AKP-MHP yönetimindeki Türkiye’nin hali: Meclis’in üçüncü büyük partisi HDP, seçim startını Cumhurbaşkanı adayları Demirtaş’ın rehin tutulduğu Edirne Cezaevi önünde vermek zorunda kaldı. Üstelik HDP Eşbaşkanlarının Demirtaş ile görüşmesine izin verilmediği gibi cezaevi önünde açıklama yapmaları da engellendi.
Edirne Cezaevi’nde rehin tutulan cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş ile görüşmek ve seçim startını vermek için cezaevine gelen HDP Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli’nin görüşme talebi reddedildi. Cezaevi önünde yapılmak istenen açıklama da Valilik talimatıyla engellendi. Eşbaşkan Pervin Buldan, uygulamayı 'utanç tablosu' diye nitelendirdi.
HDP, sandık başına gitmeye bir ay kala seçim çalışmalarını Eşbaşkanlar Sezai Temelli ve Pervin Buldan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanı adayları Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nin önünden başlattı. Bu nedenle aralarında partili milletvekilleri ve adaylarının da bulunduğu partililer, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenleri Edirne’ye geldi. Açıklama öncesi Selahattin Demirtaş ile görüşmek üzere cezaevine giren Pervin Buldan ve Sezai Temelli'ye Adalet Bakanlığı tarafından izin verilmedi.
Dışarı çıkan Eşbaşkanlarca cezaevi önünde yapılmak istenen açıklamaya da yine polis ve jandarma birimleri tarafından izin verilmedi. Bu engelleme üzerine cezaevinin 4 kilometre uzağında alanda açıklama yapılmak zorunda kalındı.
Partililerce Demirtaş'ın fotoğraflarının yer aldığı dövizlerin taşındığı açıklamada ilk olarak HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan konuştu.
Türkiye’nin utanç tablosudur
Selahattin Demirtaş ile görüşme taleplerini geçtiğimiz hafta Adalet Bakanlığı'na iletmelerine rağmen yanıt verilmediğini söyleyen Buldan, bunun yanı sıra cezaevi önünde de açıklama yapmalarına izin verilmemesini eleştirdi. Yasağa gerekçe olarak kendilerine Edirne Valiliği’nin geçmişte aldığı bir kararın gösterildiğini paylaşan Buldan, “Bugün bize eski bir karar gösterilerek cezaevi önünde açıklama yapmamıza izin verilmedi. Halkımızın da cezaevi önüne gitmesine izin verilmedi. Bu bir utanç tablosudur. Sayın Demirtaş ile görüşmemize izin verilmemesi ayrıca bir utanç tablosudur. Sayın Demirtaş milyonların umududur. Halkların Demokratik Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayıdır. Evet, dört duvar arsında rehin olarak tutabilirsiniz ama Sayın Demirtaş’ı milyonların gönlünden, yüreğinden silemezsiniz. Korktuğunuz için cezaevinde rehin olarak tutuyorsunuz” dedi.
Demirtaş’ı halklar tahliye edecek
Yargının AKP hükümetinin emrinde olduğunu, tüm kararlarının da hukukla bağının bulunmadığını kaydeden Buldan, şöyle devam etti: "Sayın Demirtaş'ın tahliyesine ilişkin başvurular reddedildi. Tabanı ve seçmeni ile buluşmalar yapamayacak. Bu hukuksuzluğu, adaletsizliği, kabul etmiyoruz. Ancak şunun altını çizmek istiyorum; Sayın Demirtaş'ı ve arkadaşlarını 24 Haziran’da Türkiye halkları tahliye edecektir. Buna herkesin inanması lazım. Biz Sayın Demirtaş’ı cezaevinden çıkarmak için yola çıktık. Çalışmalarımızı bu yolda yapıyoruz. Buradan söz veriyoruz: Halkımız 24 Haziran akşamı seni oradan halaylarla çıkaracak. Yalnız değilsiniz. Milyonlar sizinle birlikte. Sizin arkanızda. Bu adaletsizliğe, hukuksuzluğa 24 Haziran akşamı son verilecek. 24 Haziran akşamı sizi o cezaevinden barışa demokrasiye inancı olan halkımız çıkaracaktır.”
Tutuklu kalması hukuk faciasıdır
HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli ise tutuklu olmasının bir hukuk faciası olduğunu belirttiği Selahattin Demirtaş'ın resmi görüşmecisi olmasına rağmen 18 aydır kendisiyle görüşemediğini söyleyerek, yapılan hukuksuzluğa dikkat çekti.
568 gündür rehin tutuluyor
Temelli, şunları söyledi: "568 gündür rehin tutulan Sayın Demirtaş'ın, rehin tutulmasını gerekli kılacak hiçbir hukuki, yasal dayanak yoktur. Yargılandığı davalara baktığınızda, özellikle tutuklu bulunduğu davaya baktığınızda, bu davanın fezlekeleri cemaat mensubu savcılar tarafından hazırlanmıştır ve bu savcıların büyük bir kısmı şuanda tutuklu.
Bugün hala iktidarın FETÖ operasyonu yapması tamamen bir seçim malzemesidir. Çünkü FETÖ'cü savcılarla bugün Sayın Demirtaş tutsak. 568 gündür haksız hukuksuz sürdürülen tutsaklık haline şimdi son verme zamanı gelmiştir. Çünkü bu kadar hak ihlali artık seçme ve seçilme hakkı ihlaline kadar uzanmıştır. Sadece Demirtaş'ın hakkı değil, Demirtaş'a oy veren milyonların da hakkının gaspı söz konusudur. Yargıcın muhalefet şerhini okumak gerek. AİHM sözleşmelerine dair göndermeler yapan bu muhalefet şerhi önemliydi. Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi bunu dikkate almadı. Şimdi Anayasa Mahkemesi’ne çağrı yapıyoruz: Bu başvuruyu rutin olarak görmeyin. Hızlıca karar verin. Mustafa Balbay kararını hatırlatmak istiyorum. Anayasa Mahkemesi öncelikli olarak bu dosyayı gözetmeli. Bir an önce tahliye kararını vermelidir.”
Temelli’nin konuşmasını noktalaması sonrası Eşbaşkanlar ve beraberlerindeki heyet, Edirne'den ayrılmak üzere yola çıktı.
EDİRNE