BDP, Gever'deki katliamın üzerinin kapatılmak istendiğine işaret ederek, ''Katliamının peşini bırakmayacağız'' dedi.

Hakkâri'nin Gever İlçesi'nde 6 Aralık'ta polis tarafından katledilen amca-yeğen Mehmet Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir'in cenaze töreni dönüşü polisin kitleye yönelik saldırısında başına aldığı kurşunla ağır yaralanan ve 7 Aralık'tan itibaren Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi'nde yoğun bakımda tutulan Bemal Tokçu, dün yaşamını yitirdi.

Ön otopsi hazırlandı
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan ön otopside, Bemal Tokçu'nun ölümünün ateşli silah yaralanması nedeniyle gerçekleştiği kaydedildi. Raporda Adli Tıp uzmanlarının şu beyanlarına yer verildi: "Bemal Tokçu'nun ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası parçalı kırığı ile birlikte beyin doku harabiyeti beyin kanaması ve bunlardan gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu ateşli silah giriş deliği müdahale görmüş olduğundan atış mesafesi ve kesin trase tayini yapılmadığı, cesette mermi çekirdeği elde edilemediği, skopi altında görülen cisimlerin çok küçük olmaları nedeniyle otopside elde edilemediği kanaatindeyiz."

'Hedef gözetilerek vuruldu'
Bemal Tokçu'nun ailesi de otopsi raporunu doğrulayan değerlendirmelerde bulundu. Aile görgü tanıklarından aldığı bilgilere göre, Bemal'in yakın mesafeden ve arkadan hedef gözetilerek vurulduğunu belirtti.

Gever'de toprağa veriliyor

Bemal Tokçu'nun cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından alınarak, onlarca araçlık konvoy eşliğinde Gever'e doğru yola çıkarıldı. Konvoyda Tokçu ailesinin yanı sıra BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, BDP yöneticileri ve Van'daki STK temsilcileri yer aldı.
Tokçu'nun cenazesinin Gever'de Şakitan Köprüsü'nde karşılandıktan sonra Kışla Mahallesi Merkez Camisi'ne götürülerek, bugün düzenlenecek kitlesel tören ardından Orman Mezarlığı'nda defnedilmesi bekleniyordu.

Öğrenciler yürüdü

Bemal Tokçu'nun yaşamını yitirmesi ile günlerdir infazlara karşı halkın eylemde olduğu Gever'de dün tansiyon yeniden yükseldi. Yüksekova Lisesi  ve Atatürk Lisesi öğrencileri ellerinde kitapları ve üniformalarıyla çarşı merkezine doğru yürüyüşe geçerek, Kışla Mahallesi'nde faillerin bulunması için kurulan nöbet çadırına yürüdü. "Sivil katliamlara karşı demokratik direniş çadırı"nı ziyaret eden öğrenciler, ardından tekrar çarşı merkezine yürüyüş düzenledi.
Bemal Tokçu'nun yaşamını yitirmesi üzerine ilçede merkezinde polis hareketliliği de arttı. Eczaneler sokağında onlarca zırhlı araç ve özel hareket timi bekletilirken, Hükümet Konağı ve Adliye Sarayı başta olmak üzere kamu kurumlarına ağır silahlı polislerin konuşlandırıldığı öğrenildi. İlçede yüksek binalara keskin nişancılar yerleştirildi. Şemdinli-Yüksekova arasında bulunan Harunan Karakolu'nda 3 günden beri yoğun önlemler alındığı, yoldan geçen araçlarda kimlik ve araç kontrolü yapıldığı bildirildi. Şemdinli ilçe merkezinde de özel hareket timlerinin sürekli devriye gezdiği kaydedildi.

İnfazlar protesto edildi

Gever'deki infazlara yönelik protestolar dün de devam etti. Amed, Van, Erciş, Gevaş, Özalp, Göle, Salihli, Dersim, Elazığ, Manisa, Adana ve İstanbul'da yürüyüş, kitlesel basın açıklamaları ve oturma eylemleriyle infazlar kınanak, faillerin bir an önce yargılanması istendi.

BDP: Katliamın peşini bırakmayacağız

BDP Genel Merkezi, Gever'de polis tarafından peş peşe gerçekleşen 3 infaza ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu katliamın aydınlatılması, sorumluların açığa çıkartılması ve yargı önünde hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.
BDP Genel Merkezi, katledilen Bemal Tokçu'ya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, insan hakları haftasında 3 yurttaşın polisler tarafından hedef alınarak katledildiğine dikkat çekildi.

'Açık katliam yapıldı'

BDP açıklamasında Gever'de peş peşe yapılan katliamlara rağmen
yetkililerin sessizliği ve hukuki girişimlerin olmamasına tepki gösterildi. İnfazlar ardından soruşturma açılmadığı, failllerle ilgili yetkililerin herhangi bir açıklama yapmadığına işaret eden BDP, İçişleri Bakanlığı'nın katliamın üzerini kapatmak istediğini vurguladı. BDP açıklamasında şunlar ifade edildi: "Yüksekova'da çok açık bir katliam yapıldı, büyük bir provakasyon hedeflendi. Ama bu provokasyonun aydınlatılması için hükümetin attığı tek bir adım yok. Eğer bu sessizlik devam eder, olayın üzerine gidilmez ise çözüm sürecini bozmak, yeni katliamları devreye koymak isteyen devlet içindeki güç odakları hükümetin bu tutumundan cesaret almaya devam edecektir. Eğer Yüksekova'nın üzerine gidilmez ise yeni Yüksekovalar karşımıza çıkacaktır. Hükümeti bu konuda uyarıyoruz ve soruyoruz: Hükümet emrindeki emniyet güçlerini tümüyle kontrol edebiliyor mu? Emniyet güçlerinin içerisinde odaklanan bir takım yapılanmalarla ilgili olarak bir inceleme başlatacak mıdır? Yalan yanlış bilgilerle, sahte görüntülerle, gerçek dışı açıklamalarla kamuoyunu yanıltmaya çalışan Hakkari'deki mülki idare hakkında bir işlem yapacak mıdır?"

'Mücadele edeceğiz'

Kamuoyunun ve Kürt halkının hükümetten bu soruların yanıtını beklediğini de belirten BDP, hükümetin bu konuda sergileyeceği tavrın aynı zamanda çözüm süreci konusundaki samimiyetini de ortaya koyacağının altını çizdi. BDP, katliamın aydınlatılması, sorumluların açığa çıkarılması ve yargı önünde hesap verilmesi için sonuna kadar mücadele edeceklerini kaydederek, "Barış ve Demokrasi Partisi olarak Yüksekova katliamının peşini bırakmayacağız'' dedi.

 HAKKARİ