Cezaevlerinde 19 Aralık katliamı öncesine benzer hukuksuzlukların yaşandığını belirten Ölümsüzlerin ve Tutsakların Sesi Platformu’ndan (ÖTSP) Nihat Göktaş, “Benzer bir senaryo hazırlanıyor” dedi. Av. Tugay Bek ise cezaevlerinde ‘karıştır barıştır’ uygulamasını yeniden uygulamaya konulduğuna dikkat çekti. Adana Kürkçüler Cezaevi’nde PKK, sol örgütler ile DAİŞ ve Fethullah Gülen Grubu’ndan tutuklu olanlar aynı koridorları kullanıyor.
Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL rejimiyle hapishanelerde hak ihlalleri ve hukuksuzluklar arttı. İletişim, görüş ve sosyal aktivite gibi pek çok hak, keyfi gerekçelerle engelleniyor. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “hapishanelerden tweet atıyorlar” sözleri ve AKP Milletvekili Hüseyin Kocabıyık’ın sosyal medyada paylaştığı “millet cezaevlerini basacak ve tüm Fetöcüleri ve PKK’lıları asacak” mesajının ardından hapishanelere yönelik endişeler daha da arttı.
19 Aralık senaryosu
Ölümsüzlerin ve Tutsakların Sesi Platformu’ndan (ÖTSP) Nihat Göktaş, 19 Aralık 2000 hapishaneler katliamı tanığı ve o dönem ölüm orucu direnişinde yer alan siyasi tutsaklardan biri. OHAL rejimiyle birlikte hapishanelerde yaşanan hak gaspları ve hukuksuzları 19 Aralık dönemine benzeten Göktaş, benzer bir senaryo hazırladığını kaydetti. Göktaş, “Kaygılanıyoruz. Çünkü, aynı 19 Aralık katliamının senaryosunun düzenlendiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Cezaevleri hedef yapılıyor
19 Aralık öncesinde hükümet yetkililerinin “hapishanelerde kontrolü sağlayamadık, önce hapishaneleri güvenlik altına almamız gerek” şeklinde açıklamalar yaptığını hatırlatan Göktaş, “Saldırılar yapılıyor. Sürgün sevkler var. Örneğin 50 tutsak Edirne’den sevk edildi. Ne isimlerini biliyoruz, ne de nereye sürgün ediliklerini. Bu aynı zamanda belli yerlere sevk edilerek, oraları hedef haline getirerek, saldırıları öncelikli olarak bu alanlara yöneltecekleri endişesi yaratıyor” dedi.
Dışarıyla bağlantıları kesiliyor
Hapishanelerdeki hukuksuzlukların giderek arttığına işaret eden Göktaş, “Tutsakların dışarıyla iletişimini kesmeye çalışıyorlar. Bu da tıpkı 19 Aralık öncesinde olduğu gibi” diye konuştu. OHAL döneminde benzer hatta 19 Aralık’tan daha büyük bir katliam olmasından kaygılandıklarını dile getiren Göktaş, “O dönemde kimyasal silahlar, hapishanelerdeki daracık alanlarda kullanıldı. Bugün de 3 hapishanenin önüne uçaksavar yerleştirilmiş durumda. ‘Hapishanede FETÖ’cülerin haberleştiklerini öğrendik. Firar edebilirler’ denilmesiyle sözde güvenlik tedbirlerini arttırıyorlar. Aslında bunların amacı kamuoyunu yanıltmak” diye vurguladı.
‘Karıştır barıştır’ uygulamada
12 Eylül darbesi sonrası başta Mamak Cezaevi olmak üzere cezaevlerinde uygulanan, darbecilerin “karıştır barıştır” adını verdiği politika, AKP hükümeti tarafından tekrar devreye konuldu. 36 yıl önce sol ve sağ örgütlerden tutuklu tutukluların aynı koğuşlara konulduğu ve birçok gerginliği beraberinde getiren uygulama, Adana Kürkçüler Cezaevi’nde tekrar gündeme geldi.
Aynı koridorda
12 Eylül’den 36 yıl sonra 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte “karıştır barıştır” uygulamasının yine gündemde geldiğini ifade eden Bek, şunları aktardı: “F Tipi cezaevleri açıldıktan bu yana mahpuslar yargılandıkları örgütlere göre oda ve koridorlara yerleştirilmekteydi. Geçtiğimiz hafta Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 30 kişi, İzmir Cezaevi’ne nakledilirken PKK ve diğer sol örgütlerden tutukluların kalmakta olduğu odalar da değiştirildi. PKK ve sol örgütler ile DAİŞ ve darbecilikten tutuklu olanlar aynı koridorlara yerleştirilmiş durumda.”
Can güvenlikleri yok
Telefon ve görüş için odalarından çıkan tutukluların koridorlarda diğer örgütlerden tutuklularla karşılaşabilme tehlikesi olduğunu belirten Bek, “Tutsakların ortak yaşam alanlarından faydalanması engellenmiş durumda. Havalandırmalardan tutsaklar arasından sürekli bir ağız dalaşı ve hakaretler söz konusu. Geçtiğimiz yıl bir tecavüz zanlısının mafya mensupları tarafından tabanca ile infaz edildiği Adana F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutuklular can güvenliklerinden kaygı duyuyor” diye konuştu.
Hayata Dönüş’ü hatırlatıyor!
Tutuklular arasındaki gerilimin cezaevi dışında da hissedildiğini aktaran Bek, “Cezaevinin hemen önünde sürekli olarak TOMA ve itfaiye bekletilmesi yeni ‘Hayata dönüş’ operasyonları endişesini artırıyor. İktidar, halka karşı içeride ve dışarıda aynı şekilde darbecileri taklit ediyor” dedi.
HABER MERKEZİ