- Berlin’deki CSD saldırısının faili Abdul Ballout, güvenlik makamlarının yıllardır izlediği bir isimdi. Takip, dinleme ve gözetim sürecine rağmen saldırının gerçekleşmesi, Alman hükümetinin önleyici politikalarındaki sorunları gözler önüne seriyor.
ROJHAT AZADÎ/BERLİN
Berlin’de CSD'ye yönelik saldırının faili yıllardır güvenlik makamlarının kayıtlarındaydı. "Tehlikeli kişi" olarak sınıflandırılmış, telefonu dinlenmiş, fiziki takibe alınmış ve evinin önüne kamera yerleştirilmişti. Saldırının ardından kamuoyunda tartışılan önlemlerin önemli bir bölümünün ise zaten yürürlükte olduğu ortaya çıktı.
25 Temmuz gecesi Berlin Tiergarten'da kiralanan bir araç kalabalığın arasına daldı. Sürücü daha sonra çevrede bulunanlara kesici aletle saldırdı. Polonya'dan gelen 65 yaşındaki bir kadın yaşamını yitirdi, 31 kişi yaralandı. Ertesi gün polis operasyonunda öldürülen 21 yaşındaki Abdul Ballout'un kullandığı araçta DAİŞ'e bağlılık yemini içeren bir video bulundu. Federal Başsavcılık soruşturmayı "İslamcı terör saldırısı" kapsamında yürütüyor.
‘Tehlikeli kişi’ olarak sınıflandırıldı
Ballout, güvenlik makamları için bilinmeyen biri değildi. Berlin doğumlu bu kişi, 16 yaşındayken Anayasa Koruma Dairesi'nin kayıtlarına girdi ve İslamcı çevrelerle ilişkilendi. Kasım 2025'te Lübnan üzerinden Suriye'ye geçerek DAİŞ'e katılmaya çalıştığı için yakalandı. Ardından polis tarafından Almanca "Gefährder" olarak tanımlanan, ağır siyasi şiddet eylemi gerçekleştirme riski taşıyan "tehlikeli kişi" statüsüne alındı. Dosyası Ortak Terörle Mücadele Merkezi'nde değerlendirildi ve Federal Kriminal Dairesi'nin risk analiz sisteminden geçirildi.
Tutuklama kararı kaldırıldı
Tiergarten Mahkemesi, Ballout'u Mayıs 2026'da terör suçuna hazırlık yaptığı için 1 yıl 10 aylık “gençlik hapis cezasına” çarptırdı. Mahkeme, cezanın ertelenip ertelenmeyeceğine daha sonra karar vermek üzere denetimli bir süreç başlattı ve tutuklama kararını kaldırdı.
Üçüncü görüşme saldırıdan sonraydı
Ballout'un “radikalleşmeden uzaklaştırma programına” katılması istendi. Programı yürüten kuruluşla iki gönüllü görüşme yaptı. Uzmanların samimiyetinden kuşku duyduğu, üçüncü görüşmenin ise saldırıdan sonraki Pazartesi günü için planlandığı ortaya çıktı.
Fiziki takip iki gün önce sona erdi
Tahliyesinin ardından Ballout'un telefonu dinlendi, belirli günlerde fiziki takibe alındı ve evinin önüne kamera yerleştirildi. Haziran ayında 6, Temmuz ayında ise 4 gün boyunca gözlem altında tutuldu. Son fiziki takip, saldırıdan iki gün önce sona erdi.
Kamera kayıtları Ballout'un saldırı günü evden ayrıldığını gösterdi. Ancak görüntüler gerçek zamanlı izlenmediği için polis bunu ancak daha sonra tespit edebildi. Sanal medyada paylaştığı silah fotoğrafı üzerine evi de arandı, ancak söz konusu silahın oyuncak olduğu belirlendi.
Berlin’de 350'si şiddet eğilimli
Federal Anayasa Koruma Dairesi'nin 2025 raporuna göre, Almanya'da 28 bin 645 kişilik bir İslamcı çevre bulunuyor. Bunların 9 bin 110'u “şiddet eğilimli” olarak değerlendiriliyor. Berlin'in son eyalet raporunda ise kentte 2 bin 440 kişilik İslamcı çevre bulunduğu, bunların yaklaşık bin 100'ünün Selefi yapılara dahil olduğu ve yaklaşık 350'sinin şiddet eğilimli kabul edildiği belirtiliyor.
Bu rakamlar Almanya'daki Müslüman nüfusu ya da cami cemaatlerini ifade etmiyor. Güvenlik makamları ülke genelindeki "İslamcı cami" sayısını açıklamıyor; kişileri, örgütleri ve dernekleri ayrı ayrı izliyor. Resmi raporlarda bazı yapıların cami dernekleriyle birlikte gençlik çalışmaları ve eğitim kurumları üzerinden uzun vadeli örgütlenme yürüttüğü belirtiliyor. Demokratik düzen yerine dini kurallara dayalı bir sistem hedefleyen ancak doğrudan şiddet çağrısı yapmayan çevreler ise "legalist İslamcılık" başlığı altında takip ediliyor.
Dijital medyada propaganda
İslamcı örgütlenmenin önemli bir bölümü artık sanal medya üzerinden yürütülüyor. Jugendschutz.net'in araştırmasına göre içerik üreticileri TikTok, Instagram ve YouTube'da gündelik yaşam, ilişkiler ve dini içerikler üzerinden gençlere ulaşıyor. Demokrasi karşıtlığı ile queer karşıtı söylemler bu içeriklerin içine yerleştiriliyor.
Milyonlarca kez izlendi
Kurum, Ocak 2021-Haziran 2022 arasında sanal medyada İslamcı çevrelerden kaynaklanan 557 çocuk ve gençlik koruma ihlali tespit etti. Bazı videolar milyonlarca kez izlendi. Platformların müdahalesi ise sınırlı kaldı. Jugendschutz.net'in 2025 testlerinde kullanıcıların bildirdiği İslamcı örgüt sembollerinin yalnızca yüzde 3'ü TikTok'ta, yüzde 11'i ise Instagram'da kaldırıldı. Aynı içerikler kurum tarafından resmi kanallardan bildirildiğinde kaldırılma oranı belirgin biçimde yükseldi.
Saldırı sonrası yasa tartışması
Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, saldırının ardından elektronik kelepçenin "tehlikeli kişiler" için standart hale getirilmesini ve eyaletler arasında ortak bir önleyici gözaltı düzenlemesi oluşturulmasını istedi. Dobrindt ayrıca “tehlikeli kişi” olarak sınıflandırılan yetişkinlerin gençlik ceza hukukundan yararlanamamasını istedi.
SPD'nin iç politika sözcüsü Sebastian Fiedler ise elektronik kelepçe ve önleyici gözaltı düzenlemelerine destek verirken gençlik ceza hukukunun değiştirilmesine karşı çıktı.
Dört kişiye elektronik kelepçe
Berlin polisi saldırının ardından üç erkek ve bir kadın olmak üzere dört İslamcı "tehlikeli kişiye" elektronik kelepçe taktı. Bu uygulama, söz konusu yetkinin zaten Berlin Güvenlik ve Düzen Yasası'nda yer aldığını gösterdi. Önleyici gözaltı da bazı eyaletlerin polis yasalarında zaten bulunuyor. Dolayısıyla tartışılan konu tamamen yeni yetkiler değil; mevcut yetkilerin uygulanması ve ülke genelinde ortaklaştırılması.
Ceza artırımı yeterli değil
Eleştiriler de tam bu noktada yoğunlaşıyor. Federal Adalet Bakanlığı, soruşturma tamamlanmadan acele yasa değişikliklerine gidilmemesi gerektiğini açıkladı. Hukukçular ise elektronik kelepçenin yalnızca kişinin bulunduğu yeri gösterdiğini, birkaç dakika içinde gerçekleşebilen araçlı veya bıçaklı saldırıları tek başına önleyemeyeceğini vurguluyor. Ayrıca "tehlikeli kişi" tanımının polis değerlendirmesine dayanması ve bu sınıflandırmanın uzun süreli özgürlük kısıtlamalarına gerekçe haline gelmesinin anayasal sorunlar doğurabileceği belirtiliyor.
Daha kapsamlı adımlar isteniyor
Queer örgütleri ise tartışmanın yalnızca ceza artırımıyla sınırlandırılmasına karşı çıkıyor. LSVD, her “Onur Haftası” öncesinde ortak bir güvenlik planı hazırlanmasını, radikalleşmeyi önleme çalışmalarının kalıcı biçimde finanse edilmesini ve polis ile yargı mensuplarının queer karşıtı nefret suçları konusunda eğitilmesini talep ediyor. Ayrıca saldırının göçmenlere ve mültecilere yönelik toplu bir kampanyaya dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Yanıt bekleyen sorular
Federal Meclis İçişleri Komisyonu 4 Ağustos'ta yalnızca bu saldırıyı görüşmek üzere toplandı. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından milletvekilleri, mahkeme ile güvenlik makamları arasındaki bilgi akışında ve saldırı öncesi yapılan risk değerlendirmesinde hâlâ açıklığa kavuşmamış noktalar bulunduğunu söyledi. İçişleri Bakanlığı yeni bir zaman çizelgesi hazırlayacağını duyurdu. Ballout'un evinin önündeki kamera saldırı gecesi çalışıyordu. Dokuz gün sonra dört kişinin ayak bileğine elektronik kelepçe takıldı. Ancak saldırının önlenemediği o saatlere ilişkin sorular hâlâ yanıtlanmış değil.