
Bombayı bir IŞİD mensubu ya da kendisini IŞİD’li zanneden birisinin patlatmış olması, katliamı sorgusuz sualsiz IŞİD’e havale edip lanetlemek için yeterli mi? IŞİD, bugüne kadar sadece kötü olduğu için mi katliam yapıyor ve insanları hunharca öldürüyor? Bu sorular yanlış anlaşılmasın diyerek başka türlü de sorarsam; IŞİD bugüne kadar neredeyse her eyleminde kör bir şiddet mi uyguluyor, yoksa her katliamın askeri ve politik sonuçları ve varmaya çalıştığı amaçları mı var?
Ben bu soruların cevabının son söylediğim gibi olduğunu düşünüyorum. Yani her katliamın, İngiliz ve Amerikalı gazetecilerin öldürülmesinin, tabii ki Kobanê’yi mutlaka ele geçirmek zorunda olmasının mutlak olarak askeri ve politik neticelere yönelik olduğu kanısındayım. Yani bir yere girdiğinde hızla giriştiği katliam ve bunun hızlı bir şekilde medyaya yansıması, sınırsız hunharlık uygulayarak bunu da açıkça sergilemesi ve teşhir etmesi, özellikle bir sonraki saldırdığı yerin sivil halk tarafından hemen boşaltılmasına ve işgal ettiği topraklarda daha sonra ortaya çıkacak muhtemel direnişin kaynağının göç ettirilmesine yönelik bir yöntem.
Hayır, tabii ki dehşeti teorize etmiyorum, aksine, katliamın amacına ulaşarak asıl sorumlularının kim olduğunu işaret etmek istiyorum. O zaman, IŞİD bu eylemi neden yaptı? Öncelikle IŞİD şu ana kadar hiç Türkiye hükümetine ters gelecek bir eylem gerçekleştirdi mi? Hayır. Hiç öyle bir eylem olmadı. Mesela Reyhanlı Katliamı Tayyip Erdoğan’nın ABD ziyaretinden önce Suriye’ye müdahale talebini güçlendiren bir eylemdi ya da henüz iki hafta kadar önceki Fransa ve özellikle mesela Tunus eylemi gibi turistik yerlere yönelik bir eylem düzenlenebilirdi ki, Türkiye’de bu, turizmin durmasına ve iktidarı doğrudan ve her zaman çok yakından ilgilendiren “Turizm gelirleri”nin kesilmesine neden olacaktı. Yani her zaman açık ya da gizli bir mutabakat vardı. Ayrıca neden IŞİD, artık neredeyse ona destek veren tek iktidarın, en azından sempatisi olan bir iktidarın ülkesini bombalasın? Eğer tetikçi olarak Suruç Katliamı‘nda varlarsa da, bunun hükümeti hiç üzmeyeceğine emindiler. Nitekim hükümet de mesela yas bile ilan etmeyerek, üzülmediğini pek saklamadı.
Peki bu eylem IŞİD’in Kobanê savaşında işine yarar mı? Yani böyle bir eylem nedeniyle Kobanê’de YPG’ye katılacak Kürt, Türk ve enternasyonel güçler, gençler, militanlar katılımdan vazgeçecek midir? Yoksa aksine, hunharca işlenen bu cinayet bunu artıracak mıdır? IŞİD mesela Kobanê’de daha önce Irak’ta yaptığı gibi canlı bomba eylemleri yapmaktadır ama bunlar cephe gerisi yılgınlığı yaratma ve istikrarsızlaştırma eylemleridir. Yani eğer IŞİD’in kör eylemler yapmadığını kabul ederseniz, böyle bir eylemi -en azından kesinlikle kendisi için- yapmadığını açıkça görürsünüz.
O zaman tekrar baştaki sorumuza dönersek, “Katliamın amacı neydi?” Yine tersinden sorarak başlayalım. Eğer daha istikrarlı(!), Türkçesi otoriter bir rejim isterseniz ne yapmanız gerekir? Son seçimlerde sonuçlar bunun tersini gösteriyorsa hızlı bir şekilde kalan otoriterinizi de kaybetmemek için ne yaparsınız? Size ihtiyaç duyuracak bir durumun, “kaosun” ve yakında daha da kent merkezlerine yönelecek kör şiddetin durdurulmasında, yangın anında ilk akla gelen siz olacaksınızdır. Daha doğrusu halk doğruyu anlamış olacaktır. Hatta yasanın verdiği yetkiyle başkumandan olarak ülkeyi bu savaş durumunda sahipsiz bırakamazsınız. Hele koalisyon gibi hiçbir şeyin yapılamayacağı bir ve zaten çok muhtemel koalisyonun bile kurulamadığı bir ortamda bir “Fujimori”ye ihtiyaç vardır. Fedakarca bütün yetkileri elinde toplayan bir “başkan”a.
Sosyalist gençlere yönelik düzenlenen bu eylemle birlikte, aynı zamanda, ülkenin her zaman sokağı protestolar adına kullanabilen yegane güçler olan solun ve Kürtlerin süregidecek anmalar ve direnişlerine karşı zaten sivil faşist güçler, Gezi’nin aksine, artık hazırlanmış durumdadırlar. Bu çatışma gene bizleri karanlık günlere çekecekken ve bunu bahane edecek askeri bir darbe yerine, halkın seçtiği bir başkomutanın sessizce seyretmesi beklenemez.