
23 Ekim’de yaşanan 7.2 ve 9 Kasım’da meydana gelen 5.6’lık depremlerle sarsılan Van’da yaşanan felaketin izleri olduğu gibi dururken, Vanlıları bu kez de soğuk havaların yanı sıra kaldıkları çadırlarda çıkan yangınlar vuruyor. Son günlerde özelikle elektrik ve çadırlarda kurulan sobalardan dolayı 15 çadır yandı. Özellikle ağır hava koşullardan dolayı baraka ve yazlık çadırlarda yaşam mücadelesi veren yurttaşlar, soğuktan korunmak için çadırlarda elektrik sobaları yakılırken, yakılan soba ve düzensiz çekilen elektrik telleri ise yangınlara neden oluyor. Yurttaşların kurduğu çadırların yanı sıra kurulan çadır kentlerde de aynı sorunlar yaşanırken, çadır kentlerde yangına müdahale edecek yangın söndürme tüpleri dahi bulunmuyor. Dondurucu soğuklardan dolayı çadırlarda yaşayan insanların çoğunluğunun, yazlık olan çadırlarda soğuktan korunmak için genelde elektrikli soba kullandığını belirten Van Belediyesi İtfaiye Müdürü Osman Açar, çadırların yapısı ve kullanılan kablonun kalitesizliğinden dolayı sık sık yangınların çıktığına dikkat çekti. Son günlerde 15’e yakın çadırda yangın çıktığını aktaran Acar, „Çadırlarda özelikle soba ve elektrikten kaynaklı yangınlar çıkıyor. Çadır kentlerde kurulan çadırlar aralıksız olarak yan yana kurulmuş. Çadırda oluşan bir yangını söndürmek için gecikiyoruz“ dedi.
Üç çocuğu yitirdik
Evlerine giremeyen Karpuzalan (Zervendanis) Köyü sakinlerinden Tolukan ailesine ait çadırda önceki gece saatlerinde yangın çıktı. Çadır içine kurulan soba nedeniyle çıktığı açıklanan yangında Bahar (13) ve İsmail (6) çocuklar yanarak can verdi. Mikail (12) ile Kerem (2) Tolukan ise ağır yaralı olarak kurtarılabildi.
Bostaniçi Beldesi’ne bağlı Karpuzalan Köyü depremde hasar gören yerleşim merkezlerinden biriydi. Yangın sonrası çadır kullanılamaz hale gelirken, aile fertleri ise fenalık geçirdi. Yangına ilk müdahale eden köylülerden Celal Çelik, „Yangın çıktığında ilk ben olay yerine vardım. Anne ile baba şoka girmişti ve konuşamıyordu. Kendi imkanlarımızla yangını sündürdük. Sonra iki çocuğun cansız bedine ve yaralanan iki çocuğu yaralı olarak çıkardık“ diye konuştu.
Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan otopsinin ardından alınan cenazeler, ilk önce Karpuzalan Köyü’ndeki Beşevler Camiine getirilerek dini vecibeleri yerine getirildi. Cenazeler daha sonra DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ve Van Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın da aralarında bulunduğu kalabalık bir grup tarafından köy mezarlığına götürülerek toprağa verildi. Baba Şemsettin Tolukan ve aile yakınlarının gözyaşlarına boğulduğu cenaze töreninin ardından, törene katılanlar aileye başsağlığında bulundu.
Türk Başbakan Erdoğan’ın „Ağustos’u bekleyin“ açıklamalarının ardından Van’da buz gibi çadırlarda kalan çocukların büyük bir bölümü de hastalığın pençesine düştü. Hijyenik olmayan ve ısınma sorunlarının yaşandığı çadırlarda, çocuklar solunum yolu enfeksiyonu, ishal ve zatüre hastalıklarına yakalanıyor. Önceki hafta Erciş’in Çelebibağı Beldesi’nde 7 yaşındaki bedensel engelli Deniz Olgun’un donarak hayatını kaybetmesinin ardından bu kez de Van Merkez Halilağa Mahallesi’nde çadırda ishale yakalanan 12 yaşındaki Öznur Ürgün adlı kız çocuğu yaşamını yitirdi. Öznur’un 1 yaşındaki ikiz kardeşleri de hastalıkla boğuşuyor. Öznur’un babası Cemil Ürgün, çadıra yerleştikten sonraki günlerde kızının hastalandığını belirterek, „Doktorlar kızımın ishal olduğunu ve aşırı sıvı kaybına uğradığını söylediler. O gece kızıma serum verdiler, ancak sabaha doğru bir kez daha fenalaşınca yoğun bakıma kaldırdılar, ancak kızım yoğun bakımdan çıkamadı“ dedi. Doktorların kendilerine Öznur’un çadırda kaldığı süre içerisinde iyi beslenemediğini, hijyen koşullarının olmadığını ve üşüttüğünü söylediklerini belirten baba Ürgün, diğer ikiz çocuklarının ise hastalıkla mücadele ettiğini söyledi. Öznur’un amcası Reşit Ürgün ise, devlet yetkililerinin yaptığı „sorun yok“ açıklamalarına tepki göstirdi: „...Ve en sonunda çocuğumuz soğuktan öldü.“
Torunlarım ölmesin!
Aynı alanda küçük bir çadır kuran Namaz ailesinin çocukları Nuhsamet’de çadırda yakalandığı enfeksiyon hastalığı ile boğuşuyor. Nursamet’in dedesi Mubin Namaz yatacak yerlerinin bile olmadığını belirterek, „Ciğerim yanıyor, torunlarım hastalıktan ölecekler. Biz bu kışı bu halde nasıl geçireceğiz? Biz ekmek istemiyoruz, para istemiyoruz sadece torunlarımın ölmemesini istiyorum“ diye konuştu. Doktorlar: Çocuk ölümleri artar Doktorların çadırlarda kalan çocuklara yönelik en çok dikkat edilmesi gereken hastalıkların başına koyduğu enfeksiyon, zatürree ve ishal vakaları giderek artıyor. Önlemlerin alınması konusunda uyarılarda bulunan hekimler, birçok çocuk ölümünün yaşanabileceğine dikkat çekti.
VAN
Köylerin tamamı...
Van İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), deprem sonrası başlattığı hasar tespit çalışmalarını sürdürürken, çalışmaların yapıldığı köylerde ise evlerin tamamının kullanılamaz hale geldiği tespit edildi. Van’da ilk günlerde hasar tespit çalışmalarına alınmayan, ancak sonradan işin içinde çıkamayan AFAD’ın çalışmalara dahil ettiği Van İMO, hasar tespit çalışmalarını başlattı. AFAD ekipleriyle birlikte ilk olarak köylerde çalışmalara başladı. 20 kişiyle çalışmalara dahil olan İMO, 40 mimar ve 40 mühendisi ise eğitime aldı. Eğiteme alınan mühendis ve mimarlar 21 Kasım’da kentte gelerek çalışmalara başlayacak. İMO Van Şube Başkanı Şemsettin Bakır, „Köylerde yürüttüğümüz çalışmalarda neredeyse sağlam bir tek evin ve ahırın kalmadığını tespit ettik. Komisyonumuzun yürüttüğü çalışma kesin hasar tespit çalışmasıdır“ dedi. Sıkıntı yaşıyoruz Kentte binaların büyük bölümünün hasar gördüğü ve kullanılamaz halde olduğunu da belirten Bakır, „Kent merkezinde çalışmalar başladıktan sonra binaların yıkılma kararı alınacak. Ancak burada sıkıntılar ortaya çıkacak. Kente afet kapsamına alınmadığı için yasa gereği belediye her bina için ayrı ayrı meclis kararı almak zorunda kalacaktır. Bu da binaların yıkılmasında ciddi bir zaman almasına neden olacaktır“ diye konuştu.