
BDP'nin deprem sonrası kullandığı çadır önünde biraraya gelen BDP, KURDÎ-DER, İHD, GÖÇ-DER, MEYA-DER, KESK, Roboskiye Adalet Platformu yönetici ve üyeleri ile Barış Anneleri İnisiyatifi aktivistleri, Feqiyê Teyran Parkı'na kadar yürüdü. Polis ablukasındaki parkta açıklama yapan KURDÎ-DER Şube Başkanı Levent Ürün, Türkiye'de çocukların "vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü"ne kurban edildiğini belirterek, "Biz artık çocuklarımızı bu sisteme ve onun sahiplerine kurban etmeyeceğiz. Kendi bayramlarımızı yaratmamız gerekiyor. Çocuklarımızın anadiliyle eğitim görecekleri, tarih, kültür ve ülkelerini tanıyabilecekleri, varlıklarını kimseye armağan etmeyecekleri gün çocuk bayramını kutlayacağız" dedi. Katledilen tüm çocukları hatırlatan Ürün, 23 Nisan kutlamalarına ne kendilerinin ne de çocuklarının katılacağını belirterek, "Çocuklarımıza özgür bir gelecek yaratmayana kadar çocuk bayramını kutlamayacağız. Tüm halkımıza çağrımızdır; bu günü nasıl yaşamak ve karşılamak istiyorlarsa onlarla birlikte karşılamalarıdır. Narin bedenleri toprağa düşen tüm çocuklarımızın anısı ve çocuklarımızın özgür geleceğini yaratmak için, 23 Nisan katılmayacağımızı tüm halkımıza belirtiyoruz" dedi.
BDP Adana İl Örgütü de '23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na dikkat çekmek amacıyla Adana merkez Seyhan İlçesi Gülbahçesi Mahalle Muhtarlığı'nın bulunduğu parkta basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çok sayıda çocuk ve yüzlerce yurttaş katıldı. BDP Kadın Meclisi Üyesi Ceren Arıklar, Türk devletinin her 23 Nisan'da dünyanın hemen her yerinden değişik milletlere mensup çocukları Türkiye'ye davet ettiğini belirterek, "Ülkemizde neden çocuklar yaşlarından fazla kurşunlarla katlediliyor. Uğur 12 yaşındaydı bedenindeki 13 kurşunla yaşamını yitirdi. Bugün 2012'nin Türkiye'sinde bu uygulamalar kesintisiz bir şekilde devam ediyor. 12 Eylül dönemini aratan büyük bir kırım politikası ülkenin her yerinde uygulanmaktadır" diye konuştu.
Açıklamanın ardından grup 5 dakikalık oturma eylemi yaptı.
DİHA/VAN
23 yılda 390 Kürt çocuk katledildi
Türk devlet erkanı, çeşitli ülkelerden getirdiği çocuklarla bayram kutlarken, son 23 yılda 390 Kürt çocuğu devlet güçlerince katledildi. Roboskî'de 19 Kürt çocuğu savaş uçaklarının bombalarıyla katledilirken, babasıyla birlikte çobanlık yaparken öldürülen 10 yaşındaki Elif Akın da bu yılki 23 Nisan'ı göremeyen çocuklardan. Kürt çocuklarına karşı ayrımcı tutuma dikkat çekmek amacıyla resmi kutlamalara katılmayan Kürtler, son 23 yılda katledilen 390 çocuğun akıbetini soruyor.
Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin (YAKAY-DER) tutmuş olduğu kayıtlara göre; 1989'dan bu yana devlet güçleri tarafından katledilen Kürt çocuklarının sayısı tüyler ürpertici. Öldürülen her yaşta çocukların bazılarının babalarıyla birlikte katledilmesi ise vahameti gözler önüne seriyor. Her yıl dünyada çocuklara hediye edilmiş tek bir bayram olarak 23 Nisan'ı gösteren Türk Başbakan Erdoğan'ın başında bulunduğu hükümetin bugüne kadar çocukların katillerini ortaya çıkarmaya dönük bir çaba içinde olmaması da çocuğa gösterilen özeni gözler önüne seriyor.
1992'de 115 çocuk
Bugüne kadar tarlada, anne kucağında, babasının yanında katledilen çocukların faillerinin ortaya çıkarılmaması ve sorumlular hakkında etkin bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle çocukların ölümü 2012 yılında da devam etti. YAKAY-DER'in raporuna göre sadece 1992 yılında 115 çocuk katledildi. Haziran ayında 12 çocuğun öldürüldüğü 1992 yılında tamı tamına 115 çocuk yaşamdan koparıldı. Sokak ortasında babasıyla birlikte kurşuna dizilen Uğur Kaymaz 12'sinde, Lice'de askeri kışladan atılan havan mermisiyle parçalanarak yaşamını yitiren Ceylan Önkol 14'ünde, Roboskî Katliamı'nda ise çeşitli yaşlarda 19 çocuk yaşamını yitirdi. Son olarak Nusaybin İlçesi'ne bağlı Akarsu Beldesi kırsalında babasıyla birlikte çobanlık yapan 10 yaşındaki Elif Akın'ın silahla öldürülmesi, çocuk ölümlerin geldiği noktayı ortaya koyuyor.
Ölüm her yıl kol gezdi
Çeşitli yaşlarda olsalar da ölüm nedenleri hep bir birine benziyor. "Terörist" olarak lanse edilip katledilen çocuklara ilişkin YAKFY-DER'in kayıt altına aldığı veriler yıllara göre şöyle: 1989: 2, 1990: 21, 1991: 12, 1992: 115, 1993: 66, 1994: 84, 1995: 7, 1996: 6, 1997: 7, 1998: 8, 1999: 12, 2000: 3, 2004: 1, 2006: 8, 2008: 1, 2009: 3, 2010: 6, 2011: 27, 2012: 1.
Bir yanda ölüm bir yanda bayram
Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi bayramları sadece tek bir etnik ve dinsel kimlik için ilan edilmiştir. Bu kimlik Türk ve Sünni kimliğidir. 23 Nisan Çocuk bayramı da sadece Türk ve Sünni çocuklar için bayramdır" diye konuştu. 23 Nisan bayramının ardında yatan ulusal egemenlik zihniyetinin Türk kimliğinin, bölgedeki egemenliğini anlattığının altını çizen Keskin, "Bu nedenle de her 23 Nisan'da Türk çocukları bayram kutlarken, Kürt, Ermeni, Süryani, Laz, Çerkez, Rum ve diğer tüm etnik kimlikten çocuklara sadece Türk olmaları öğütlenir. Bu 1923 yılından bu yana böyle süregelmiştir. Bir yandan 23 Nisanlarda çocuklar öldürürken diğer bir yandan bayram kutlanır" şeklinde konuştu. Keskin, "Bugün Başbakan Tayyip Erdoğan Müslüman ülkelerde öldürülen çocuklar için kamusal vicdandan söz ediyor. O bunları söylerken Türk ordusu Kürt çocuklarını öldürmeye devam ediyor. Ne yazık ki onların vicdan dedikleri, kendi coğrafyalarında vicdansızlığa dönüşüyor" dedi.
Türkiye’de çocuk olmak
Gündem Çocuk Derneği’nin hazırladığı “Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı 2011 Raporu”na göre; geçen yıl 815 çocuk ihmal ve önlenebilir nedenlerden dolayı yaşamını yitirdi. Avrupa Birliği 2011 yılı İlerleme Raporu’nda da çocuk hakkı ihlallerine ilişkin karanlık bir tablo var:
- Ortaöğretim okullaşma oranında cinsiyetler arasındaki farkta artış var.
- Okul kitaplarından cinsiyetle ilgili önyargılar tam olarak kaldırılmıyor.
- Çocuklar arasındaki fakirlik oranı orantısız şekilde yüksek. Altı yaşın altında olanlar için bu oran yüzde 24, kırsal kesimde ise yüzde 49 civarında.
- Çocuklara yönelik aile içi şiddetle mücadelede etkili bir mekanizma yok.
- Tam zamanlı çocuk yuvalarındaki şartların iyileştirilmesi gerekiyor.
- Çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda henüz ölçülebilir bir gelişme yok.
- Çocuk işçiliğini ortadan kaldıracak entegre bir sistem bulunmuyor.
- Çocuk ıslahevi sayısı yetersiz.
- Çocuk Koruma Kanunu, 81 ilde çocuk mahkemelerinin kurulmasını gerektirmesine rağmen, bu mahkemelerin olmadığı illerde çocuklar, yetişkin mahkemelerinde yargılanıyor.
- Çocuk mahkemelerinde davalar uzun sürüyor.
- Yaşları 12-18 arasında değişen 2 bin 500 çocuk hapishanede. Ancak çocuklar için hapis cezasının en son başvurulan ceza yöntemi olması ve en kısa süreyi kapsaması gerekiyor. 2010 yılı istatistiklerine göre, Türkiye’de 0-18 yaş grubu, nüfusun yüzde 35’ini oluşturuyor.
5 çocuğu bomba aldı
İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) 2011 insan hakları ihlalleri raporunda, çocuklara yönelik bilgiler şöyle: Mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu 5 çocuk yaşamını yitirdi, 25 çocuk yaralandı. 30 çocuk intihar etti, 17 çocuk intihar girişiminde bulundu. 158 çocuk ev içi ve toplumsal alanda şiddete uğradı. Toplumsal alanda çocuğa yönelik şiddet, tecavüz ve taciz olayı sonucu 33 çocuk yaşamını yitirdi, 2 çocuk yaralandı, 14 çocuk fuhuşa zorlandı.
2 bin 500 çocuk cezaevinde
2 bin 500'ü aşkın çocuğun 23 Nisan Çocuk Bayramı'nı cezaevinde karşıladığına dikkat çeken BDP'li Akdeniz Belediyesi Başkanvekili Sabahattin Atsız, "Tutuklu binlerce çocuk, 23 Nisan'da cezaevi müdürlerinin koltuğuna mı oturacak?" diye sordu ve uyardı: "Çocukların cezaevine kapatıldığı bir ülkede hiç kimse geleceğe umutla bakamaz."
Yaşlarının on katı ceza
Taş attıkları gerekçesiyle çocukların, yaşlarının 10 katı hapis cezasıyla karşılaştığı bir ülkede adalet, hukuk ve demokrasiden bahsedilemeyeceğini kaydeden Atsız, "Böyle bir hayatta çocuk kalınmaz. Çocuklar böyle bir çocukluğa isyan ediyorlar. Bu isyan, çocuk olamadan büyümek zorunda kalan çocukların çığlığıdır. Çocukların yeri cezaevi değil, ailelerinin yanıdır, okul ve oyun parklarıdır. Demokratik bir ülkede her şey ve herkes için ama önce, hemen çocuklarımız için eşitlik-adalet-barış istiyoruz" dedi.
23 Nisan hediyesi: 30 yıl hapis
Kürt çocukları, 23 Nisan’ı yine hapis ve cezalarla karşıladı. Adana’da yapılan geçen yıl yapılan bir gösteriye katıldıkları iddiasıyla gözaltına alınan ve ardından serbest bırakılan 4 ilköğretim öğrencisi hakkında dava açıldı. Çocuklar için hazırlanan iddianamede savcı 4 çocuk için 30’ar yıl hapis cezası istedi. H.B. (14), A.O. (15), A.T. (14) ve A.B. (16) isimli çocuklar, “Örgüt propagandası yapmak”, “Görev başındaki memura görevini yaptırmamak için direnmek”, “Tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak”, “Genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak” ve “İzinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak” suçlamalarıyla önümüzdeki günlerde Adana 1. Çocuk Mahkemesi’nde yargılanacak.
BDP boykot kararı aldı
BDP, yapılacak resmi kutlamaları boykot edecek. BDP Milletvekilleri, bugün Meclis özel oturumunda ise kürsüye çıkarak Kürt çocukların durumuna dikkat çekecek, katledilen çocukların faillerinin yargılanmasını, cezaevindeki siyasi suçlardan tutsak çocukların serbest bırakılmasını isteyecek. Roboskî'de savaş uçaklarının paramparça ettiği genç fidanların hesabını bir kez daha soracak olan BDP'liler, savaşın yarattığı travmanın çocuklar üzerindeki etkisini dile getirecek.