
İsviçre Mülteciler Bürosu ise, Tamillerin geri gönderilme tartışmalarına katılarak, “bu sorun karmaşık ve bir o kadar da incelenmesi gereken bir sorundur. Mültecilerin güvenlik sorunu, gönderilecek kişilerin her hangi bir takibata uğramama garantisi, uzun yıllardır İsviçreye yerleşen ailelerin uluslararası hukuki hakları gibi sorunların öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir” açıklamasında bulundu. Birleşmiş Milletler Yüksek Mülteciler Örgütü (UNHCR) Sri Lanka Ofisi temsilcisi Michael Zwack da, Avrupa ülkelerinde toplam 780 bine yakın Tamilli mültecinin yaşadığına dikkat çekerek, “Yaşanan iç savaşın henüz yaraları sarılmadan bu tür bir tartışma açmak gerçekci olmayacaktır” ifadelerinde bulundu. Zwack, zorunlu sınırdışı edilmelerden ziyade gönüllü geri dönüş koşulların yaratılmasının daha gerçekçi olacağını belirtti. Zwack, son olarak, Sri Lanka Hükümeti’nin verdiği güvenlik garantilerinin uluslararası denetimlere açık olması yönünde öneride bulundu.
İsviçre genelinde 23 derneği ve informasyon bürosu bulunan Tamiller’in Sri Lanka ve İsviçre Adalet Bakanlığı’nın başlattığı sınırdışı tartışmalarının adaletli olmayacağını, öncelikle Sri Lanka Hükümeti’nin gerçekleştirdiği katliamların hesabını ve Tamil haklarının iadesini geri vermesi gerektiğini açıkladı.
Konuyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan İsviçre Tamil Enformasyon Bürosu yetkililerinden Abiratha Madukrishnan, Sri Lanka Hükümeti’nin 2009 yılında Tamillere karşı gerçekleştirdiği ve 40 bin kişinin ölümüne neden olan katlima vurgu yaparak, “katliamın üzerinden bir yıl geçti. Sri Lanka hükümeti savaş suçları işledi. Kimse bunun hesabını sormadı. Daha bugün de kimyasal silahların kullanıldığını belirtiyorlar. Binlerce Tamil hala cezaevlerinde çok ağır koşullarda yaşıyor. Tamil halkının en insani hakları gasp edildi” dedi. Abiratha Madukrishnan, sorunun çözülmediğini tam aksine ağırlaştığını dile getirdi. Madukrishnan, adaletin yerini bulması halinde Tamiller’in kendi topraklarına gönüllü bir şekilde geri döneceğine vurgu yaptı. Madukrishnan, “Katliam gerçekleşti, binlerce insan halen kayıp, savaş suçları ortada duruyor. Böyle bir ortamda ve sonuçta ‘Tamiller’i geri gönderirim’ demek ne kadar adaletli olur. Önce katliam sonra ‘Hadi ülkenize’ demek tam bir vicdansızlıktır. Sri Lanka Hükümeti elbette ‘gelebilirler’ diyecek. Savaş suçları işlemiş bir hükümeti refarans edinmek ve bunun üzerinde onurumuzu rencide edecek tartışmalara girmek tam bir vicdansızlık ve adaletsizliktir” dedi.
Savaş suçu işlenmişti
2009’da Colombo Hükümeti’nin Tamil bölgesine yönelik gerçekleştirdiği ve tam bir hafta süren saldırılarda 40 bin Tamilli hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler, Uluslararası Kızıl Haç Örgütü başta olmak üzere bir çok uluslararası örgüt Sri Lanka hükümetinin Tamillere karşı sivil katliamlar gerçekleştirdiğini ve savaş suçu işlediğini açıklamıştı. Sri Lanka ve Tamil LTTE (Tamil Kaplanları) güçleri arasında yaşanan 26 yıllık iç savaşta 90 bin Tamil yaşamını yitirirken savaştan dolayı 2 milyona yakın insan da Tamil bölgesinden göç etmek zorunda kaldı.
ALİ ONGAN/BASEL