- İbrahima Barry savunmasız bir durumda olan ve kimseyi tehdit etmeyen bir insan, dokuz polis memurunun katıldığı bir operasyonun sonunda hayatını kaybetti. Eğer bu polisler gelmemiş olsaydı, İbrahima hayatta olacaktı.
- Anne, baba ve kız kardeşi davada müdahil taraf olarak yer alıyor. Onlara karşı polisten ya da mahkemeden tek bir teselli sözü bile gelmedi. Üstelik bu kayıp devlet eliyle gerçekleşti.
Röportaj: Annuschka Zak - Çeviri: Yeni Özgür Politika
Dava avukatı Anna Busl: Mahkeme, ölümle ilgili davanın aydınlatılması konusunda özel bir çaba göstermiyor
6 Ocak 2024’te İbrahima Barry, (Gineli mülteci, Mülheim an der Ruhr’da bir kampta bulunduğu esnada) polisin şiddet içeren bir müdahalesi sırasında hayatını kaybetti. Polisler tarafından elektrikli silahla vurulmuş, kelepçelenmiş ve yere sabitlenmişti. Haziran ayının sonunda, dokuz polis memuru hakkında “ölümle sonuçlanmayan tehlikeli bedensel zarar verme” suçlamasıyla dava başladı. Şimdiye kadar polisler hakkındaki yargılama nasıl ilerledi?
Savcılık ve mahkeme açısından konu oldukça dar bir çerçeveye sıkıştırılmış durumda. Ceza hukuku açısından önemli görülen tek husus, dört uzvun birbirine bağlanması. Bunun dışındaki her şey mahkeme tarafından neredeyse hiç dikkate alınmıyor. Polislerin beden kameralarına ait görüntüler de şimdiye kadar savcılık ve mahkeme tarafından gerçekten dikkatli biçimde incelenmek istenmedi, çünkü dava yalnızca sözde “Hogtie” tipi bağlama yöntemi üzerinden yürütülüyor. Sürecin bugüne kadarki seyri, davanın hızlıca kapatılmak istendiği izlenimini veriyor.
Bu nedenle müdahil taraf olarak biz, olayların ayrıntılı bir şekilde yeniden oluşturulması için bağımsız araştırma enstitüsü Forensis e. V.’yi görevlendirdik. Enstitü elde ettiği bulguları uluslararası alanda tanınmış adli uzman Michael Freeman’a sundu. Sonuç açık: İbrahima Barry, polis memurlarının onu en az 12 dakika 27 saniye boyunca yüzüstü pozisyonda kelepçeli halde tutması, sırtına bir dizle baskı uygulaması ve daha önce iki kez elektroşok tabancasıyla vurulmuş, açıkça büyük bir çaresizlik ve korku içinde bulunan Barry’ye ayrıca bir “tükürük başlığı” takması nedeniyle hayatını kaybetti. 27 Ağustos günü, Forensis e. V. uzmanlarının ve Freeman’ın mahkemede dinlenmesini talep ettik.
Adli tıp uzmanı kesin bir “ölüm nedeni” belirleyemedi. Ancak “pozisyona bağlı boğulma nedeniyle ölüm şüphesi” bulunduğunu söyledi. Barry’nin daha erken yan yatırılması halinde ölmeyeceğini düşünüyor. Olay yerindeki dokuz polis memurundan hiçbiri İbrahima Barry’nin durumunun ne kadar kötü olduğunu neden fark etmedi?
Çünkü buna dikkat etmediler. Çok sayıda belirgin işaret vardı: inleme sesi, giderek sessizleşmesi, ardından dışkı kaçırması… Polis memurları bunun üzerine şakalar yaptı. Oysa bu, açıkça bir acil durumun yaşandığının göstergesidir. Buna rağmen İbrahima Barry, bilerek ve isteyerek - eğitimlerde yüzüstü pozisyonun pozisyona bağlı boğulmaya yol açabileceği öğretilmesine rağmen - on dakikadan fazla bu şekilde tutuldu.
Ama mesele sadece bununla sınırlı değil: Dört uzvu, yani elleri ve bacakları birbirine bağlandı, bu da nefes almasını daha da zorlaştırdı. Beden kamerası kayıtlarında iki kez açıkça “Akciğerinin üzerinden biraz çekil” cümlesi duyuluyor, çünkü polis memurlarından biri dizini Barry’nin sırtına bastırarak baskı uyguluyordu. Bacaklarına da ek baskı yapıldı. Ardından ona bir tükürük başlığı takıldı ve başına baskı uygulandı. Bu da doğal olarak nefes almayı daha da zorlaştırdı ve yaşamsal belirtilerinin kontrol edilmesini imkânsız hale getirdi.
Barry nefes alamayacağı bir duruma sokuldu. Peki neden yalnızca belirli bir kelepçeleme biçimi suçlama konusu yapılıyor?
Savcılık, polis memurlarının diğer tüm uygulamalarının - odasına zorla girmelerinin, onu yere yatırmalarının, hakaret etmelerinin, biri İbrahima’ya isabet eden iki elektroşok atışı yapmalarının, elektroşok cihazıyla vurmanın ve ardından onu yüzüstü pozisyonda kelepçelemelerinin - hukuka uygun olduğunu düşünüyor. Gerekçe olarak da İbrahima’nın polis müdahalesine direnmiş olması gösteriliyor. Sadece “Hogtie” pozisyonunda kolların ve bacakların birbirine bağlanmasının muhtemelen hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyor.
Beden kamerası görüntülerinde altı ila yedi dakikalık bir bölüm eksik. Tam da bu süre içinde Barry’nin kelepçelenmesi ve sabitlenmesi gerçekleşti. Polisler bu durumu nasıl açıklıyor?
Memurların tamamı susma haklarını kullanmaya karar verdi. Salı günkü (25 Ağustos) ana duruşmada açıklama yapacakları duyurulmuştu. Ancak gerçekte polislerden hiçbiri herhangi bir açıklama yapmadı, bu konuda onlardan gelen hiçbir bilgi yok. Yani ne olduğunu bilmiyoruz ve yalnızca tahminlerde bulunabiliriz.
Barry’nin anne ve babası ile kız kardeşi davada müdahil taraf olarak yer alıyor. Siz de onların avukat ekibindesiniz. Devlet makamlarının aileye yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burada şu gerçekle karşı karşıyayız: Odasında oturan, açıkça savunmasız bir durumda olan ve kimseyi tehdit etmeyen bir insan, dokuz polis memurunun katıldığı bir polis operasyonunun sonunda hayatını kaybetti.
Eğer bu polisler o gün gelmemiş olsaydı, İbrahima hâlâ hayatta olacaktı. Anne ve babası oğullarını, kız kardeşi ise kardeşini kaybetti. Çocuğunu kaybeden insanlara karşı polisten ya da mahkemeden tek bir teselli sözü bile gelmedi. Üstelik bu kayıp devlet eliyle gerçekleşti. Burada bir insan devletin eylemi sonucunda hayatını kaybetti.
Kaynak: Junge Welt