’ diyerek sorumluluğunu gizlemeye çalıştığının altını çizen Ayna, “Provokatörler polis araçlarının içerisinde ise, İçişleri Bakanı provokatörün ta kendisidir. Başkan Öcalan’a verdikleri mesaj; ‘Biz barış istemiyoruz’dur. O katillerin yakasına yapışmadığı sürece, ‘AKP provokatördür’ demeye devam edeceğiz. İçişleri Bakanı’nın bu işin içinde parmağı yoksa, o plakasız polis aracının içindeki polisleri bulmalıdır” diye belirtti.

Taziye evine yürüdüler

Konuşmanın ardından heyet, Nihat Kazanhan için Cudi mahallesinde kurulan taziye çadıra doğru yürüdü. Aileye başsağlığı dileyen Mardin Belediye Eşbaşkanı Türk, Kürt halkının köleliği kabul etmeyeceğini belirterek, “Gençlerimizi barış için vermeyiz. Bedel ödenecekse hepimiz bedel öderiz. Nihat, tüm Kürdistan’ın şehididir” dedi.

Bu halkı teslim alamazsınız


HDP Eşbaşkanı Yüksekdağ da Cizre’de günlerdir karanlık tezgahlar ve provokasyon peşinde olunduğunun altını çizerek, “Kahraman Cizre halkı bir kez daha o sınavı geçti. Bu halkı çocuklarının cenazesiyle teslim alamazsınız. Bunu öğrenemediniz mi?” diye konuştu. Yüksekdağ, “Aylar önce Kobanê içinde kirli tezgahlar planlar yapmışlardı. Aradan aylar geçti. Düşecek dedikleri Kobanê ve oradaki direniş dim dik ayakta. Nasıl Kobanê’de bu halkın haklılığını ortadan kaldıramadıysanız, direnişini kıramadıysanız bugün Cizre’de bunu asla ama başaramayacaksınız” ifadelerini kullandı.
Yaşananların sorumlusunun hükümet olduğunun altını çizen Yüksekdağ şöyle konuştu: “Cizre’de ‘provokasyon var’ diyorlar. Provokasyonun en büyüğü Hrant Dink cinayetinin sorumlusunu emniyet amiri diye buraya yeni katliamlar gerçekleştirmek için göndermektir. Bu katliamlara ve çözümsüzlüğe yol açan siyasetin önünü halkımızın birleşik gücüyle keseceğiz.”

Heyet Ala’yla görüştü


Cizre’de devam eden gerginlik üzerine önceki gün Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile bir araya gelen İmralı Heyeti dün ise İçişleri Bakanı Efkan Ala ile görüştü.
Görüşme öncesinde açıklama yapan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, görüşmenin temel konusunun Cizre olduğunu belirtti. Sürecin başından bu yana Cizre’de farklı hesapların olduğunu, devlet güçleri eliyle çocukların öldürüldüğünü söyleyen Buldan, “İçişleri Bakanlığı ile yapacağımız görüşmenin ana teması Cizre’de son bir ay içerisinde yaşanan ölümler olacak” dedi. “Arkasında hangi güçler olursa olsun bunu açığa çıkarmak devletin sorumluluğu altındadır” diyen Buldan şöyle devam etti: “Dolayısıyla bu cinayetler açığa çıkmadığı sürece hem İçişleri Bakanlığı hem de bir bütün olarak hükümet zan altındadır.” Olayların faillerinin bir an önce açığa çıkarılarak cezalandırılmasını gerektiğinin altını çizen Buldan, İçişleri Bakanı ve Başbakan’ın 12 yaşındaki Nihat Kazanhan ile ilgili açıklamalarına dikkat çekerek, “Güvenlik güçlerinin bu olayı yapmadığına dair yapmış oldukları açıklamalar bize göre talihsiz açıklamalardır. Olayı örtbas etme girişimi var” dedi ve ekledi: “Görevleri olayları örtbas etmek değil açığa çıkararak kamuoyuyla paylaştırmaktır.”