
Kararda, cezaevinde tartışmayla başlayan ve çözülemeyen olayın Adalet Bakanlığı'na iletildiği, "müdahale talimatı üzerine emniyet ve jandarma görevlilerinin silahları alınarak cop ve kalkanlarıyla cezaevine girdikleri" ileri sürüldü.
Dövülerek öldürüldüler
Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, olayda hayatını kaybeden 10 tutsağın 25 Eylül 1996 tarihinde yapılan otopsilerine de yer verildi. Karara yansıyan otopsi tutanaklarına göre ölenlerin tamamının kafataslarında sert cisimle vurma sonucu kırık tespit edildi. Raporda ölenlerin 6'sının kulak, kafa ve vücudunun değişik yerlerinde düzenli kesi izleri ve kesici alet yaralanmalarının saptandığı ifade edildi. Otopsi raporuna göre olayda ölen 10 kişiden 9'unun beyin harabiyetine bağlı, 1 kişinin ise tüm kaburga kemiklerinin kırılarak akciğerine batması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.
'Öldürme kastı yok'
E Tipi Cezaevi'nde çıkan fiili durum nedeniyle, güç kullanmanın kolluk güçlerine yasaca verilmiş bir görev olduğu kaydedilen kararda, müdahalenin tutuklu ve hükümlüleri tek tek etkisiz hale getirmek amacıyla güç kullanımına yönelik olması gerekirken, bu sınırın aşılarak bir kısmının ölümüne yol açacak şekilde aşırı güç kullanımının gerçekleştiği belirtildi.
Sanıkların kastının "öldürmek olmadığı" iddia edilen kararda, amacın olayları çıkaran tutuklu ve hükümlüleri etkisiz hale getirmek olduğu öne sürüldü.
AMED