YPS öncülüğündeki direnişin 88. gününe girdiği Sur’da saldırılar ve çatışmalar devam ederken, aralarında bebek, yaşlı ve yaralıların da olduğu yaklaşık 200 sivilden sağlıklı haber alınamıyor. HDP’li Sibel Yiğitalp ve yakınlarıyla yaptıkları telefon görüşmelerinden alınan kısıtlı bilgilere göre, sivillerin mahsur kaldığı alanlar önceki gece bombalandı.  ‘Tahliye’ adı altında günlerdir teslimiyet çağrıları yapan Diyarbakır Valiliği dün yeni bir açıklama yaparak, ‘tahliye’ anonslarıyla kimsenin çıkmadığını dolayısıyla içeride ‘sivillerin bulunduğuna yönelik şüphe doğduğunu’ belirterek, “Zarar görmeleri halinde sorumlu değiliz” dedi. 

Sur’un 6 mahallesinde 18 Aralık 2015 tarihinden bu yana “Bayrak-12 Sur Müşterek Özel Birlik Operasyonu” kapsamında operasyonların, 4 Şubat’tan bu yana ise ‘tahliye’ anonslarının yapıldığını belirten Valilik, tüm yöntemlere rağmen Sur’un teslim olmadığını itiraf etmiş oldu. 


Katliam talimatı

Türk medyasının “Valilikten son çağrı” başlığıyla verdiği açıklamada, son 3 günkü ‘tahliye’ anonslarına karşılık mahallelerden çıkan kimse olmadığıda belirtilerek şöyle denildi: “Bu durum bölgede mağdur şahısların olduğu iddiasının şüpheyle karşılanmasına ve söz konusu iddiaların samimiyetinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Tüm bu çağrı ve iyi niyetli yaklaşımlara rağmen içerde olduğu iddia edilen çocukların ve yaşlı vatandaşların herhangi bir zarar görmeleri halinde bunun ahlaki, vicdani ve hukuki sorumluluğunun bunların sağ salim güvenlik güçlerine ulaşmasını engelleyen, başta örgüt mensupları olmak üzere onları propaganda aracı olarak kullanan kişilerin olacağı değerlendirilmektedir. 


‘Son’ diyerek mesaj verdi

Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edilen mahallelerde, 26 Şubat 2016 tarihlerinde saat 15.30 ile 17.00 saatleri arasında son defaya mahsus olmak üzere, güvenlik güçlerince her türlü emniyet tedbiri alınacak, var olduğu iddia edilen çocukların ve yaşlı vatandaşların Cumhuriyet İlköğretim Okulu bölgesinden operasyon bölgesi dışına tahliyesi edilebilmesi maksadıyla her türlü kolaylık sağlanacaktır.”

Valiliğin işaret ettiği saat itibariyle ise, ilçeye yeni askeri birlikler sevkedildi. 


Ancak heyet gelirse

Valiliğin açıklamasına yanıt Sur’da 2 çocuğuyla mahsur kalan Remziye Tosun’dan geldi. Telefonla DİHA’ya konuşan Tosun,  “Bize bayrak alıp çıkın diyorlar. Biz bu patlamanın içinde bayrağın kralını alsak çıkamayız. Heyet gelip bizi alırsa çıkarız. Yoksa burada ölürüz daha iyi. Ya da yasak kalksın abluka kaldırılsın öyle çıkarız buradan” dedi.


Ya hepimiz ya hiç

HDP’li vekil Sibel Yiğitalp’le telefonla konuşan sivillerden Reyhan Kavak da katliam olmadan herkesin harekete geçmesi gerektiğini söyledi. “Buradakiler ya hep beraber çıkarız ya da hiçbirimiz, diyor. Sur’da bir katliam olmaması için herkesin harekete geçmesi gerekir” diye konuştu. 



AYM’den ret üstüne ret


Daha önce Ateş ailesi ve Karatay kardeşler için yapılan başvuruları reddeden Anayasa Mahkemesi, Mehmet Şah Pervane (76) için geçici tedbir talebine de ret yanıtını verdi. 


 AMED






Demirtaş: Sessiz kalınmaz


Sur için bugün Amed'de büyük yürüyüş düzenlenecek. HDP, DTK, DTP eşbaşkanlarının da katılacağı yürüyüşe katılım çağrısı yapan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, "Diyarbakır'ın göbeğinde bir katliam girişimine sessiz kalınamaz" dedi. Partisinin MYK toplantısı öncesinde konuşan Demirtaş, Cizre'yi hatırlatarak şunları söyledi:

"Cizre'de 167 kişi 15 gün boyunca bütün Türkiye'nin gözleri önünde katledildi. 137 cenaze kül olmuşsa, parçalanmış ve tanınmaz haldeyken her şey normalmiş gibi davranamayız. Şimdi Sur'da da aynısını yapmak istiyorlar. Aralarında bebek ve çocukların da olduğu 200'e yakın sivil var. Bizim talebimiz abluka kaldırılsın, insanlar hepsi oradan çıksın. Bu çağrımıza maalesef cevap alamıyoruz. 167 koyun bir yerde kesilse haber olur ülkede. Bunun yarattığı kırılmayı anlamıyorlar." 


Vicdanınız nerede? 


Sur'da mahsur kalan Remziye Tosun, DİHA'ya telefon üzerinden yaptığı açıklamasında sessizliğe de tepki gösterdi. "Elektrik yok. Su için bir depo kırdık, oradaki suları içiyoruz. Ağzımız yara olmuş, hastayız. Yani resmen bize insanlık suçu, cehennem hayatı yaşatıyorlar burada" diyen Tosun, Sur direnişini sahiplenme çağrısı yaptı. Tosun şunları söyledi: "Bugün bizim kapımızda, benim çocuklarım; bugün benim komşum, bugün benim arkadaşlarım. Ama yarın herkesin kapısında olacak. Lütfen buradaki insanları sahipsiz bırakmasınlar. Kimse evinde rahat uyumasın, hangi vicdanla başını yastığa koyup uyuyorlar. Biz 3 aydır cehennem ateşi yaşıyoruz. Artık öyle olmuş ki ölümle alay ediyoruz. Hangi dakika hangi saniye ölümü göreceğiz hangi havan, hangi mermi bilmem ne gelecek diye espriler yapıyoruz."