Amara Yürüyüşü, 2009 yılında da yasaklanmıştı. 15 bin kişi barikatı aşmak isteyince, gençler ile askerler arasında çatışma başladı. Devlet güçleri gaz bombası, cop ve kalaslarla saldırdı, plastik ve gerçek mermilerle ateş etti. Mustafa Dağ ile Dicle Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Mahsum Karaoğlan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Ancak aradan geçen 3 yıla rağmen iki gencin katilleri yargılanmadı. Savcılar "Dosyada eksik var" diyerek dava dahi açmadı. İki aile de devlet ve yargısından ümidi kesince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitti.

Katilleri dışarıda geziyor
Oğlundan ayrı geçen üç yılı gözyaşları içinde anlatan anne Sultan Karaoğlan, "Hepimiz onun hayaliyle yaşıyoruz. Onun öldüğüne inanamıyoruz, hala yaşıyormuş gibi hissediyoruz. Nereye oturduğu, ne yaptığı hep aklımda, sürekli gözümün önünde. Onun hal ve hareketleri hiç aklımda çıkmıyor" dedi. Acılı anne, adalet talebini şu şekilde ifade etti: "Kürt çocukları bir taş attıkları için onlarca yıl cezaevlerinde kalıyorlar ama Mahsum'u, Mustafa'yı öldürenler yargılanmadı. Olay araştırılmadı, katiller tutuklanmadı, mahkeme başlamadı, dosya savcılığın elinde kalıyor. Biz katillerin bulunmasını ve yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz. Katiller dışarıda geziyor. Mahsum gibi birçok şehidin katilleri yakalanmadı."


Babası: Amara'da olacağım
Baba Hacı Abdullah Karaoğlan ise İçişleri Bakanlığı'nın yasağına rağmen bu yıl Amara'ya gideceğini söylüyor: "Vali, oğlumu anmamı yasaklayamaz. Gidip oğlumun öldürüldüğü yeri göreceğim."


2 çocuğu yetim kaldı
27 yaşındaki Mustafa Dağ, arkasında gözü yaşlı bir eş ve iki çocuk bıraktı. Dağ'ın kafasına isabet eden gaz bombası sonucu yaşamını yitirdiği Adli Tıp Kurumu'nun "Ateşli silaha bağlı ölüm" şeklindeki raporu ile kanıtlanmasına rağmen Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada ilerleme kaydedilmedi. Dağ ailesi de 2010 yılında davayı AİHM'e götürdü.

3 yıldır adalet bekliyorlar
Suruç'un Aligor Beldesi'ne bağlı Karahöyük (Qeruk) Köyü'nde yaşayan Mustafa Dağ'ın ailesinin dramı 3 yıldır hiç bitmedi. Dağ'ın annesi Naime Dağ ve eşi Perihan Dağ ile çocukları halen ilk günkü kadar acılı ve keder dolu. 3 yıldır adalet peşinde koşan aile, Türkiye'den gelecek adalete artık inancını yitirmiş durumda.

Zihniyet değişmedi
Anne Naime Dağ, oğlunu öldüren zihniyetin bugün de değişmediğini dile getirdi. Amara Yürüyüşü sırasında insanlara ateş edilmesine bir türlü anlam veremediğini belirten anne Dağ, şunları söyledi: "Değer miydi iki can almaya? Yani ne olurdu o gün insanlar oraya gitseydi? Bu insanların hiç mi kıymeti yok? İnsanlar toplanmış bir yere gidecek. Neden izin verilmiyor? İnsanların isteklerini ne diye yasaklıyorsunuz? Ne yaptı oğlum, neden öldürüldü? Kimse gelip bunu sormuyor. Devlet faillerini ortaya çıkarmadı. Şimdi dul eşi ile 4 ve 6 yaşındaki çocukları yetim kaldı. Bu çocuklar nasıl sevecek devleti? Ben babalarının öldüğünü nasıl anlatırım onlara?"

Daha kaç can alacaksınız?
İçişler Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ile Amara Yürüyüşü'nün yasaklanmasına tepki gösteren Naime Dağ, "Bu yasaklar daha ne kadar can alacak?" diye sordu. İnsanların yapmak istediği bir etkinliğin iptal edilmesinin ne demek olduğunu oğlunun cenazesi ile karşılaştığında anladığını belirten Dağ, "Amara yürüyüşlerinde buraya binlerce insan geliyor. Buralar insan selinden geçilmiyor. Onlara baktığımda Mustafa'mı görüyorum. Her yürüyüşte yüreğim ağzıma geliyor. Acaba bugün birileri ölecek mi? Artık yeter. Daha ne kadar insan ölecek? Bu yasaklar artık ne kadar can alacak? Artık kimsenin canı yanmasın" dedi.

DİCLE MÜFTÜOÐLU/İSHAK DURSUN - DİHA/AMED