Yazarın yeni kitabının adı "Karaduygun." Yedi anlatının yer aldığı kitapta Kaygusuz, Birhan Keskin’den yola çıkarak ama sadece onunla sınırlı kalmayarak “karaduygun” dediği insanları anlatıyor. Anlatının başkişisi günümüz şairleri arasında önemli bir yere sahip olan Birhan Keskin. ‘Karaduygu’nun peşinden giden anlatının içinde yedi de öykü yaşıyor.
Musa Anter’in tuzağa düştüğü bir gece yolculuğuna çıkıp, köpeklerin düşman olduğu bir bahçıvanın hikayesine tanık oluyoruz. Denizden çıkan şişedeki notun peşine düşüp, bir takım elbise diktiriyoruz genç bir beye. Kapımıza gelip, bize musallat olan bir kalaycıyla uğraşıyoruz. Hüzünle kederin farkını arıyoruz satır aralarında ve hayatın kendisinde. Bölüştürmeyi bilmeyen bir genç kızın payından fazlasını yiyerek vücut değiştirmesine tanık oluyoruz: Baldan örülü ve ibaret bir hayattan, Kelebekler Vadisi’ne uçarak tamamlıyoruz öykülerle örülü anlatıyı.
Yolculuğumuz hep karaduygu’nun anlamı üzerine aslında. Bize eşlik eden de huzursuz bir gürültü, zorla uykularımızdan çekip alan.
Sema Kaygusuz uzun metrajlı bir filme benzeyen hayatın içinden –hem Birhan Keskin’in hem kendisinin hayatının içinden-  fotoğrafik imgeler toplayarak yazmış “Karaduygun”u. İmgeler yığınından bir seçim yapmış; gereksiz olanları elemiş, yalnızca okuyucuya bir algılam ve­ren imgeleri biriktirmiş ve bunları her zamanki incelikli, oyuncaklı ve zengin diliyle aktarmış. Kitabın kahramanı sadece Birhan Keskin de değil. Birhan, Sema ve onlarla aynı duyguları paylaşanlar; taşı toprağı, börtü böceği, hayvanı ve insanı barındıran dünyanın insan tarafından hoyratça kullanımından, sahiplenilip yağmalanmasından rahatsız olanlar, hüzünlenenler, kederlenenler ve en çok da karaduygunlar Birhan Keskin karakterinde bütünleşiyorlar.

KÜLTÜR SERVİSİ