
Kürt siyasetçi Mehmet Demir'in Hamburg Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde PKK'ye üyelik suçlamasıyla yargılanmasına devam ediliyor. Demir, davanın ilk duruşmasında siyasi savunma yaparak Alman devletini Kürtlere yönelik politikasını gözden geçirmeye çağırmıştı.
Bir sonraki duruşma 16'sında
Mehmet Demir'in Hamburg Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde görülen davası devam ediyor. Bir sonraki duruşma 16 Temmuz’da. Davanın 28 Ağustos tarihinde sona ermesi bekleniyor. 10 aydır Hamburg’da tutuklu bulunan Kürt siyasetçi Mehmet Demir, geçen yılın Ağustos ayında Bremen kentinde gözaltına alınmıştı.
129. maddeden yargılanıyor
46 yaşındaki Demir hakkında Alman Ceza Kanunu’nun ‘Suç ve Terör Örgütüne Üyelik' başlığındaki 129. maddesine göre 10 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Ancak Almanya Federal Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede Mehmet Demir, PKK üyesi olmakla suçlanırken, bu konuda somut bir delil mahkemeye sunulmuş değil.
Tüm taleplere ret
Demir ve avukatları ayrıca bugüne kadar görülen 11 duruşmada mahkeme heyetine birçok kez dilekçe sunarak Türkiye'de Kürtlere karşı işlenen insan hakları ihlallerini delil olarak tutanağa geçilmesini talep etti. Ancak dilekçelerin neredeyse tümü Dr. Klaus Rühle başkanlığındaki mahkeme heyeti tarafından reddedildi.
Türkiye'nin hukuksuzluğu biliniyor
Buna karşın mahkeme heyeti, Kürt partilerine Türkiye’de sürekli baskı uygulandığını, Kürtlerin yürüyüş ve etkinliklerine aşırı şiddetle saldırıldığını, ülkede birçok faili meçhul cinayet işlendiğini ve muhaliflere işkence yapıldığını zaten bilinen bir gerçeklik olduğu kabul edildi. Aynı şekilde Türkiye’nin DAİŞ çetelerine silah gönderdiğine inanıldığı da ifade edildi.Avukat Ahues, mahkeme heyetinin yanıtlarını "Açık şekilde görülüyor ki, mahkeme heyeti Türkiye’yi hukuk devleti olarak değerlendirmiyor" şeklinde yorumladı. Dilekçelerle Türkiye devletinin ihlallerinin Alman hukuk sistemi tarafından korunmasının yanlış olduğunu göstermek istediklerini belirten Avukat Rainer Ahues, aynı zamanda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından geliştirilen Demokratik Konfederalizm konseptini anlatmaya çalıştıklarını söyledi.
İstihbaratın tanıklığı reddedildi
Avukat Rainer Ahues mahkeme heyetinin 9 Ocak 2013 tarihinde Paris’te gerçekleştirilen katliama ilişkin değerlendirmelerine de dikkat çekti.
Mehmet Demir’in avukatları 17 Haziran’da görülen yedinci duruşmada mahkeme heyetine Paris Katliamı konulu bir dilekçe vererek, Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı (BND) Başkanı Gerhard Schindler ve Fransa Genel Başsavcısı François Molins’in mahkemede tanık olarak dinlenmesini talep ettiler. Ancak bu talepleri de kabul edilmedi.
Paris Katliamı 'önemsiz'miş!
Mahkeme heyetinin ret gerekçesinde ise Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın vurularak öldürüldüğünün herkes tarafından bilinen bir gerçeklik olduğu belirtildi. "Paris’te gözaltına alınan Ömer Güney’in Kürt çevrelerine bilerek sokulduğu, Sakine Cansız’ın şoförlüğünü üstlenecek kadar yükseldiği ve MİT tarafından görevlendirilerek cinayeti işlediği iddiasının doğruluğunu" varsayan mahkeme heyeti buna karşın tüm bu hususların Demir'in yargılandığı dava açısından 'önemsiz' olarak nitelendirdi.
Ömer Güney’in Almanya yılları karanlık
Kürtler ile dostları ve hukukçular, 9 Ocak 2013 tarihinde Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın katledilmesi davasında tek sanık olan Ömer Güney’in uzun yıllar yaşadığı ve vatandaşı da olduğu Almanya’da derin bağlantıları olduğu belirtiyor. Ancak Güney’in Almanya yılları hala karanlık. Zira Alman makamları bilgi saklamaya ve soruşturmanın genişletilmesine yardımcı olmamaya devam ediyor. Bu nedenle de katliam davasında bir arpa boyu yol alınmış değil.
Hükümet bilgi saklıyor
Alman Sol Parti milletvekillerinin Mart 2014'te Federal Hükümete sunduğu soru önergesine verilen yanıtta, Paris Katliamı zanlısı Ömer Güney'in Almanya'da 2005 yılında ruhsatsız silahla yakalandığı ve buna rağmen herhargi bir takibe uğramadığı ortaya çıkmıştı. Ancak Almanya, Paris Katliamı ve MİT bağlantısı ile MİT’in Almanya ve Avrupa’daki faaliyetlerine ilişkin birçok soruya da 'gizlilik' gerekçesiyle cevap vermemişti. Böylece birçok soru da cevapsız kaldı. Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke soru önergelerine yanıt verilmemesini "Bu, yönelttiğimiz sorulara dolaylı şekilde evet demektir. Hükümet, 'O konuda birşeyler var, ama Almanya’nın güvenliği nedeniyle bilgi veremeyiz' demiş oluyor" diyerek yorumlamıştı. Aynı söyleşide BND ve MİT'in ortaklığının çok eskilere dayandığını belirten Jelpke, "Çok sık ikili ajanlar kullanıyorlar" demişti.
MİT’e istihbarat verildi mi?
Kürtler ile dava avukatları ise Almanya’dan Ömer Güney hakkında detaylı bilgi verilmesini ve Dış İstihbarat Teşkilatı BND’nin Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez ile ilgili bilgileri Türk makamlarıyla paylaşıp paylaşmadığı konularında açıklama bekliyor.
HAMBURG