
PKK Merkez Komitesi tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, Ankara Katliamı'nın Teşkilat-ı Mahsusa’dan JİTEM’e, IŞİD’ten Osmanlı Ocakları'na kadar uzanan Türk özel savaş sistemi tarafından sosyalistlere, Kürt halkına, demokrasi güçlerine yönelik gerçekleşen saldırıların son halkası olduğu belirtildi. Türk devleti IŞİD’i hedef göstererek katliamı kendi üzerinden atmaya çalışsa da bu katliamın AKP yapımı olduğunun altı çizildi.
Devam edecekler
30 Ekim 2014’te gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu(MGK) kararları gereğince kirli savaş yöntemlerin yine devreye konulduğu belirtilen açıklamada, "Mevcut faşist anayasa ve yasalar çerçevesinde bile oluşturulmayacak örgütlenme ve yapılmayacak uygulamalar bundan sonra yasa dışı gizli örgütlere ve ekiplere yaptırılacaktır. Türkiye demokratikleşmediği müddetçe Kürt halkına ve demokrasi güçlerine yönelik bu tür örgütler kullanılacak ve bu tür katliamlar yapılacaktır" denildi.
'Kobanê düşecek' zihniyeti
Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt demokrasi güçleriyle ortaklaşan güçlerin hedeflenerek korkutulup sindirilmek istendiğine işaret eden PKK, Suruç ve Ankara katliamlarının bunun için yapıldiği belirtti. Bu saldırının, “Kobanê düştü düşecek” diyen zihniyetin 24 Haziran’da IŞİD ve devletin derin güçleriyle birlikte yüzlerce kadın ve çocuğu katlederek Kobanê’yi düşürme saldırısının devamı olduğu kaydedilen açıklamada, "2 aydır Kürdistan'ın şehirlerinde, ilçelerinde, mahallelerinde, sokaklarında sivilleri katledenlerle Ankara katliamını yapanlar ortaktırlar" denildi.
Devlete bırakılamaz
Artık hiç kimsenin kendi güvenliğini sağlamayı bu devlete ve hükümete bırakamayacağı; tüm demokrasi güçlerinin bu kirli savaş döneminde kendi güvenliklerini kendileri sağlama ve bu yönlü tedbirlerini almaları gerektiği ifade edilen açıklamada, şunlar belirtildi: "Acımız ve öfkemiz büyüktür. Ancak bu sindirme saldırıları karşısında acımız ve öfkemiz daha geniş bir cephe kurularak daha etkili bir mücadeleye dönüştürülmelidir… PKK olarak Ankara şehitlerimizin özlemlerine ve anılarına sahiplenerek Demokratik Türkiye ve Özgür Kürdistan'ı gerçekleştirmek için her zamankinden daha kararlı bir mücadele yürüteceğiz."
Geçici saldırılar değil
Bu saldırıların gelip geçici olmadığı; Türkiye'de kalıcı faşist otoriter bir sistem kurmak için yapıldığı dile getirilen açıklamada, şu çağrı yapıldı: "Mücadele, artık bu otoriter faşist zihniyet ve sistemden kurtulmayı hedefleyen bir mücadele haline getirilmelidir. Bu mücadele içinde yer almayan her güç 'susma sustukça sıra sana gelecek' sözündeki akıbete uğramaktan kurtulamayacaktır… AKP hükümetinden kurtularak tüm farklılıklarıyla yeni bir demokratik Türkiye'yi kurmak kaçınılmaz hale geldi. Bu temelde Ankara şehitlerinin emri doğrultusunda sosyalist güçleri, devrimci demokratik güçleri, tüm demokratik güçleri, emekçileri, kadınları, ezilen tüm etnik ve dinsel toplulukları AKP hükümetinden kurtulmak için mücadele cephesi kurmaya ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz."
BEHDİNAN