
Türkiye, ekonomisindeki kayıtdışı oranıyla 34 OECD ülkesini geride bırakmayı başardı! Türkiye ekonomisinin yüzde 28.72’si kayıtdışı.
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceyhun Elgin’in araştırmasına göre Türkiye’de son 10 yılda kayıtdışı ekonomide hiçbir başarı sağlanamadı. 1990’ların sonlarına doğru yüzde 30 seviyelerine düşürüldü. Ancak bu yıllardan sonra yüzde 27-29 arasında kayıtdışı ekonomi kronikleşti. Kayıtdışı ekonominin sadece vergi kaçırma ve kayıtdışı istihdamdan oluşmadığını belirten Elgin, “2007’den beri dolar bazında büyüme gösteremeyen Türkiye ekonomisinde kayıtdışındaki sabitlik de çok sürpriz değil” diyor.
Elgin’in verdiği bilgiye göre Türkiye’de kayıt dışı ekonomiyi azaltmak için dört göstergenin düzeltilmesi şart:
* Ekonomideki büyüme yeni ve kayıtlı iş alanları yaratımına da katkı sağladığı için kayıtdışı ekonomiye direkt darbe vuruyor.
* Siyasi istikrar ve düşük enflasyon da öngörülebilirliği arttırdığı için kayıtlı ekonominin tercihinde önemli rol oynuyor.
* Ayrıca yolsuzluk algısında iyileşme sağlanması da kayıtdışını azaltan nedenler arasında.
Türkiye, dünya ortalamasının yüzde 22 seviyesinde olduğu kayıtdışı ekonomi konusunda OECD birincisi. Euro Birliği ülkeleri ve ABD, İsviçre gibi ülkelerde kayıtdışı ekonomi yüzde 10 seviyesinde eziyor. Hatta yüzde 7.95 ile ABD kayıtlı ekonominin en yüksek olduğu ülke.
Yüksek işsizlikte 8.
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun (TİSK) İşgücü Piyasası Bülteni’nde, “Türkiye işsizlik oranının yüksekliği bakımından dünyada 2014’ün ekim ayında 10’uncu sıradayken, 2015 Ekim itibarıyla 8’inci sıraya çıktı” denildi. Çalışmada ayrıca, Suriyeli sığınmacılara ilişkin verilerin açıklanmamasının istihdam ve işsizlik fotoğrafının net biçimde görülmesini engellediğinin altı çizildi.
Kirli savaşı ‘örtüyor’
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu, geçen ay bütçeden 154 milyon 563 bin TL örtülü ödenek harcaması yaptı.
Maliye’nin açıkladığı Aralık ayı rakamlarıyla birlikte, 2015’te örtülü ödenek harcaması, toplam 1 milyar 773 milyon 235 bin TL’ye ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla göre 695 milyon TL fazla harcamayı ifade ediyor. (2014’te 1 milyar 78 milyon TL örtülü ödenek kullanıldı.)
Harcama alanları, yasa gereği gizli tutulan ve hesabı verilmeyen örtülü ödenek, bütçede “gizli hizmet gideri” başlığıyla geçiyor. Başbakan’ın emrine, her yıl genel bütçe başlangıç ödeneklerinin binde 5’i tutarında verilen harcama yetkisi, geçen Mart ayında Cumhurbaşkanı’nın da kullanımına açılmıştı. Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle büyük tartışmalara yol açan bu yasa değişikliği, örtülü ödeneğin Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında hangi oranlarda kullanılacağı konusuna açıklık getirmiyor.
13 yılda 9.2 milyar TL
13 yılı geride bırakan AKP iktidarı boyunca kullanılan toplam örtülü ödenek harcaması, 9.2 milyar TL’yi geçti.
2003 Mart’ında başbakan olan Erdoğan, bu görevi cumhurbaşkanı seçildiği Ağustos 2014’e kadar sürdürdü. Resmi verilere göre; Mart 2003 ile Ağustos 2004 arasında Erdoğan’ın örtülü ödenekten kullandığı toplam tutar, 7 milyar 93 milyon TL’ye ulaştı.
Başbakan Davutoğlu ise örtülüğü ödeneği, bu görevi devraldığı Ağustos ayından yasa değişikliğinin yapıldığı Mart 2015 tarihine kadar tek başına 7 ay kulllandı. Mart 2015’ten bu yana Davutoğlu ile Erdoğan gizli hizmet gideri kaleminden birlikte harcama yapıyor.
2002 Kasımı’nda iktidara gelen AKP’nin ilk bütçe yılı olan 2003 yılında, örtülü ödenek harcaması 103 milyon TL’ydi. 2015’e gelindiğinde açıklanan 1.8 milyar TL, 13 yıl boyunca örtülü ödenekte 17 katın üzerinde bir artışı ifade ediyor. Buna karşılık, aynı dönemde bütçe gelirleri sadece 4.7 kat arttı. (2003 yılında 98.3 milyar TL olan genel bütçe gelirleri, 2015 yılında 464.8 milyar TL’ye yükseldi.) AKP iktidarı boyunca; örtülü ödenekten kullanılan paradaki artış hızı, bütçe gelirlerindeki artış hızının 4 katından fazla.
TRT’nin ‘arttı’ dediği zam
İstanbul’da 250 gramlık ekmek 1 liradan 1.25 TL’ye yükseldi. TRT, “zam yok, fiyat artışı var” dedi.
Dünya genelinde gıda fiyatları düşüş seyrini devam ettirirken Türkiye’de meyve-sebzeye kadar uzanan yeni yıl zammı ekmekte ise ‘tavandan’ uygulanıyor. İstanbul Fırıncılar Odası ekmeğe yüzde 25 zam yaparak fiyatı 1 lira 25 kuruş olarak belirledi. Fırıncılar Odası ne fiyat belirlediyse bu odaya bağlı fırınlar buna uymak durumdadır ancak Ticaret Odası’na bağlı olan fırınlar 1.5 lirayı telaffuz ediyor.
Fırıncılara göre zam zorunluydu: “Mayada firmalar adeta kartel oluşturdu. Bir günde hepsi birden yüzde 50 zam yaptılar.”
Buğday üretimi rekor kırıyor Ekmek hammaddesine bağlı olarak yapılacak zamlar ise açıklanan verilere göre gerçeği yansıtmıyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği, tahıl ürünleri üretiminin 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18.1 oranında artarak 32 milyon 714 bin tondan 38 milyon 637 bin tona çıktığını açıkladı. Bir önceki yıla göre buğday üretimi yüzde 18.9 oranında artarak 22.6 milyon tona ulaştı. BM Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) ise küresel gıda piyasaları hakkında yılda iki kez hazırladığı Tarım Görünüm raporlarında bu yıl dünyada buğday üretimindeki en büyük artış oranının Türkiye’de görüleceğini ifade etti.
Faşizmin kamuflajına büyük para
Türk devlet erkanının etkinlikleri için verilen yemek, gönderilen çiçek, ağırlama, konuklara verilen armağanlar da bütçenin “temsil ve ağırlama giderleri” faslından karşılanıyor.
Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker, konuya ilk kez, 7 Haziran seçimleri öncesinde, “Çiçek Parası” başlığıyla değindi. O yazıda yılın ilk dört ayındaki, temsil harcamalarının 2014’e göre yüzde 70 arttığına yer verdi.
2015 için bütçeden yapılacak bütün harcamaların büyüklüğünü yüzde 5.5 artışla belirleyen Maliye, nedense (!) temsil ve ağırlama giderlerini, yüzde 35 artırarak, 252 milyon TL hedef koydu. Toker’in tespitine göre bu “hedef” bile hayli mütevazı kalmış. Geçen yıl yemek, çiçek, kutlama, açılış, hediye, konferans gibi temsil harcamalarına 252 milyon TL harcanacağını planlayan Maliye’nin karşısına, tam 439.4 milyon TL’lik bir fatura çıktı. Önceki yıla göre 187 milyon TL daha fazla harcanmış. 439 milyon TL’lik bu harcamanın 238 milyon TL’lik kısmı ise tek başına Aralık ayında yapılmış olması. Toker, geride kalan 11 ayın toplam harcamasına yakın olan bir aylık harcamanın, fazlasıyla kuşku uyandırıcı olduğunu belirterek, “Ortada izaha muhtaç bir durum var. Bu kadar yemeği kim yedi, bu kadar çiçek kime gitti? Tasarruf edilemeyen itibar, nerelerde sergilendi?” diye sordu.
Rusya faturası 12 milyar dolar
Rusya’nın ekonomik yaptırımlarının yıllık 12 milyar doları bulması bekleniyor. Eski Moskova Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Aydın Sezer, maliyetin dörde katlanacağını söyledi.
Sputniknews’e konuşan eski TC Moskova Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Aydın Sezer, hükümetin daha önce açıkladığı maliyetin dörde katlanacağını söyledi. Sezer’e göre, terörizm ve Rusya yaptırımları nedeniyle zaten zor durumda olan Türkiye ekonomisini daha kötü senaryolar bekliyor. Turizm uzmanlarına göre ise Rus turist sayısındaki azalmanın Türkiye’ye maliyeti yıllık en az 3 milyar doları bulacak. Sadece 2014’te Türkiye 4.5 milyon Rus turist ziyaret etmişti.
Diğer yandan İş Bankası’nın raporuna göre inşaat ve ticaret dahil Türkiye’nin Rusya’ya olan ihracatı en iyi senaryoda 4.4 milyar, en kötü senaryoda 7.3 milyar dolar eriyecek.