Osman Kavala, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifadesinin alınmasının ardından götürüldüğü İstanbul Adliyesi’nde tutuklanması talebiyle sevk edildiği Nöbetçi 8. Sulh Ceza Hakimliği’nce yeniden tutuklandı.
Gezi Davası kapsamında hakkında beraat ve tahliye kararı verilen Osman Kavala, ”15 Temmuz darbe girişimi dosyası” kapsamında hakkında verilen gözaltı kararı nedeniyle götürüldüğü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı Nöbetçi 8. Sulh Ceza Hakimliği’nce yeniden tutuklandı.
Gezi davası kapsamında verilen tahliye kararına rağmen 840 gündür tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden tahliye edilmeyen Kavala, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürülmüştü.
Kavala: Asılsız iddialar
Mahkeme tutanaklarına göre Kavala, savunmasında şöyle dedi: ”Yaklaşık 2 yıl 4 aydır hukuksuz bir şekilde tutuklanmış bulunuyorum. Dün 30. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararının tescil etmiş olduğu gibi ve daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının açıkça belirttiği gibi maruz kaldığım sıra dışı vahimlikte bir hak ihlalini dünkü gözaltı kararı ve bu akşam gördüğünüz savcının sevk yazısı bu hak ihlalinin devam ettirilmekte olduğunu göstermektedir. Daha önceki ifademde belirtmiş olduğum gibi 15 Temmuz darbe girişimine destek olmakla ilgili tüm iddialar asılsızdır.”
Erdoğan kararı verdi
Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu, savunmasında ”Bugün öğle saatlerinde AKP grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cübbe giymiş, müvekkilim hakkında tutuklama kararı vermiştir” dedi.
Gerekçe: Barkey ile iletişim
Kavala’nın tutuklanma kararında, savcılığın tutuklama talebinde yer verilen, Kavala’nın ”15 Temmuz darbe girişimi dosyası” kapsamında ”şüpheli” sıfatıyla arandığı ifade edilen Hanrey Barkey ile iletişimde olduğunun ileri sürülmesi ve ”kaçma şüphesi” yer aldı.
Avukat Deniz Tolga Aytöre ise savunmasında şunları şunları söyledi: ”Öncelikle bu dosyanın muadili olan gezi dosyası olarak kamuoyunda bilinen 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından beraat kararı verilen dosyadan bu dosyada da iddia edildiği üzere hakkında yakalama kararı bulunan Hanrey Barkey ile müvekkilimin hiçbir şekilde telefonla görüşmediğini ispat eder HTS analiz raporunu dosyanıza sunuyorum. Bu dosya kapsamında CMK’da soruşturma aşamasında tutuklama aşamasında geçirilecek süre olarak 2 yıllık süre de dolmuştur.”
Türk Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı, yaptığı açıklamada “Soros’un Türkiye ayağı malum içerideydi. Bir manevrayla dün onu beraat ettirmeye kalktılar” demiş ve buna müsaade etmeyeceklerini söylemişti.
Hakimlere inceleme
HSK de Gezi davasında beraat kararı veren İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyetindeki üç hakim hakkında inceleme ve soruşturma başlatılmasına onay vermişti.
11 Ekim’de tahliye edilmişti
Osman Kavala’nın tutuklandığı dosyadan 11 Ekim 2019’daki ”Tutuklama tedbiri ölçülü değil” denilerek resen tahliye edildiği ortaya çıktı. Osman Kavala’nın Gezi Davası’ndan tutuklu bulunduğu süreçte verilen bu resen tahliye kararında Başsavcılık, Kavala’nın atılı suçtan tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak mevcut delil durumu nedeniyle tutuklama tedbirinin devamının artık ölçülü olmayacağı şeklinde değerlendirme yaptı ve tahliyesine hükmetti.
‘Tutuklama tedbiri ölçülü değil’
Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen resen tahliye kararında şu ifadeler kullanıldı: “Şüpheli hakkında atılı suçtan yapılan soruşturmada gelinen aşamada, şüphelinin atılı suçtan tutuklu kaldığı süre, şüphelinin Türkiye Cumhuriyeti Hükümetim Ortadan kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Mala Zarar Verme, Nitelikli Mala Zarar Verme, Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması Veya EI Değiştirmesi, İbadethanelere Ve Mezarlıklara Zarar Verme, 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet, Nitelikli Yağma, Nitelikli Yaralama ve 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçlarından hakkında İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/74 esas sayılı dosyası üzerinden devam eden tutuklu bulunduğu kovuşturmanın mevcut olması, mevcut delil durumu göz önüne alınarak tutuklama tedbirinin devamının artık ölçülü olmayacağı değerlendirildiğinden, tutuklama tedbirine gerek bulunmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 103/2 maddesi gereğince tahliyesine karar verildi.”